Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2438 K.2025/8064

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2438 📋 K. 2025/8064 📅 30.09.2025

2. Hukuk Dairesi         2025/2438 E.  ,  2025/8064 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/142 E., 2025/73 K.
DAVA TÜRÜ : Aile Konutu Tespiti
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 6. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/886 E., 2024/537 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından davanın reddi ve aleyhe hükmedilen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, kiralanan taşınmazın aile konutu olduğunun ve davacının kira sözleşmesinin tarafın olduğunun tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile dava konusu yapılan .. Mahallesi, .. .. Caddesi, No:26E/20 ../.. adresindeki taşınmazın davacı ... ve eşi ...' in aile konutu olduğunun, ...'in 21.08.2020 tarihli kira sözleşmesinin tarafı haline geldiğinin tespitine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesince, dava dilekçesi ekindeki kira sözleşmesinde kiracının, davacının eşi kiralayanın da davalı olduğu, kira sözleşmesinin tarafı olmayan davacı eşin, dava tarihine kadar usulüne uygun davalı kiralayana bildirimle kira sözleşmesinin tarafı haline gelmediğinden ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre taraf olmadığından, dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine ilişkin davalı ev sahibine karşı açılan davada hukuki yararının bulunmadığı, kaldı ki aile konutu olduğunun tespiti davasının niteliği itibariyle eşe karşı açılabileceği ve davalının bu davada pasif husumetinin bulunmadığının da açık olduğu, bu halde davacının dava açmakta haklı olduğundan söz edilemeyeceği, davacının 4721 sayılı Kanun’un 194/son maddesi uyarınca kira sözleşmesinin tarafı olduğu yönünde bir bildiriminin bulunduğuna ilişkin usulüne uygun ispatı ve iddiasının olmadığı, davada kira sözleşmesinin diğer tarafı olan ev sahibinin taraf sıfatının bulunmamakta olduğu, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine hükmedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın tümden kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır. Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde hukuki yararının varlığı için öncelikle, davacının bir hakkı veya hukuki durumu halihazır ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir. Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması, dava şartıdır. 4721 sayılı Kanun'un 194/son maddesinde; ''Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.
'' hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı tarafın yukarıda belirtilen düzenleme uyarınca davacı, kiralayan davalı tarafa bir bildirimde bulunmadığından kira sözleşmesinin tarafı haline gelmemiştir. Davacının, 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı bildirimle kira sözleşmesine taraf olabilecekken davalıya karşı açılan dava konusu taşınmazın kira sözleşmesine taraf olduğunun tespitine ilişkin talebi yönünden hukuki yarar bulunmamaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince davacının kira sözleşmesinin tarafı olduğunun tespitine ilişkin talebinin pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi doğru olmayıp, hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davanın reddi sonuç itibariyle doğru olup Bölge Adliye Mahkemesince davacının kira sözleşmesinin tarafı olduğunun tespitine ilişkin talebe ilişkin gerekçe doğru değil ise de hüküm sonucu itibariyle doğru olduğundan ve bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacının Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının davacının kira sözleşmesinin tarafı olduğunun tespitine ilişkin talebinin değerlendirilmesine ilişkin gerekçe yönünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin yukarıda (2.) paragrafta açıklandığı şekilde değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.