Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/911 K.2025/7588

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/911 📋 K. 2025/7588 📅 22.09.2025

2. Hukuk Dairesi         2025/911 E.  ,  2025/7588 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1418 E., 2024/2267 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ezine Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2020/45 E., 2021/496 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi karşı davanın kabulü, davalı- davacı erkek lehine maddi tazminata hükmedilmesi, manevi tazminat talebinin reddi, lehine hükmedilen tedbir nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince kadının "...davalı karşı davacı erkeğin annesi olan tanık ..., 2019 yılının son aylarında oğlunu ziyaret etmek amacıyla tarafların müşterek konutuna geldiğini, burada kalırken düştüğünü ve ameliyat olması gerektiğini, çeşitli sebeplerden dolayı ameliyat sürecinin uzadığını, bu süreçte davacı karşı davalı kadının kendisine surat astığını, çamaşırlarını yıkamadığını, kendisi ile aynı odada oturmadığını, ameliyattan sonra da surat asmaya devam ettiğini, kendisine yardımcı olmadığını beyan ettiği, ispat durumuna göre davacı karşı davalı kadının, davalı karşı davacı erkeğin hasta annesi ile ilgilenmediği, evinde kaldığı süreçte gerekli saygı ve özeni göstermediği..." gerekçesi ile tam kusurlu olduğu erkeğin kusurunun bulunmadığı kabul edilerek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine karar verildiği, kararın davacı- davalı kadın vekili tarafından her iki dava yönünden istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği, kararın davacı- davalı kadın tarafından her iki dava yönünden temyiz edildiği görülmüştür.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. İlk Derece Mahkemesince davacı- davalı kadın her ne kadar tam kusurlu kabul edilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden kadına kusur olarak yüklenen vakıalara yönelik tanık beyanları 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak, erkeği haklı çıkarmaya yönelik izahlardan ibarettir. O halde; kadına bu vakıalar kusur olarak yüklenemez. Bu itibarla her iki tarafın da kusuru ispat edilememiş olup davalı- davacı erkeğin davasının da reddi gerekir iken kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkeğin davasının kabulü yönünden KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının erkeğin davasının kabulü yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre her iki dava hakkında yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.