Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/4174 K.2025/6089

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4174 📋 K. 2025/6089 📅 18.06.2025

2. Hukuk Dairesi         2025/4174 E.  ,  2025/6089 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/658 E., 2023/669 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/1052 E., 2023/88 K.
Taraflar arasındaki katılma alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.05.2024 tarihli, 2023/4264 Esas, 2024/3036 Karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı erkek vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi talebinde bulunması üzerine İlk Derece Mahkemesince 03.06.2024 tarihli ek kararla karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı erkek tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 26.09.2024 tarihli ve 2024/6665 Esas, 2024/6457 Karar sayılı ilamı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu`nun 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı düzenlemesine yer verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra anılan mahkemelerce verilen kararların temyizi üzerine Yargıtayca tesis edilen kararlar hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununda karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay kararlarına karşı tarafların karar düzeltme hakkı bulunmadığından davacı erkek vekilinin karar düzeltme isteği niteliğini taşıyan başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacı, 19.11.2024 tarihli karar düzeltme mahiyetli dilekçesinde; Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçeden belirtilen sebeplerden dosyanın Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 25.12.2024 tarihli ve 2024/10056 Esas, 2024/104532797 Karar ilamı ile davacının 19.11.2024 tarihli karar düzeltme mahiyeli dilekçesinin ikinci kez reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kez aynı taleplerle dilekçe vermiştir.
Yargıtay Kanunu'nun 15 inci maddesi gereğince Hukuk Genel Kurulu'nun görevleri; Yargıtay dairelerinin bozma kararlarına karşı mahkemelerce verilen direnme kararlarını inceleyerek karar vermek, Hukuk daireleri arasında veya ceza daireleri arasında içtihat uyuşmazlıkları bulunursa veya Yargıtay dairelerinden biri; yerleşmiş içtihadından dönmek isterse, benzer olaylarda birbirine uymayan kararlar vermiş bulunursa bunları içtihatların birleştirilmesi yoluyla kesin olarak karara bağlamak, Aynen kabul: 1/2/2018-7072/3 md.) İlk derece mahkemesi olarak ilgili dairelerce verilen hükümlerin temyiz yoluyla incelemesini yapmak ve Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmekten ibarettir.
Açıklanan sebeple, dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nda görüşülmesinin taraflarca talep edilmesine ilişkin yasal dayanak bulunmamaktadır. Dairemizin 19.11.2024 tarihli ve 2023/4264 Esas, 2024/3036 Karar sayılı kararıyla hüküm kesinleşmiştir. Dosyada verilen karar kesinleştiğinden Yargıtayca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Davacı tarafından aynı mahiyetli üçüncü dilekçe sunulmuştur. Davaların en az giderle sonuçlanması gerektiği de dikkate alındığında kesinleşmiş karara karşı yapılacak itirazların hukuki bir sonucu bulunmamasına rağmen davacı erkeğin, iş yükünün gereksiz yere artmasına sebep olacak nitelikteki hukuki dayanağı bulunmayan dilekçesinin üçüncü kez reddine karar verilmesi gerekmektedir.
HMK'da, istinaf ve temyiz olmak üzere iki olağan kanun yolu öngörülmüştür. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenen karar düzeltme müessesine ise yer verilmemiştir. Buna rağmen birçok dosyanın, “olmayan bu kanun yolu” üzerinden yeniden Yargıtay’a gönderildiği sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Hak arama hürriyeti veyahut mahkemeye erişim hakkı kapsamında Dairemize intikal ettirilen bu tür dosyalar, Dairemiz esasına kaydedilmekle, müteakiben gelen birçok dosyanın, temyiz inceleme sırasını ötelemenin yanı sıra, kararın kesinleşme sürecini de akamete uğratarak lehine karar verilen tarafı da mağdur etmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “Dürüst Davranma” kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrası “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla Bölge adliye mahkemelerinin fiilen devreye girmesinden sonra daha önceden istinaf ve temyiz denetiminden geçen bir kararın her ne ad altında olursa olsun yeniden Yargıtay gündemine taşınması kötüniyetli kanun yolu başvurusu addedilip, talebin reddinin yanısıra, para cezası tayinini de gerektirir. Müzakereler esnasında; “karar düzeltme ve buna bağlı kötüniyetli başvuruyla ilgili bir yaptırım düzenlenmediğinden ceza tayininin hukuka aykırı olacağı" tezi de dile getirilmiştir. Ne var ki olağan kanun yollarından olan temyiz ve istinaf taleplerinin kötüniyetli yapılması halinde bile ceza öngören kanun koyucunun, kanunda hiç yer almayan “karar düzeltme” yoluna özel yaptırım getirmemiş olmasının yegane sebebi böyle bir müessesenin kanun metninde yer almamasından kaynaklanmaktadır. Doğal olarak kanun metinleri, bünyesinde düzenleyip tarif ettiği hususlara ilişkin hükümler koyar. Bünyesinde barındırdığı denetim yollarının kötüye kullanılmasını düzenler. Aksi hal, kanun yapma tekniğine de aykırı düşecektir. Dolayısıyla kanunda hiç yer almayan ve dolayısıyla kötüniyetin en bariz şekilde tezahür ettiği bu halin yaptırımdan muaf tutmanın kanunun özü ve ruhuyla bağdaşmayacağı şeklinde tezahür eden çoğunluk görüşüyle, dilekçe reddinin yanısıra cezai müeyyideye bağlanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, HMK'nın "Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma" başlıklı 351. ve "Kötüniyetle temyiz" başlıklı 368. maddelerinin atıfta bulunduğu "Kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları" başlıklı 329. madde metninin özünde, mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanıldığı tüm halleri kapsadığı anlaşıldığından kötüniyetle maddi hataya dayalı karar düzeltme yoluna başvuran davalı asıla para cezası verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacının maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinin REDDİNE,
Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi üzerine Yargıtayca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi mümkün olmayıp karar düzeltme talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığından, HMK'nın 368. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 329/2 hükmü uyarınca maddi hataya dayalı karar düzeltme talep eden davacı asılın takdiren 5.000,00 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA,
Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Para cezasının İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.