Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7875 K.2025/5687
2. Hukuk Dairesi 2024/7875 E. , 2025/5687 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1118 E., 2024/1251 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/113 E., 2023/393 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi ve karşı davanın kabulü yönünden, davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi ve asıl davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince davalı-karşı davacı erkeğe, kadının sunmuş olduğu mesaj içerikleri doğrultusunda "kadınla aynı yatakta yatmaktan kaçındığı, ayrı odada yattığı" kusuru yüklenmiş ise de; kadın tarafından dosyaya ibraz edilen mesajların tarihinin 2013 yılına ait olduğu, tarafların ise 2016 yılında ortak bir çocuklarının dünyaya geldiği ve evlilik birliğinin bu tarihten sonrada devam ettiği, bu haliyle kadın tarafından affedilen en azından hoşgörü ile karşılanan bu eylemlerin erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, bundan başka da davalı-karşı davacı erkeğin kusurlu bir davranışını kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Davacı-karşı davalı kadına yüklenen "gündelik paylaşımlardan kaçındığı, erkeğe mesafe koyup yabancı gibi evde yaşadığı, tatile gitmediği" şeklindeki vakıalara yönelik ise davalı-karşı davacı erkeğin tanıklarının beyanları, yer ve zamanı belli olmayan, sebep ve saiki açıklanmayan soyut nitelikteki anlatımlardan ibaret olduğu, bu nedenle bu vakıaların da kadına kusur olarak yüklenemeyeceği ve bundan başka da davacı-karşı davalı kadının kusurlu bir davranışının kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle iken davacı-karşı davalı kadına ve davalı-karşı davacı erkeğe yüklenebilecek bir kusur bulunmadığından asıl ve karşı davanın kabulü koşulları gerçekleşmemiş olup asıl ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekirken asıl ve karşı davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.