Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/8711 K.2025/5132
2. Hukuk Dairesi 2024/8711 E. , 2025/5132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/318 E., 2024/265 K.
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı ve Katılma Alacağı
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan hukuk mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkeme, bozma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye usuli müktesep hak veya usule ilişkin kazanılmış hak denir. Usule ilişkin kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Kural olarak, hakim ara kararından dönebilirse de, bozmaya uyulmasına ilişkin karar bunun istisnalarındandır. Farklı anlatımla; bozma kararına uyan Mahkeme, bununla bağlıdır.
3. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usule ilişkin kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usule ilişkin kazanılmış hak gerçekleşebilir (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak), Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, No 351, 1974, s. 395 vd.).
4. Ayrıca, HMK'nin 297/2. maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.
5. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, Mahkemenin 23.10.2020 tarihli kararının Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29.03.2021 tarihli kararı ile 3361 parsel 3 nolu bağımsız bölüme ilişkin katkı payı alacağı yönünden bozulmasına ve davalı kadın vekilinin bozma kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının da reddine karar verildiği, bozma kapsamı dışındaki talepler yönünden açıkça onama kararı bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, bozma ilamına uyulduğuna göre, infazda tereddüt oluşmaması ve bozma kapsamı dışında kalması yolu ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek tasfiye konusu tüm mallar ve alacak kalemleri yönünden ayrı ayrı yeniden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde sadece bozma kapsamındakiler yönünden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, hükmün bozulması gerekmiştir.
6. Ayrıca, somut olayda, Mahkemenin 23.10.2020 tarihli kararı ile 3361 parsel 3 nolu bağımsız bölüme davacının % 50 oranında katkısının olduğu kabul edilerek işbu taşınmaz yönünden 18.657,00 TL katkı payı alacağının kabulüne karar verildiği, işbu kararın sadece davalı kadın vekili tarafından temyiz edildiği ve davalı kadın lehine işbu taşınmaz yönünden kararın bozulduğu anlaşılmakla; davacı erkek vekili tarafından Mahkemenin 23.10.2020 tarihli kararı temyiz edilmediğinden katkı payı oranı ve katkı payı alacağı miktarı yönünden davalı kadın lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. O halde, Mahkemece, davalı kadın lehine katkı payı oranı ve katkı payı alacağı miktarı yönünden oluşan usuli kazanılmış hak göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA,
2. Davalı kadın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.