Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/8995 K.2025/4856
2. Hukuk Dairesi 2024/8995 E. , 2025/4856 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/813 E., 2024/1993 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bor Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2021/520 E., 2021/1158 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından hükmün tümü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle, ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eşin terk etmiş sayılacağının anlaşılmasına göre davalı erkeğin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Kişisel ilişki düzenlemesine yönelik kurulan hükmün, çocukların yüksek yararını yakından ilgilendirmesi ve kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, taraflarca açıkça temyiz edilip edilmediğine veya temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re'sen temyiz incelemesine tabi tutulması gerekmektedir. Velâyet kendisine bırakılmayan tarafla ortak çocuklar arasında kişisel ilişki düzenlenirken kardeşlerin de birbirlerini görmelerine olanak sağlayıcı şekilde düzenleme yapılması kardeşlik ilişkinin gelişmesi için önemlidir. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince ortak çocuklardan ...'ın velâyet hakkı babaya, ... ise anneye bırakılmış, ...'ın annesiyle arasında "taraflar aynı şehirde oturduklarında ayın 2. ve 4.haftası Cumartesi Günü saat 10.00 dan Pazar günü akşam saat 17.00 ye kadar; milli bayramlarda saat 13.00 dan saat 16.00 a kadar; dini bayramların ikinci günü sabah saat 10.00 dan saat 18.00 a kadar görüşmelerine; tarafların ayrı şehirlerde oturmaları halinde yılın Ağustos ayı hariç diğer aylarında ayın ilk haftasında cumartesi Günü saat 10.00 dan Pazar günü sabah saat 17.00 a kadar; ve her yıl 1 Ağustos günü saat 09.00 da alınmak 1 Eylül günü 17.00 de verilmek suretiyle ve dini bayramların 2. ve 3. günleri, 2.günü sabah saat 09.00'da alınmak, 3.günü akşam saat 17.00'de iade edilmek, milli bayramlarda saat 13.00 dan saat 16.00 a kadar" kişisel ilişki tesisine, ... 'nun babasıyla arasında "taraflar aynı şehirde oturduklarında ayın 1. ve 3.haftası Cumartesi Günü saat 10.00 dan Pazar günü akşam saat 17.00 ye kadar; milli bayramlarda saat 13.00 dan saat 16.00 a kadar; dini bayramların ikinci günü sabah saat 10.00 dan saat 18.00 a kadar, görüşmelerine; tarafların ayrı şehirlerde oturmaları halinde yılın Temmuz ayı hariç diğer aylarında ayın son haftasında cumartesi Günü saat 10.00 dan Pazar günü sabah saat 17.00 a kadar; ve her yıl 1 Temmuz günü saat 09.00 da alınmak 1 ağustos günü 17.00 de verilmek suretiyle ve dini bayramların 2. ve 3. günleri, 2.günü sabah saat 09.00'da alınmak, 3.günü akşam saat 17.00'de iade edilmek, milli bayramlarda saat 13.00 dan saat 16.00 a kadar" kişisel ilişki tesisine karar verilmiştir. Bu şekildeki yapılan düzenleme ile velayet kendisine bırakılmayan taraflar ve ortak çocuklar arasında kurulan kişisel ilişkide "aynı şehirde ikamet etmeleri hali" ve "farklı şehirde ikamet etmeleri hali" için ayrı ayrı kişisel ilişki düzenlemesi yapılmış ise de günümüz ulaşım koşulları da dikkate alındığında kişisel ilişki tesis edilirken, aynı yer-farklı yer ayrımı yapılması doğru olmamıştır. Yine milli ve dini bayramlarda kardeşlerin birbirlerinden ayrı kalmalarına ve milli bayramlarda çocukların tek bir ebeveyn ile görüşmelerine neden olacak şekilde kişisel ilişki düzenlenmesi yapılması kardeşlerin birbirlerini görmelerine engel olacağı gibi diğer ebeveynin velayet görevinin yerine getirme ihtimalini ortadan kaldıracaktır. Aynı yer-farklı yer ayrımı yapılmaksızın, kardeşlerin birbirini görecekleri şekilde kişisel ilişki tesisi gerekirken, yazılı şekilde kişisel ilişki kurulması usul ve kanuna aykırı ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı erkeğin temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda kamu düzenine ilişkin olarak (2.) paragrafta gösterilen nedenle ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının (4) ve (5) numaralı fıkralarının hükümden tamamen çıkarılmasına, (4) numaralı fıkranın yerine geçmek üzere"Müşterek çocuk 2012 doğumlu ... ile davalı baba arasında; ayın 1. ve 3.haftası Cumartesi Günü saat 10.00 dan Pazar günü akşam saat 17.00 ye kadar; dini bayramların ikinci günü sabah saat 10.00 dan saat 18.00 a kadar, her yıl 1 Temmuz saat 09.00 dan, 31 Temmuz saat 17.00 a kadar kişisel ilişki kurulmasına" ifadesinin yazılması suretiyle ve (5) numaralı fıkrasının yerine geçmek üzere "Müşterek çocuk 2008 doğumlu ... ile davacı anne arasında; taraflar aynı şehirde oturduklarında ayın 2. ve 4.haftası Cumartesi Günü saat 10.00 dan Pazar günü akşam saat 17.00 ye kadar; dini bayramların üçüncü günü sabah saat 10.00 dan saat 18.00 a kadar, her yıl 1 Ağustos saat 09.00 dan, 31 Eylül günü 17.00' a kadar kişisel ilişki kurulmasına" ifadesinin yazılması suretiyle temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.