Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/9449 K.2025/4753

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/9449 📋 K. 2025/4753 📅 07.05.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/9449 E.  ,  2025/4753 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1309 E., 2024/637 K.
DAVA TÜRÜ : Kiralanan Taşınmazın Aile Konutu Olduğunun Tespiti
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/326 E., 2023/281 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır. Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde hukuki yararının varlığı için öncelikle, davacının bir hakkı veya hukuki durumu halihazır ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir. Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması, dava şartıdır. Bu nedenle hukuki yarar kamu düzenini ilgilendirdiğinden temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın yapılan incelemede;
Davacı, kiralanan taşınmazın aile konutu olduğunun tespitini istemiş, davalı olarak kiraya veren ... gösterilmiş, kiracı eşi ... ise dahili davalı olarak davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle, dahili davalı ... yönünden ise davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "...Ancak, davacının işlem tarafı olan dahili davalı eşe karşı açılan davada TMK'nın 194. maddesindeki yasal hakları gereği aile konutu tespiti hükmü verilmesi istemi yönünden hukuki yararı mevcut olup, dahili davalı yönünden açılan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Dava konusu taşınmazın davacı ve dahili davalı tarafından aile konutu olarak kullanıldığı sunulan delillerle kanıtlanmıştır. Bu nedenle, dahili davalı eşe karşı açılan davada tespit hükmü verilmesine karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesiyle davacının davalı ... aleyhine açılan davada verilen hükme ilişkin istinaf talebinin esastan reddine, dahili davalı eş ...'e karşı açılan davada verilen hükme ilişkin istinaf talebinin ise esastan kabulü ile bu yöndeki hüküm kaldırılarak dahili davalı yönünden tespit hükmü verilmesine ilişkin davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığının tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda eşler arasında kiralanan taşınmazın aile konutu olup olmadığı yönünde herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacı kadının kira sözleşmesine taraf olup olmadığına ilişkindir. Bu konuda davacı eşin hakları 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinde bellidir. 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, konutun eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmış ise sözleşmenin tarafı olmayan eşin, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline geleceği düzenlenmiştir. Davacı, kiralayan davalı tarafa bir bildirimde bulunmadığından kira sözleşmesinin tarafı haline gelmemiştir. Davacı, kira sözleşmesine 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre taraf olmadığından, eşler arasında da kiralanan taşınmazın aile konutu olup olmadığı yönünde herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığından, dahili davalı eşe karşı açılan dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine ilişkin davada da hukuki yarar bulunmamaktadır. Dahili davalı ... yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere BOZULMASINA,
2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.