Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/8835 K.2025/4594

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/8835 📋 K. 2025/4594 📅 05.05.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/8835 E.  ,  2025/4594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1580 E., 2024/1562 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/45 E., 2024/63 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, maddî ve manevî tazminat, tedbir nafakası, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise asıl davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları ile reddedilen nafaka talepleri yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin ve davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinde bir mahkeme hükmünün hangi hususları kapsaması gerektiği açıklanmıştır. Maddenin birinci fıkrasının (c) alt bendine göre hüküm; tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde içermelidir. Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince 14.06.2023 tarihli celsesindeki ara karar ile kadın lehine tedbir nafakasına karar verildiği, ancak yargılama sırasında verilen bu tedbir nafakası kararı kaldırılmamasına rağmen hükümde davalı-karşı davacının tedbir nafakası talebinin reddine karar verilerek çelişki yaratıldığı ve ayrıca Mahkemece gerekçeli kararda tedbir nafakasına ilişkin bir gerekçenin bulunmadığı anlaşılmıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince tedbir nafakası yönünden çelişki yaratılmadan, 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine uygun biçimde bir inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının, tedbir nafakası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının tedbir nafakası yönünden BOZULMASINA,
3.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin ve davalı-karşı davacı kadın vekilinin sair itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.