Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2503 K.2025/5863
3. Hukuk Dairesi 2025/2503 E. , 2025/5863 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/414 E., 2025/21 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında uzun yıllara dayanan vekalet ilişkisinin bulunduğunu, son olarak 12.06.2013 tarihinde bir yıl süreli olarak yenilenen vekaletnamenin herhangi bir kusuru olmaksızın davalı tarafından süre bitiminde yenilenmediği gibi müvekkilinin takip ettiği dosyalara muvafakati alınmaksızın başka avukatın vekil olarak tayin edildiğini, aralarında 10.01.2014 tarihinde bir yıl süreli imzalanan avukatlık hizmet sözleşmesinin de vekaletnamenin yenilenmemesi nedeniyle ifa edilemediğini, gönderilen ihtarnameye rağmen vekalet ücretlerinin ödenmediğini, takip edilen üç adet dosyadan hakedilen vekalet ücretlerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, avukatlık hizmet sözleşmesinde ücrete ilişkin düzenlemelerin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki düzenlemelere aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu, kaldı ki icra takibine konu edilen dosyaların sözleşmenin imzalanması tarihinden önce üstlenildiğinden sözleşme hükümlerinin uygulanamayacağını ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, 21.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile itirazın iptali davasının alacak davasına dönüştürüldüğü bildirilerek, dava değeri 57.915,59 TL'den 154.169,46 TL'ye artırılmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; tahsilat yapılan dosyalardan davacı avukatın haksız kesintiler yaparak ücret tahsil etmesi nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, bu nedenle vekalet ilişkisinin yenilenmediğini, 10.01.2014 tarihli sözleşme gereğince davacı avukatın herhangi bir ücret alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.12.2016 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından icra takip dosyasına yapılan itirazın 27.676,06 TL'lik kısmının iptali ile icra takibinin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 08.12.2020 tarihli ilamla; ''...vekalet ücreti talep edilen tüm dosyalar yönünden, vekil ile müvekkili arasındaki akdi vekalet ücretini düzenleyen Avukatlık Kanunu’nun 164/4. maddesine atıf yapılarak, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmaması yada ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı durumlarda davanın kazanılan/tahsil edilen bölümü için avukatın emeğine göre müddeabihin değerinin yüzde onu ila yüzde yirmisi arasındaki bir miktarın avukatlık ücreti olarak belirlenmesi gerektiği kabul edilmiş, ne var ki, bilirkişi tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi olarak hesaplanan karşı yan vekalet ücreti üzerinden hüküm kurularak, gerekçede çelişki yaratılmıştır. Bu durum, infazda tereddütü de beraberinde getirecektir. Diğer yandan, davaya dayanak yapılan icra takip dosyası incelendiğinde, davacı avukat tarafından üç adet icra takip dosyasına dayalı vekalet ücreti alacağına yönelik talepte bulunulduğu ancak talep edilen miktarların akdi vekalet ücretine mi, yoksa karşı yan vekalet ücretine mi, yoksa her ikisine mi yönelik olduğu da anlaşılamamaktadır. O halde Mahkemece, öncelikle davaya konu icra takibinde talep edilen vekalet ücretlerinin mahiyeti davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacıya açıklattırılmalı, talep sonucu net olarak belirlenmeli ve bu kapsamda yapılacak yargılama sonucu hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken..." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 19.01.2023 tarihli kararıyla; davaya konu icra takibinde talep edilen vekalet ücretlerinin mahiyetinin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacıya açıklattırıldığı, davacı vekilinin 29.03.2022 tarihli celsede alacağının hem akdi hem de karşı yan vekalet ücreti olduğunu beyan ettiği, 13.12.2022 tarihli bilirkişi raporu ile davacı tarafın akdi vekalet ücreti ve karşı yan vekalet ücreti alacağının toplam 154.169,46 TL olarak belirlendiği, davacı vekilinin bu talep üzerinden ıslah talebinde bulunduğu ancak davalı vekilince süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu, davacının ıslah yoluyla talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davacı vekilinin fazlaya ilişkin talebinin reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3. Dairece verilen 06.05.2024 tarihli ilamla; davacının itirazın iptali davasını 21.12.2022 tarihli dilekçesi ile ıslah ederek alacak davasına dönüştürdüğü bu nedenle, Mahkemece; ıslah edilen kısım zamanaşımına uğramış olsa bile, davanın alacak davası olarak karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava tarihi ve ıslah tarihi ile birlikte vekalet sözleşmelerinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun öngördüğü zamanaşımı süresi dikkate alındığında ıslaha ilişkin davalının zamanaşımı itirazı yerinde bulunmuş ve dava alacak davası olarak karara bağlanarak davanın kısmen kabulüne 57.915,59 TL'nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; bozma ilamında sözleşmenin dikkate alınmayacağına dair bir belirleme olmadığı, sözleşmenin dikkate alınması gerektiği, vekaletnamenin yenilenmemesinin sözleşmenin tek taraflı feshi olarak yorumlanması gerektiği, davacının talebinin karşı yan vekalet ücretine yönelik olduğu, akdi vekalet ücreti talebi bulunmadığı, karşı yan vekalet ücreti hesaplamasının hatalı olduğunu nitekim davacının vekillik görevinin gereklerini yerine getirmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz dilekçesinde belirtilen sebepler gözetilerek yapılan incelemede; temyiz olunan Mahkeme kararının bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinin mümkün bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.