Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1318 K.2025/4780
3. Hukuk Dairesi 2025/1318 E. , 2025/4780 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/830 E., 2025/109 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıdan 02.09.2019 tarihinde 204.000,00 TL bedelle çekici/tır satın aldığını, aracın yetkili serviste uzun yol için bakım ve muayeneleri yapıldıktan sonra nakliye işi için sefere çıktığını, aracın 16.09.2019 tarihinde ..'de arızalandığını ve çekici marifetiyle Gaziantep'e nakledildiğini, bu hususta davalıyı arayarak bildirimde bulunduğunu, ancak davalının arızayı gidermeye yanaşmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de netice alınamadığını, tamirat bedelini ödemek zorunda kaldığını, tespit yaptırdığını ve bu dosya kapsamında alınan raporda araçtaki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu yönünde görüş bildirildiğini, aynı bilirkişi tarafından tamir bedeli olarak 57.407,00 TL hesaplama yapıldığını, ayrıca bu dosyaya 1.537,10 TL masraf ödendiğini, araç serviste olduğu sürece kullanılamadığı için kazanç kaybı oluştuğunu belirterek; tamir bedeli olarak tespit edilen 57.407,00 TL'nin kaybın ortaya çıktığı 16.09.2019 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte, 1.537,10 TL'nin 24.09.2029 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte, kazanç kaybı olarak 1.000,00 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; araçta ayıbın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli kararıyla; noter tarafından düzenlenmiş resmi satış senedinde davacının aracı halihazır durumu ile satın aldığının yazdığı, davacının haklarını saklı tutmadığı, araç için üretici firma tarafından verilmiş garanti süresinin dolduğu, davalı satıcının sattığı araç için garanti taahhüdünde bulunduğuna dair dosya kapsamında bir bilgi veya belge bulunmadığı ve davalının yargılamanın tüm aşamalarında istikrarlı bir biçimde sorumlu olmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Dairece verilen 15.09.2022 tarihli ilamla; satıcının satım anında mevcut olan ayıpların varlığını bilmese bile sorumlu olduğu, söz konusu arızanın satış anında mevcut olup olmadığı yönünde herhangi bir araştırma yapılmadığı, Mahkemece; davacının satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğünce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtları ve tramer kayıtları getirtilerek gerektiğinde konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak arızaya sebep olan ayıbın satımdan önce mi sonra mı olduğu yönünde tespite yer vererek, buna uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, D.İş dosyasında rapor alındığını ve dosyanın tekamül ettiğini, 11.09.2019 tarihli kaza ile yapılan tespitler arasında sebep sonuç ilişkisi olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satın alınan aracın ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dava dosyasının incelenmesinde; bozma ilamı doğrultusunda alınan 21.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu aracın 11.09.2019 tarihinde ön kısmı ile önündeki araca arkadan çarpmak suretiyle kazaya karışmış olduğunun, aracın ön kısmından almış olduğu darbe sebebiyle herhangi bir kontrol ve onarımın yapılmamış olduğunun, dava konusu aracın arızasına kadar 3.309 km sorunsuz kullanılmış olduğunun, görülen hasarların 11.09.2019 tarihli kazada soğutma sistemi arıza ve sorunlarının giderilmemiş olması sebebiyle motorda aşırı ısınma sonucu meydana gelecek hasarlardan olabileceğinin, aracın devir esnasında ayıplı olmadığının belirtildiği, bozma ilamında belirtilen ilkelere uygun olarak aldırılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.