Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/666 K.2025/4737

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/666 📋 K. 2025/4737 📅 09.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/666 E.  ,  2025/4737 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1212 E., 2024/1574 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2023/119 E., 2024/186 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müteveffa ...'in oğlu olan müvekkili ..'ın, rahatsızlanan babası için 112 acil servisi aradığını, ambulansa alınan müvekkilinin babasının kalp krizi geçirdiği söylenerek en yakın kardiyoloji bölümü olan davalı ... Hastanesine götürüldüğünü, acildeki görevli doktorun anjiyo makineleri ile ameliyathanelerin çalışmadığını söyleyerek kayıt işlemlerini bile yapmadan hastayı geri verdiğini, bu sırada 15 dk kaybedildiğini, aynı ambulans ile hemen yaklaşık 5 dakika mesafede diğer davalı şirkete ait .. Hastanesinin acil servisine gidildiğini, doktorun anjiyo makineleri ile ameliyathanelerin dolu olduğunu söyleyerek hastayı kabul etmediğini, burda da 10-15 dk kaybedildiğini, aynı ambulans ile bu kez 10 dakika mesafede olan .. Eğitim ve Araştırma Hastanesine gidildiğini, bu hastaneye gelindiğinde halen bilinci açık olan hasta ..'nin yarım saatlik müdahalenin ardından vefat ettiğinin müvekkillerine bildirildiğini, hastaya davalı şirketlere ait Hastanelerin acil servislerinde müdahale edilmediği için boşuna zaman kaybedildiğini, eğer ilgili hastaneler hastalara hizmet veremiyorlar ise bu durumu acil servis ekiplerine bildirmeleri ve hasta kabul etmemeleri ya da bu cihazlar yapılana kadar acil servislerini kapatmaları gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere vefat eden ..'nin eşi .. için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat, çocukları .. ve .. için 20.000,00 TL'şer maddi ve 70.000,00 TL'şer manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiş, 17.05.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, müvekkili .. için talep ettikleri maddi tazminat miktarını 410.290,18 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı ... .. Şirketi vekili; müteveffa ..'nin, müvekkili şirkete ait Hastaneye bilgi verilmeksizin, 112 Ambulans Ekibi tarafından getirildiğini, hastanedeki anjiyo cihazının arızalı olması sebebiyle adı geçen hastanın, acil servise yatırılmadan stabil bir vaziyette 112 Ambulans Ekibi tarafından diğer bir hastaneye nakledildiğini, müteveffa ..'nin hastane acil servisine getirilmesinden bir gün önce, yani 04.07.2015 tarihinde hastane teknik ekibi tarafından anjiyo cihazının arızalı olduğunun tespiti üzerine, olası acil hastalarının mağduriyet yaşamaması için, Yoğun Bakım Koordinatörü ... tarafından, 112 Kontrol Komuta Merkezi aranarak merkez yetkilisi Dr. ...'ye arıza konusunda bilgi verildiğini, dava konusu olayda 112 Acil Ekibinin, Kontrol Komuta Merkezi ile irtibata geçmediğini veya geçmiş ise de müvekkili Hastane tarafından yapılan bildirimin Kontrol Komuta Merkezinin kendi kusuruyla ambulans ekibine iletilmediğini, acil sağlık birimleri arasındaki koordinasyon ve iletişim eksikliği sebebiyle meydana gelen olayda müvekkilinin kusurunun olmadığını, telefonla bilgilendirme yapılmış olmasına rağmen tekrar böyle bir vakıanın yaşanmaması için anjiyo cihazındaki arızanın Kontrol Komuta Merkezine faks yoluyla tekrar bildirildiğini, müvekkilinin kusuru olmadığından maddi ve manevi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, olayda illiyet bağının mevcut olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı .. Şirketi vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete ait Hastanenin dava konusu olayda kusurunun olmadığını, vakit kaybına sebebiyet vermemek için hastanın hemen başka bir hastaneye yönlendirildiğini, kaldı ki hastanın sevkini yapan 112 Acil ambulansının hastayı müvekkili Hastaneyi getirmeden önce acil doktorunu aramadığını, hastanede 04.07.2015 günü başlayan tadilatın mesai bitimine kadar bitmesi planlanırken teknik nedenlerle uzadığını, illiyet bağının olmadığını, tadilat yapan firmanın tadilat yapılan birimleri geç teslim edeceğini mesai dışı görevli idarecilere bildirmediğini, yer teslimi yapılmayınca da 112 servise faks çekildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; olay tarihinde hizmet verememe durumlarını 112 Ambulans Komuta Kontrol Merkezine usulüne uygun şekilde bildirmeyen davalı Hastane işletmecilerinin kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, bu haliyle davacıların davalılardan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceğinin anlaşıldığı, davalı Hastaneler meydana gelen olaydaki en hafif kusurlarından dolayı zararın tamamından davacılara karşı müteselsilen sorumlu olduklarından, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanması için alınan 03.03.2022 tarihli rapora göre, müteveffa ..'nin desteğinden yoksun kalan davacı eşi ..'nin zararının 410.290,18 TL olduğu, Mahkemece kusur durumunun gözetilmediği, müteveffa ..'nin ölümünün davacıların büyük acı ve ızdırap yaşamalarına neden olduğu, uyuşmazlığın esasının haksız fiile dayandığı, haksız fiilden kaynaklanan işlerde sözleşmelerde uygulanan ticari faizin uygulanması mümkün olmadığından olay tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı ... tarafından davalılara yönelik açılan maddi tazminat talepli davanın kabulü ile; 410.290,18 TL alacağın olay tarihi olan 05.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye ödenmesine, davacılar tarafından davalılara yönelik açılan manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne, davacı eş ... için 25.000,00 TL, davacı çocuk ... için 15.000,00 TL, davacı çocuk ... için 15.000,00 TL'nin 05.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı süresi içinde, davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her iki Hastanenin de olay tarihinde hizmet verememe durumlarını 112 Ambulans Komuta Kontrol Merkezine usulüne uygun şekilde bildirmemeleri nedeniyle hizmet kusurları bulunduğu ve yine dosya içerisinde gerek Daire kaldırma kararı öncesi alınan ATK ve 28.03.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporu, gerekse kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi heyeti raporlarında, müteveffa ...'ye de tıbbi açıdan yapılması gereken şeyin en kısa sürede koroner anjiografi olduğunun sabit olduğu ve davalı Hastanelerce ilgili birime usulüne uygun bildirimde bulunulmayarak gecikmeye sebep olunduğunun sabit olduğunun anlaşılması sebebiyle sorumlu oldukları, davalılar vekillerinin kusura ve illiyet bağına yönelik istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı, Yerel Mahkeme tarafından Yargıtay'ın son dönemdeki içtihatları gözetilerek, TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplamayı içerir şekilde düzenlenen rapora göre hüküm tesisinde isabetsizlik bulunmadığı gibi, ayrıca raporda davacı eşin yaşı gözetilerek yeniden evlenme ihtimalinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmelerin de usulüne uygun olduğu, muris ...'nin eşi ...'ye 5510 sayılı Kanunun 32- 33... . maddelerine istinaden SSK kapsamında 01.08.2015 tarihinden itibaren dul aylığı bağlanmış olduğu bildirilmiş ise de 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre, ölüm sigortasından bağlanan dul ve yetim aylıklarının tazminattan indirilmesi mümkün olmadığından, bu yöndeki istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı, ayrıca davacı eş ve çocuklar için Yerel Mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarlarının da tarafların sosyal ve ekonomik durumu, olayın özellikleri gibi hususlar dikkate alındığında, hakkaniyete uygun ve yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde, davalılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Şirketi vekili; müvekkilinin dava konusu olayda herhangi bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını, müvekkili Hastaneye bilgi verilmeksizin müteveffa ...'nin hastaneye 112 Ambulans Ekibi tarafından getirildiğini, 04.07.2015 tarihinde 112 Kontrol Komuta Merkezi aranarak merkez yetkilisi Dr. ...'ya arıza konusunda bilgi verildiğini, meydana gelen neticede kusurlunun 112 Kontrol Komuta Merkezi ve ekibi olduğunu, otopsi yapılmadığından yaşanan gecikmenin ölüme neden olup olmadığı değerlendirmesinin yapılamadığını, fiil ile netice arasında illiyet bağı kurulamadığını, davacıların dosya kapsamında alınan raporların bazılarına itiraz etmediğini, müvekkilinin usuli kazanılmış haklarının görmezden gelindiğini, davacı davasını kısmi dava olarak açtığından, alacaklarının zamanaşımına uğradığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.... Şirketi vekili; müvekkili Hastanenin müteveffanın ölümünde bir kusuru ve dahilinin olmadığını, 112 Komuta Koordinasyon Merkezinin hasta sevkini hastaneyle ilişki kurarak ve hastanın kabul edildiği teyit edildikten sonra gerçekleştirmesi gerektiğini, ancak müvekkili Hastaneye önceden bilgi verilmediğini, bilirkişi raporlarının birbirini teyit ettiklerini, anjiyo öncesi yapılması gereken acil müdahaleler ambulans içinde yapıldığı için, halen ambulansta stabil ve tedavi alan hastanın vakit kaybetmeden hastanenin acil kısmına alınmadan anjiyo imkanı bulunan başka bir hastaneye gitmesi yönünde gerekli yönlendirme yapıldığını, müteveffanın ölümü sonrasında davacıların yaşam seviyelerinde bir bozulma yoksa hak sahiplerinin tazminat talebinde bulunamayacağını, davacı eşin başkaca gelirinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacılar lehine hükmedilen tazminat miktarlarının oldukça yüksek olduğunu, davacılar lehine bağlanan gelir ve aylıkların peşin sermaye değerinin hesaplanan tazminat miktarından mahsubunun gerektiğini, müvekkili Hastane ile müteveffanın ölümü arasında bir illiyet bağının kurulamadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 51... . maddeleri nazara alınmadan tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, TMK'nın 4. maddesine göre durumun gereği ve hakkaniyet ölçüsünde indirim yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda davacı eşin evlenme şansı bulunmadığı belirtilerek indirim yapılamayacağının belirtildiğini, ancak davacının evlenme olasılığı olduğundan hesaplamadan düşülmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalı ... kuruluşlarının hizmet kusurlarından dolayı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle tüm dosya kapsamından, 57 yaşında olan hasta ...'nin 05.07.2015 tarihinde göğüs ağrısı şikayetinin geliştiği, 112 Acil Servisinin aranarak hastanın yakınları tarafından hastanın yolda ekibe teslim edildiği, akut miyokard enfarktüsü tanısı ile EKG çekilerek monitörize edildiği ve medikal tedavinin uygulandığı, hastanın 16.26'da davalı şirkete ait Özel .. .. Hastanesine getirildiği, anjiografi cihazının arızalı olduğu söylenerek hastanın kabul edilmediği, saat 16.34'te diğer davalı şirkete ait Özel .. Hastanesine ulaşıldığında ise, yoğun bakım ünitesinin tadilatta olduğu gerekçesiyle hastanın kabul edilmediği, hastanın dava dışı Hastaneye götürülürken yolda arrest olduğu, hastaneye varıldığında yeniden canlandırma uygulamalarına cevap vermeyen hastanın saat 17.45'te eks kabul edildiği, davalı şirkete ait Özel .. .. .. Hastanesi tarafından arıza durumunun saat 18.06'da faks ile bildirildiği, diğer davalı şirkete ait .. Hastanesi tarafından ise yoğun bakım ünitesinin tadilatta olduğu hususunun saat 18.22'de faks ile bildirilmiş olduğu dikkate alındığında, olay tarihinde hizmet verememe durumlarını 112 Acil Ambulans Komuta Kontrol Merkezine usulüne uygun şekilde bildirmeyen davalıların hizmet kusurunun bulunduğunun anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın denetime elverişli ve yerinde olduğu, SGK tarafından davacı ...'ye bağlanan dul aylığı rücuya tabi olmadığından tazminattan indirilmesinin mümkün olmadığının anlaşılmasına göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.