Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1141 K.2025/4577

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1141 📋 K. 2025/4577 📅 06.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/1141 E.  ,  2025/4577 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/244 E., 2024/2253 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/307 E., 2022/665 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilİ tarafından davalıya "borç olarak gönderilmiştir" açıklaması ile toplam 945.000,00 TL gönderildiğini, davalının gönderilen parayı geri ödememesi nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkiline verilen paraların borç olmadığını, aksine davacının müvekkiline sözleşme gereği ödemek zorunda olduğu miktarlar olduğunu, taraflar arasında .. 10. Noterliğinin 12.04.20 .... yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Hasılat Paylaşımı Karşılığı Arsa Satış Sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye ek adi sözleşmeler imzalandığını, gönderilen paranın bu sözleşmeler kapsamında ödenmesi gereken 1.500.000,00 TL 'ye mahsuben yapılan ödemeler olduğunu, müvekkilinin davacıdan 1.350.000,00 TL daha alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve hasılat paylaşımı sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin eki olarak düzenlen adi yazılı sözleşme ile dava dışı .. ile davalının yapmış olduğu sözleşmenin mevcut olduğu, her ne kadar davacı, yapılan ek sözleşmenin geçerlilik şartını taşımadığını, müvekkilli şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını ve sözleşmede imzası bulunan ..'nın şirketle bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürmüş ise de dosyaya sunulan belgeler ile tanık beyanları incelendiğinde; Noter huzurunda yapılan sözleşmenin altına imza atan davacı şirket yetkilileri ile sözleşmenin imzalanma aşamasındaki tüm evrelerde bulunan ve ek sözleşmeyi imzalayan .. ile baba çocuk ilişkisinin bulunduğu, sözleşmenin hazırlık aşamasında dava dışı .. ile yapılan görüşmelerin şirketin mail adresi ile şirketin ..'da bulunan merkezinde yapıldığının davalı tarafça ortaya konulduğu, taraflar arasında Noter huzurunda yapılan sözleşmede parasal konulara yer verilmemesinin altında yatan sebebin, ödenecek harç miktarının yüksek olmasından kaynaklandığı, resmi şekilde yapılan sözleşmeden sonra taraflar arasında yapılan ve şekil şartını taşımayan sözleşmenin geçerli bir sözleşme olmadığı doğru ise de tarafların iradeleri incelendiğinde, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca yapılan sözleşmenin ilk sözleşmenin eki olmadığı ve geçersiz olduğu yönündeki beyanların dürüstlük ilkesi ile bağdaşmadığı, sözleşmenin yapıldığı tarih ile dava konusu ödemelerin yapıldığı tarihler dikkate alındığında, yapılan ödemelerin sözleşme kapsamında kaldığı, davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın haklı olduğu gerekçesiyle; davanın reddine, davacı aleyhine 189.000,00 TL kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın reddine karar verilmesine gerekçe gösterilen ek sözleşmenin müvekkili şirket tarafından imzalanmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 555. maddesinde yer alan düzenleme gereği yapılan havalede gönderilen paranın borç olarak gönderildiği açıklanmış ise aksine bir sözleşme mevcut değilse paranın borç para olarak gönderildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, Mahkemece şekle tabi sözleşmelerin ancak aynı şekil ile değiştirilmesinin zorunlu olduğu hususu gözetilmeksizin Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine atıfta bulunarak davanın reddedildiğini, havale belgesinde yer alan kayda rağmen yargılama aşamasında dinlenen ve ek sözleşmede imzası olan müvekkilinin tanığı ..'nın ifadesine itibar edilmeyip, davalı tanığının ifadesine itibar edilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, borç olarak gönderilen paranın iadesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ileri sürülen temyiz sebeplerine ve özellikle İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu gibi ek sözleşme tarihi 12.04.2017 tarihine kadar davacı şirket tarafından davalıya havale edilen 750.000,00 TL'nin ek sözleşmede davalıya ödenmesi kararlaştırılan 4.000.000,00 TL mahsup edildiğinin anlaşılmasına, bu nedenle davaya konu paranın taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında gönderildiğinin kabulünün gerekmesine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.