Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1017 K.2025/4548

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1017 📋 K. 2025/4548 📅 02.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/1017 E.  ,  2025/4548 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/514 E., 2021/82 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'a Türkiye'de bir ... vakfı kurması için 2004 yılında 200.000 Euro gönderdiğini, İstanbul'da kurulmak istenen vakfın tescil talebinin mahkemece reddedildiğini, bu karar hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulduğunu, ancak davalının sürecin sonunu beklemeden kendi memleketi olan ..'de diğer davalı ... kurduğunu, vakfın kilisenin de bulunduğu Türkiye'deki ... inancına sahip insanların en çok bulunduğu il olan İstanbul'da kurulması gerektiğini, davalının talimata aykırı olarak vakfı ..'de kurduğunu ve gönderilen paranın bir kısmını da bu vakfa özgülediğini, vakfın kurucu ortakları ile yönetimindeki kişilerin de davalının akrabalarından oluştuğunu ileri sürerek şimdilik 100.000,00 TL'nin vakfın hesabına aktarıldığı günden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, parayı göndererek vakfın kurulmasını isteyen kişinin davacı olmadığını 7. Gün .. temsilcilsi konumunda olan ..'u olup, kendisinin de bu topluluğun Türkiye koordinatörü olduğunu, paranın bağış olarak gönderildiğini ve amacına uygun kullanıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Yargılama aşamasında davalı vefat ettiğinden davaya mirasçıları dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.03.2016 tarihli kararıyla; davanın reddine karar verilmiş, süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bozma Kararı
Yargıtay Kapatılan 13. Hukuk Dairesi 08.06.2020 tarihli ilamıyla; "1-Anayasal bir hak olan adil yargılanma hakkının bir gereği olarak Mahkemelerin her türlü kararı somut ve açık bir gerekçeye sahip olmalıdır (HMK m.27, 297/1-c ).
Somut olayda mahkemece, "davalının dava açan Kurum ile parayı gönderen kurumun aynı kurumlar olmaması ile vakıf kurulması için görevlendirmenin de ayrı bir kurum tarafından yapıldığı savunması yönünden ise havale belgesi üzerinde davacı kuruma ilişkin herhangi bir bilgi bulunmaması ve yine .. inancına sahip insanların oluşturduğu uluslararası kurumu gösteren belgeler doğrultusunda davalının bu savunmasının yerinde olduğu da ayrıca tespit edilmiştir. Dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde davacı tarafın davalı tarafça kurulmasını istediği vakıf yönünden davalının eyleme uygun hareket ettiği davacının ikinci biri vakıf kurmasın yasaklayan bir talimatının olmaması ve ikinci vakfın kurulmasının davacı yanın zararına olmaması karşısında davacının sübut bulmayan davasının reddi yolunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilerek hem davacının aktif husumet sahibi olmadığı hem de davalının vekalet akdine aykırı davranmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiği belirtilmiş olmakla gerekçe içinde çelişki yaratılmıştır.
Hal böyle olunca, "mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bu husus aynı zamanda kamu düzenine ilişkin olduğundan kararın bozulması gerekmiştir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının vakıf kurma yetkisinin ... tarafından verildiği, paranında yine .. tarafından yatırıldığı, davacının davalıya ikinci bir vakıf kurma konusunda yetki vermediğine dair herhangi bir bilgi ve belge sunamadığından dolayı davalının yaptığı işlemin hukuka aykırı olmaması karşısında davacının davasının esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, sunmuş oldukları delillerin hatalı değerlendirildiğini, davalıya vakıf kurma konusunda yetki verilmediği halde vakfın kurulduğunu, üstelik vakfın ..'da kurulmasının da tamamen yetkisiz hareket edildiğinin göstergesi olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet akdinin kötüye kullanılmasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle davacının talep ettiği daha önce davalıya gönderilen paranın vakfın kurulması amacıyla kullanıldığı ve davacının uğradığı bir zarar bulunmadığının anlaşılmasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
Davacı ve vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 439. maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ONANMASINA,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.