Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/161 K.2025/4185

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/161 📋 K. 2025/4185 📅 22.09.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/161 E.  ,  2025/4185 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/74 E., 2020/21 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu traktörün davalı ... Ltd. Şti.nden 10.05.2013 tarihli ve ... sıra nolu fatura ile satın alındığını, davalı ...Ş. (... Sigorta A.Ş.) tarafından da sigortalandığını, traktörün 16.04.2014 tarihinde herhangi bir dış etken olmaksızın kendi kendine motor aksamından yanmaya başladığını, müvekkilinin meydana gelen yangın sonucu traktörünü kullanamadığını, işlerini başka kişilere ücret karşılığı yaptırdığını ve bundan dolayı maddi bir zararının mevcut olduğunu, traktörde üretimden kaynaklanan bir ayıbın mevcut olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.nin 26.06.2014 tarihinde hasar tazminatı olarak 50.000,00 TL ödediğini, ancak aracının hasar tarihinde gerçek değerinin 76.000,00 TL olduğunu, sigorta bedeli ile sovtaj bedelinin toplamının hasar anındaki gerçek değerden az olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla; ayıplı mal nedeniyle uğramış olduğu 500,00 TL ve sovtaj bedeli olan 500,00 TL'nin davalı ... Ltd. Şti. ve ... AŞ.den 16.04.2014 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini ve eksik ödenen 500,00 TL sigorta hasar bedelinin ... Sigorta AŞ.den 16.04.2014 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir; davacı vekili 17.11.2014 tarihli dilekçesiyle ... Oto. Nak. Gıd. İnş. İht. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davasından feragat etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, hasar tazminatının ödendiğini, müvekkilinin davacıya karşı ödemekle yükümlü olduğu başkaca bir meblağ bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... A.Ş. vekili; davacının 500,00 TL sovtaj bedeline ilişkin talebinin muhatabını müvekkili olmadığını, bu hususta müvekkiline dava açmasının ve husumet yöneltmesinin mümkün olmadığını, süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, ayıbın olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 05.03.2015 tarihli ve 2014/214 E., 2015/19 K. sayılı ilamıyla; davacı vekilinin 17.11.2014 havale tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiği gerekçesiyle davacının feragatı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/16006 E., 2015/18036 K. sayılı ilamıyla; somut olayda İş Mahkemelerinin görevli olmadığı, Mahkemece, uyuşmazlığa genel Mahkeme olarak bakılması gerekirken, bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın İş Mahkemesi sıfatıyla yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyulması üzerine Mahkemenin 14.03.2016 tarihli kararıyla; davacı vekilinin 17.11.2014 havale tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiği gerekçesiyle davacının feragatı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli ve 2017/3869 E., 2017/3824 K. sayılı ilamıyla; davacı 7.11.2014 tarihli dilekçe ile davalılardan satıcı ... Ltd. Şti. hakkındaki davasından feragat ettiği, diğer davalılar yönünden davasının devam ettiği, Mahkemece, feragat edilmeyen diğer davalılar yönünden işin esası incelenerek sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aracın hasar anındaki rayiç değerinin 62.000,00 TL olduğu, davacıya 26.04.2014 tarihinde 50.000,00 TL, 02.07.2014 tarihinde 12.000,00 TL olmak üzere toplamda 62.000,00 TL ödendiği, davacıya traktörün rayiç bedelinin ödenmiş olması karşısında somut olayda eksik ödeme bulunmadığından davanın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden esastan reddine; davacının sovtaj bedelinin ... A.Ş.den talebi yönünden ise sovtaj bedeli olan 12.000,00 TL’nin ödendiğinin sabit olduğundan esastan reddi ile bilirkişi raporlarından söz konusu yangının çıkış nedeninin tam olarak belirlenemediği, yapılan incelemeler sonucunda araçta oluşan yanma sebebiyle meydana gelen hasarın sebebinin ürün kaynaklı olup olmadığı ve araçta imalat hatasının söz konusu olup olmadığı hususlarının tespit edilemediği, bu aşamadan sonra böyle bir tespitin de mümkün olmadığı anlaşılmakla aracın kullanılamaması nedeniyle uğramış olduğu zararı nedeniyle tazminat isteminin davalı ... A.Ş. yönünden ispatlanamadığından reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Yerel Mahkemenin eksik inceleme sonucu üretici firma ... A.Ş.ye yönelik davanın reddi yönündeki kararının doğru olmadığını, aracın ayıplı olduğunu, müvekkilinin tarımla uğraştığı traktörünün bedelinin zamanında ve tam olarak ödenmemiş olması nedeniyle başkalarından araç kiraladığını ve bunun için dosyadaki ziraatçi bilirkişi raporuna göre zararlarının olduğunu, zararından sorumlu olan ... Sigorta A.Ş. ve üretici firma ... A.Ş.ye yönelik davanın kabulü yerine reddinin dosya içeriğine aykırı olduğunu, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, traktörün ayıplı olmasından kaynaklanan tazminat ve alacak istemine ilişkindir.
1. Dava dosyasının incelenmesinde; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından traktörün hasar tazminatı olarak 50.000,00 TL ve sovtaj bedeli olarak ise 12.000,00 TL ödeme yapıldığı, toplam 62.000,00 TL yapılan ödemenin alınan bilirkişi raporu doğrultusunda uygun olduğu, davacı tarafça da bu bedellerin alındığının kabul edildiği, davacı tarafından traktörün ayıp nedeniyle yanması sonucunda kullanılmamasından kaynaklanan zarara ilişkin olarak üretimden kaynaklı ayıp olduğunun yasal delillerle ispat edilemediği anlaşılmakla davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Dava dosyasında davacı vekilinin eksik hasar bedeli olarak ... Sigorta A.Ş.den şimdilik 500,00 TL talep edildiği, davalı ... A.Ş.den ise fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak; 500,00 TL aracın ayıplı olması nedeniyle tazminat ve 500,00 TL sovtaj bedeli talep edildiği, 20.04.2018 tarihinde sunulan ıslah dilekçesinde bilirkişi raporu kabul edilmekle birlikte belirli bir bedel üzerinden davanın ıslah edilmediği, fazlaya ilişkin hakkı saklı tutularak davanın kabulüne karar verilmesi istendiği, davacı vekilinin harca esas değer olarak davalı ... Sigorta A.Ş.den talebinin 500,00 TL olduğu, diğer davalıdan talebinin ise 1.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte olan 2020 yılı AAÜT Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret başlıklı 13. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." düzenlenmesine yer verilmiştir.
O halde Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 13. maddesine göre reddedilen kısmı aşacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı vekilinin vekalet ücretlerine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4. ve 5. bendinin hükümden çıkartılarak yerine sırasıyla "4-Davalı ... A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," cümlesinin eklenmesine ve hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcın istek halinde temyiz eden iadesine,
6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.