Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/173 K.2025/4126

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/173 📋 K. 2025/4126 📅 18.09.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/173 E.  ,  2025/4126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1603 E., 2024/2054 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/584 E., 2023/330 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, davalının şahıs işletmesi olan ... İnşaattan 25.08.2016 tarihinde sözlü anlaşma ile inşa edilmekte olan ... mah. 1389 ada 1 parsel numaralı taşınmazdaki... numaralı daireyi 780.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını, 02.12.2016 tarihinde 30.000,00 TL, 05.04.2017 tarihinde 170.000,00 TL 23.06.2017 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere toplam 230.000,00 TL’nin müvekkili tarafından davalıya ait banka hesabına daire bedeli açıklamasıyla gönderildiğini, bakiye bedelin daire teslimi sırasında yapılacağının kararlaştırıldığını, davalının inşaatı 2 yıl geçmesine rağmen bitiremediğini ve satış bedelini 900.000,00 TL'ye çıkardığını, bu aşamaya kadar müvekkilinin kendi dairesi (parke banyo dolabı, kapı ve aksesuarları, duvar kağıdı, spot lamba, boya derz kartonpiyer, radyatörler, kombi) için17.000,00 TL harcama yaptığını, 10.09.2019 tarihinde dairenin hala teslim için hazır hale gelmediğini, müteahhidin daire bitene kadar müvekkilinin verdiği parayı daha fazla elinde tutmak istemediğini belirterek iade etmeyi teklif ettiğini ve daire bitince 900.000,00 TL’ye kendilerine satacağını söylediğini, müvekkilinin tamamlanması muğlak olduğu için dairenin kendisine 900.000,00 TL karşılığında satılacağı inancı ile parasını geri almayı kabul ettiğini, buna ilişkin ses kaydı aldığını, davalının 247.000,00 TL’yi 01.10.2019 tarihinde müvekkilinin hesabına gönderdiğini, müvekkillerinin dairenin bittiği haberini beklerken başkasına satıldığını öğrendiklerini, davalının 3 yıl önce aldığı parayı aynen iade ettiğini, ancak paranın bu süreçte değer kaybettiğini, müvekkilinin davalıya ödeme yaptığı tarihte o miktar ile aynı yerde ortalama bir daire satın alabileceğini, dairenin satıldığını öğrendikleri 2020 yılının Aralık ayında artık bu parayla bir daire satın almalarının imkansız hale geldiğini, müvekkilinin bu ödeme için bir dairesini sonraki ödemeler için ise 4 daire satmak zorunda kaldığını, davalının dürüstlük kuralına aykırı davranması nedeniyle müvekkilinin ciddi zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının bitmiş olan daireyi her görmeye geldiğinde kalan parayı veremeyeceği için süreci uzatmak gayesiyle her defasında müvekkilinden yeni taleplerde bulunduğunu, pahalı mutfak dolabı istediğini, banyoya jakuzi konulmasını talep ettiğini, duvarın yıkılmasını istediğini, boyaları ve bataryaları değiştirdiğini, davacının tavırlarının binaya taşınan kişiler için de çekilmez hale geldiğini, paranın ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin malzeme alamaz hale geldiğini, davacının en son parayı veremeyeceğini söylediğini müvekkilinin yatırdığı parayı fazlasıyla iade edip taşınmazı başka birine satmak zorunda kaldığını, daireye yapılan yaklaşık 300.000,00 TL’lik masrafın müvekkili tarafından karşılandığını, rıza dışında alınan ses kaydının hukuka aykırı olup dikkate alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığının öngörüldüğü, dava konusu 247.000,00 TL'nin 30.09.2019 tarihinde davacıya iade edildiği tespit edildiğinden davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davası olduğu, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan talepler için öngörülmüş zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, zamanaşımının başlangıcının; sözleşme geçersiz olsa da, satıcının rızasıyla taahhüdünü her zaman yerine getirebileceği göz önüne alınarak bunun ifasını beklemek durumunda bulunan alıcı için, ancak davaya konu taşınmazın tapuda ferağ ümidinin ortadan kalktığı veya ifanın imkansız hale geldiği tarih olduğu, somut olayda zamanaşımı süresinin dolmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin tapulu taşınmazın devrine ilişkin olup 2644 sayılı Tapu Kanunun 26. maddesi gereği resmi şekil şartı bulunmadığından geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmede herkes verdiğini geri alacağı ve geçersiz sözleşme nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenemeyeceği, tarafların sözleşmeyi 10.09.2019 tarihinde tadil ederek davacının ödediği bedeli, davalının da daireyi geri aldığı, bakiye hak veya alacak kaldığının ihtirazi kayıt olarak ileri sürülmediği, paranın iadesi sırasında paranın değer kaybı veya faiz talebinde bulunulmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının sonuç itibari ile doğru olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, İlk Derece Mahkemesi davayı zamanaşımından reddettiğinden Bölge Adliye Mahkemesince delillerin toplanması ve yargılama yapılması için dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkiline paranın iade edildiği tarihte aralarındaki sözleşmenin son bulmadığını, inşaatın başlamasından 3 yıl geçtikten sonra süreç bir türlü tamamlanamadığı için tarafların 10.09.2019 tarihinde bir toplantı yaptıklarını, bu toplantıda diğer daireler tamamlanma aşamasına gelmesine rağmen neden müvekkilimin dairesinde hala eksiklikleri olduğunun konuşulduğunu, bu toplantıda davalının " Paranızı daha fazla elimde tutmak istemediğim için geri vereyim, daire bittiğinde haber veririm, 900.000 TL 'yi peşin ödeyerek daireyi satın alırsınız" dediğini, bu nedenle müvekkiline ödediği paranın iade edilmesinin sözleşmenin sona erdiği anlamına gelmediğini, ses kayıtlarının bulunduğu bildirilmesine rağmen dikkate alınmadığını, bundan sonra müvekkilinin davalıya ulaşamadığını ve sonrasında da dairenin başkasına satıldığını öğrendiğini, davalının ağır kusurlu olup müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin ödediği paranın zaman içinde değer kaybettiğini, müvekkilinin manen zarar görmüş olması nedeniyle lehine manevi tazminat verilmesi gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda gösterilen gerekçeye, özellikle her ne kadar davacı ödediği ve harcadığı paralar toplamı olan 247.000,00 TL'yi geri aldığı tarihte aralarındaki sözleşme ilişkisinin sonlanmadığını, daire tamamlandığında kendisine 900.000,00 TL bedel üzerinden satılacağının kararlaştırıldığını ileri sürmüş ise de; bu iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.