Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2810 K.2025/3738

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2810 📋 K. 2025/3738 📅 01.07.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2810 E.  ,  2025/3738 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2400 E., 2024/814 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/883 E., 2020/168 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, karşı davada, reddedilen ve temyize konu edilen miktar 268.617,50 TL; hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 63.325,00 TL olup, her iki taraf yönünden temyize konu bedeller, karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığından; tarafların karşı davaya yönelik temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Tarafların asıl dava yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davalı/karşı davacı vekili Avukat ....’nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi ve bu konuda bir araştırma yapılması gerektiği heyetçi zorunlu görüldüğünden, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 24/1 ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21/3 maddeleri uyarınca görüşmenin bırakıldığı 01.07.2025 tarihinde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 21.02.2012 tarihli ihaleye dayanarak .... Mobilyaları Kira Sözleşmesi yapıldığını, davalının sorumluğunda bulunan 235 adet ışıklı billboard ve 15 adet megalightın 3 yıl süre ile müvekkiline kiralandığını, sözleşmeye konu 234 bilboardın müvekkiline 20.04.2012 tarihinde teslim edildiğini, sözleşmeye konu diğer reklam araçlarının ise teslim edilmediğini, müvekkilinin 17.12.2012 tarihinde davalıya verdiği dilekçede; 15 adet megalightın 15 gün içinde teslim edilmesinin istenildiğini, kira ödemelerini bu gecikme nedeniyle durdurulduğunu bildirdiğini, ayrıca teslimin bu sürede yapılmaması halinde ödenmiş kiraların da iadesi ve kira süresinin tüm ürünlerin tesliminden itibaren başlatılmasının talep edildiğini, yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının 23.01.2012 tarihinde durdukları kira ödemelerini öne sürerek sözleşmeyi feshettiğini, davalının sözleşmeyi ihlal ederek ürünleri teslim etmesinin müvekkilinin zararına neden olduğunu, ayrıca diğer bilboardların getirisinin de sözleşme feshedilerek haksız şekilde engellendiğini ileri sürerek; davalının edimlerini hem eksik hem de kusurlu ifası sonrası tek taraflı feshi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarara karşılık şimdilik 10.000,00 TL’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini arttırarak 5.610.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; ödenmeyen kira bedellerinin 7 gün içinde ödenmesi aksi halde sözleşmesinin feshedileceğini bildiren yazının 20.12.2012 tarihli davacının sözleşmede belirtilen adresine gönderildiğini, ancak davacının adresi değiştiği ve adres değişikliği bildirilmediğinden iade edildiğini, sözleşme uyarınca kira sözleşmesinin 17.01.2013 tarihli “olur” ile feshedildiğini, 20.04.2012 tarihinde imzalanan tutanakla yer teslimi yapıldığını, geçen 8 aylık süre zarfında bilboardların davacı tarafından işletildiği ve Belediyeye konuyla ilgili herhangi bir itiraz ve talepte bulunulmadığını, 2012 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları ile 2013 yılı Ocak ayına ait kira bedellerinin tüm uyarılara rağmen ödenmediğini, davacının kötüniyetli olup kira bedelinin ödememek için bu davayı açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taaflar arasında 21.02.2012 tarihli ve 2012/39 sayılı ihale komisyonu kararına istinaden megalight ve ışıklı bilboardların kiralanmasına ilişkin 3 yıllık sözleşme imzalandığı, kira sözleşmesine konu 1 adet bilboard ve 15 adet megalightın davacı kiracıya teslim edilmediği, teslim borcunu yerine getirmeyen davalının sözleşmeye aykırı davrandığı, davalı kiraya verenin 2012 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ait kira bedellerinin 7 gün içerisinde ödenmesi, aksi halde sözleşmenin feshedileceği 20.12.2012 tarihli yazı ile davacı kiracıya bildirildiği, kiracının temerrütünü düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 315. maddesi hükmü uyarınca davalının sözleşmenin feshine yönelik ihtarnamesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, ancak davacı kiracı, davalının haksız ve tek taraflı sözleşmeyi feshi dolayısıyla uğradığı zararları talep ettiğinden taraflar arasındaki kira sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, bu nedenle davacı kiracının sözleşmenin feshi dolayısıyla zararını talep edeceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.883.453,75 TL’nin 10.000,00 TL’sinin sözleşmenin fesih tarihinden, bakiye kısmın ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı kiracı vekili; reklam birimi fiyatlarının eksik hesaplandığını, doluluk oranlarının somut bir veriye dayanmaksızın %50 olarak kabulünün hatalı olduğunu, müvekkilin 3. kişilerle yaptığı sözleşme ve bu sözleşmeden elde edeceği cironun hesaplamaya dahil edilmediğini, hesaplanan gelirden belediye kullanımının ve ödenmesi gereken kira bedellerinin düşülmesinin doğru olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı kiraya veren vekili; davacının kira bedellerini ödemediğini, kira sözleşmesini İdarece haklı nedenle feshedildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kira szöleşmesinin haksız feshi nedeniyle gelir kaybı istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili maddeleri doğru şekilde uygulandığı anlaşılmakla; davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalı kiraya veren tarafından, davacı kiracıya kira bedellerinin 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde sözleşmesinin feshedileceği bildirilmiş, verilen sürede kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle kira sözleşmesi feshedilmiştir. 6098 sayılı Kanun’un 315. maddesi uyarınca, genel hükümlere tabi kiralananlarda, en az 10 gün süre verilmelidir. Söz konusu maddede belirtilen süre, nispi emredici niteliği nedeniyle kamu düzenine ilişkin olup, kiracıya anılan süre vermeden temerrüt nedeniyle kira sözleşmesi feshedilemez ve bu süre sözleşmede kiracı aleyhine olacak şekilde kısaltılamaz.
Somut olayda; davalı kiraya veren tarafından kira bedellerinin ödenmesi için kiracıya 7 gün süre verildiğinden ihtarname usulüne uygun olmadığından kira sözleşmesinin davalı kiraya veren tarafından tek taraflı feshinin haklı bir nedene dayalı olmadığı, davacı kiracının sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kaldığı kârı talep edebileceği yönündeki Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak kâr kaybının hesabında kiracının aynı şartlarda reklam panosu kiralaması için gereken makul süre tespit edilip bu süre içindeki kiracı kârının ne olabileceği tespit edilip mahrum kalınan kârın belirlenmesi gerekir. Kâr kaybı, ise sözleşme ifa ile bitse idi zarar görenin elde etmesi muhtemel bütün gelirlerden yapması gereken bilcümle zorunlu harcama kalemleri ile sözleşme süresinden önce feshedildiğinden süresinden evvel fesih nedeniyle sağladığı yani tasarruf ettiği haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlayacağı veya sağlamaktan kaçındığı kazanç miktarları toplamı indirilerek bulunur. Elde edilecek fark miktara da net kâr denilir. Bu yönteme uygun kâr kaybı zararı hesaplanırken, davacının ödemesi gereken kira paraları da elbette davacının yapması zorunlu giderler içindedir. Bunun yanında, sözleşmeye konu teslim edilmeyen reklam panoları yönünden, davacı kiracı tarafından kiralananın ayıplı olduğuna dair süresinde davalı kiraya verene yapılan bir bildirimin olmadığı, kiralanı mevcut haliyle benimseyerek uzun süre kullandığı göz önünde bulunduruluduğunda, teslim edilmeyen panolar yönünden talepte bulunalamayacağı, kâr kaybının kiracıya teslim edilen ve sözleşmenin feshi nedeniyle kullanım imkanından mahrum kalınan reklam panoları için hesaplanması gerektiği göz önünde tutulmalıdır.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden, öncelikle davacı kiracı şirketin benzer koşullarda reklam panosu kiralaması için gereken makul sürenin tespit edilmesi ve bu süre için kâr kaybına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekilerinin, karşı davaya yönelik temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı miktar itibariyle REDDİNE,
2.Asıl dava yönünden, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
3. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
4. İlk Derece Mahkemesi kararının asıl dava yönünden aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı fazlı alınan temyiz harcının davacıya iadesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi