Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2223 K.2025/3707

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2223 📋 K. 2025/3707 📅 01.07.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2223 E.  ,  2025/3707 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/177 E., 2024/100 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıların kiracı oldukları taşınmazın satış vaadi sözleşmesine dayanılarak açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda müvekkili adına hükmen tescil edildiğini, müvekkilinin dava konusu 10 numaralı dairenin yeni maliki olduğunu, 21.02.2013 tarihli ihtarname ile kira bedellerinin kendisine ödenmesini davalı kiracıya bildirdiğini ancak kira bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek; Haziran 2012- Mayıs 2014 dönemi için 24 aylık kira bedeli olan 24.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.04.2015 tarihli kararıyla; davalının talep edilen kira bedellerinin ödendiği hususunda herhangi bir delil bildirmediği, davacının davasını ispatladığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 200,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince verilen 13.12.2016 tarihli ilamla; hüküm altına alınan 200,00 TL'nin nasıl ve neye göre hesaplandığının gerekçeden anlaşılamadığı, bu nedenle Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesinde belirtilen ve hükümde bulunması zorunlu olan unsurları da içerir şekilde, denetime elverişli bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın tapu kaydında bahçeli kargiv ev niteliğinde yazılan taşınmazın paylı mülkiyete tabi olması nedeniyle hangi paya hangi dairenin tekabül etiğinin anlaşılmadığı, dava konu 10 numaralı dairenin davacıya ait olup olmadığının belli olmadığı, davacının yalnızca 5408 parsel sayılı taşınmazda 8/240 oranında payının olduğunu, davacının hangi daireyi aldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ :
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin eski malikin imzalamış olduğu kira sözleşmesinin tarafı haline geldiğini, ilk kararda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması bozma sebebi yapılmamış olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu binada fiili taksim söz konusu olup her paydaşın yeri belli olduğunu, 10 nolu dairenin müvekkilinin payına tekabül ettiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kira alacağı istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanan hukuk kurallarına, davacının davalıların kiracı olduğu taşınmaza malik olduğunu ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Bilindiği üzere, taraflardan yalnız birinin kararı temyiz edilmesi halinde Yargıtayın (temyiz edilen lehine) verdiği bozma ilamına uyan Mahkeme, sonrasında ilk kararı temyiz edenin aleyhine bozulan karara oranla daha aleyhe olan bir karar veremez. Buna aleyhe hüküm verme yasağı denir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, Mahkemece verilen 15.04.2015 tarihli ilk kararda davacı lehine 200,00 TL alacağa hükmedildiği, bu kararın sadece davacı tarafından temyiz edildiği, söz konusu karar davalılar tarafından temyiz edilmediğinden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu halde, Mahkeme usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olanan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.