Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/929 K.2025/3653
3. Hukuk Dairesi 2025/929 E. , 2025/3653 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/901 E., 2023/2185 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/99 E., 2022/480 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; davalı tarafından ...’de bulunan icra daireleri, mahkemeler ve Cumhuriyet Savcılığı nezdindeki dosyalarının takibi için vekil tayin edildiğini, davalıyı talimat dosyaları hariç 20 adet icra takibi 11 adet mahkeme dosyasında temsil ettiğini, davalıya danışmanlık yaptığını, hukuki yardımda bulunduğunu, vekalet ilişkisi devam ederken davalının Kayseri 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/97 Esas sayılı dosyasında lehine hükmolunun 44.125,96 TL vekalet ücretini alabilmek için 19.06.2014 tarihli azilname ile kendisini vekillikten azlettiğini, yapılan azlin haksız ve sebepsiz olduğunu, davalı adına takip edilen dosyalar için 5.600,00 TL masraf yaptığını, yapılan masrafların da davalı tarafından ödenmediğini, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 174/2. maddesi gereğince haksız ve sebepsiz azledilen avukata ücretinin tamamının verilmesi gerektiğini, aynı Kanunun 173/1. maddesine göre üstlenilen her dava ve takibin ayrı ücrete tabi olduğunu, davalı ile arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin azilnamenin tebliğ tarihi olan 16.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalı adına dava ve takip masrafı olarak yapılan 5.600,00 TL'nin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının 22.02.2013 tarihli vekaletname ile vekil tayin edildiğini, 03.07.2013 tarihinde ... Bankası’ndan bir takım takip ve dava dosyalarının temlik alındığını, temlik alınan dosya ve davaların takibi için davacıya talimat vermediğini, davacı ile yazılı ücret sözleşmesi imzalamadığını, davacı tarafından takibi yapılan icra dosyalarının bir çoğunda hiçbir işlem yapılmadığını, sadece vekaletin sunulmasıyla birlikte taşınmazlara yönelik tapuya haciz şerhi konulması ve dosyada mevcut hacizli taşınmazların tapu kayıtlarının istenilmesi talebinde bulunulduğunu, dava dosyalarında ise tüm dilekçelerin kendileri tarafından hazırlanarak UYAP vasıtasıyla mahkemelere gönderildiğini, avukatın vekalet ücretine hak kazanabilmesi için vekillik görevini gereğine uygun olarak yerine getirilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, davacının icra ve dava dosyaları ile ilgili hiçbir bilgi vermediğini, davacının icra dosyalarında yaptığı işlemlerle bir aşama kaydedilmediğini, davacının takip edilen dava dosyalarının sadece duruşmalarına girdiğini, hatta bazı duruşmalara mazeret sunarak yargılamanın uzamasına sebebiyet verdiğini, ... . İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/746 Esas sayılı dosyanın karara çıkarak kesinleştiğini, davacının dosyada vekaletnamesinin olmadığını, ... . İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/512 Esas sayılı dosyasının 12.02.2013 tarihinde reddedildiğini davacının dosyaya vekaletname sunmadığını, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/415 Esas sayılı dosyasına davacının bilgi ve talimatı dışında vekalet sunduğunu, sadece 27.09.2013 tarihli duruşmaya katıldığını, dosyanın karara çıktığını, Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/503 Esas sayılı dosyasına dava karara çıktıktan sonra davacının vekalet sunduğunu, temyiz süresi geçmesine karşın dosyanın gereksiz yere temyiz edildiğini, Yargıtay tarafından temyiz isteminin reddine karar verildiğini, Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/846 Esas sayılı dosyasında davacının hiçbir işlem yapmadığını, dilekçe de sunmadığını, Kayseri 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/97 Esas sayılı dosyasında davacının sadece duruşmalara katıldığını, Develi 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/342 Esas, İncesu Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/108 Esas, Kayseri 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/76 Esas sayılı dosyalarına davacının talimatı olmadan vekaletname sunduğunu, davacının ücrete hak kazanmadığını, davacıyı haklı sebeplerle azlettiğini, davacının duruşmalara mazeretsiz olarak katılmadığını, bir kısmına da mazeret sunarak davaların uzamasına sebebiyet verdiğini, davalıya da haber vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.09.2018 tarihli kararıyla; azlin haksız olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içerisinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2021 tarihli kararıyla; davacı tarafından takip edilen dosya asılları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, davalı tarafından ileri sürülen tüm azil nedenleri üzerinde durularak, her bir dosya yönünden davacı avukat tarafından vekalet görevinin özenle yerine getirilip getirilmediğinin, azlin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi, azil tarihinde sonuçlanıp kesinleşen işler yönünden bir alacağın bulunup bulunmadığının belirlenmesi; gerektiğinde, konusunda uzman bilirkişi kurulundan, taraf, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yargılamanın yeniden yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının vekillik görevinden hiçbir açıklama yapılmaksızın “gördüğüm lüzum üzerine” şeklindeki açıklama ile azledilmiş olmasının haksız azil içerdiğinin kabul edildiği anlaşıldığından davacı tarafın avukatlık ve vekalet ücreti talebinin kısmen kabulüne masrafa ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
3.Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olması, mahkemece Dairemizin 03.03.2021 tarihli kaldırma ilamı uyarınca inceleme ve değerlendirme yapılmış olması, usuli kazanılmış hakların gözetilmesi, azlin haklı olduğunun ispatlanamaması, Avukatlık Kanununun 173/2. maddesi gereğince, işin görülmesi için gerekli olan masrafların iş sahibi tarafından işin başında avukata ödenmiş olduğunun karine olarak kabul edilmesi, bu karinenin aksine fazla masraf yaptığını ileri süren davacının iddiasını ispat edememiş olması, vekalet ücreti alacağına avans faizi işletilemeyecek bulunması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; sunulan belgeler ile yargılama masraflarının tarafınca yapıldığının ispat edilmesi nedeniyle masraf talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, gerçek alacağının 2.457.983,23 TL olduğunu, harcın 834.024,22 TL üzerinden yatırılmış olduğu dikkate alınarak davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, talep edilen miktara yakın bir miktar ile davanın kabulüe karar verilmesine rağmen mahkemece takdiren yargılama masraf ve harçlarının yarı oranda taraflar arasında bölüştürülmesinin doğru olmadığını, feragat edilen dosyalar yönünden harç tamamlanmadan dosyalardan feragat edildiği nazara alınarak ilk dava değerinin dikkate alınması ve vekalet ücretine böylece hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, ıslah dilekçesinde avans faizi talep etmesine rağmen bu talebinin reddedildiğini, davalının tacir olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olduğu nazara alınarak AAÜT 5/2 maddesine göre dava değeri olan 2.457.983,23 TL üzerinden vekalet ücreti verilmesi gerekirken 833.184,42 TL üzerinden vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığını, cevap dilekçisinin süresinde verilmediğini, davalının azlin haklı olduğu savunmasını cevap dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarına göre ispat etmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmadığını, davacının vekalet görevini özenle yerine getirip getirmediği hususunun incelenmediğini, azlin haksız olduğuna dair gerekçe ortaya koyulmadığını, davacının tahsil ettiği paradan bir kısmını uhdesinde tuttuğunu, bu miktarın hesaplanan vekalet ücretinden mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkiline bilgi vermediğini, görevini özenle yerine getirmediğini, icra dosyalarında haciz ve satış işlemlerinin zamanında yerinde getirilip getirilmediği hususunun araştırılmadığını, bazı icra dosyalarının yetkili icra müdürlüğünde açılmadığını, davacının Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/846 Esas sayılı dosyasında hukuki yardımda bulunmadığını, İncesu İcra Müdürlüğü'nün 2012/1 İflas sayılı dosyasında alacak kaydının yapılmadığını, davacının bazı dosyalarda davaları bizzat takip etmediğini, duruşmalarına girmediğini, herhangi bir talimat almamasına rağmen ... Bankası A.Ş.'den temlik alınan dava ve icra dosyalarında yaptığı işlemlerden kendisini haberdar etmediğini, takip ettiği bazı dosyalara mazeret sunarak davaların uzamasına sebebiyet verdiğini, zamanaşımının başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız azil iddiasına dayalı vekalet ücreti alacağı ile davacı tarafından yapıldığı bildirilen masrafların tahsili istemine ilişkindir.
1.Avukatın, vekil olarak borçları Türk Borçlar Kanunu'nun 505 ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil adı geçen Kanun'un 506. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özen ile ifa etmekte yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır. "... " ile ilgili Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesinde mevcut olan, "Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler." şeklindeki hüküm ise, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, Türk Borçlar Kanunu'nun 506. maddesinde düzenlenen vekilin özen borcuna göre çok daha kapsamlı ve özel bir düzenlemedir. Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir. Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır. Avukatlık Kanununun 174. maddesinde, "Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez." hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir.
2.Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesinde; "Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.
3.Yukarıda belirtilen kanun hükümleri doğrultusunda, temyizen incelenen Mahkeme kararının, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının takip ettiği dosyalar yönünden davalıyı elektronik posta yoluyla bilgilendirdiğinin, anlaşılmasına göre buna dayalı azlin haksız olduğu, taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığından Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi gereğince hesaplama yapılması gerektiği, bu haliyle hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı avukatın avukatlık hizmeti sunduğu davalar dolayısıyla hak kazandığı vekâlet ücretlerine ilişkin yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, davacının İlk Derece Mahkemesinin 03.09.2018 tarihli kararını hükmedilen miktar yönünden istinaf etmemesi nedeniyle miktar itibariyle davalı açısından kazanılmış hak oluştuğu, işin görülmesi için gerekli olan tüm masrafların iş sahibi tarafından işin başında avukata ödenmiş olduğu karine olarak kabul edildiğinden, müvekkilinden bazı masraflar için avans almadığını iddia eden davacı avukatın, bu iddiasını ispat edemediği, İlk Derece Mahkemesince takdir edilen yargılama giderleri miktarının ve davalı yararına vekalet ücretinin yerinde olduğu, faiz türünün ve davacı yararına vekalet ücretinin doğru olarak belirlendiği, anlaşılmasına göre de taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.