Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3985 K.2025/2904

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3985 📋 K. 2025/2904 📅 21.05.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/3985 E.  ,  2025/2904 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1196 E., 2024/1366 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/292 E., 2022/545 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili tarafından davalıya 02.01.2018 tarihinde iki banka havalesi ile toplam 400.000,00 TL'nin borç olarak gönderildiğini, verilen paranın geri ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yetki itirazında bulunarak, davacının kendisine yapmış olduğu havale işleminin o tarihlerde kendisinin, davacının ve dava dışı ... ile birlikte adi ortalığın kurulması için gönderildiğini, aralarında ibra belgesi düzenleyerek adi ortaklığa son verdiklerini, davacının havale işlemini gerçekleştirirken kötüniyetli olarak "borç para" ibaresini yazdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kural olarak havalenin, borç ödeme vasıtası olduğu, davacının borç vermesi gibi bir hukuki ilişki söz konusuysa havale üzerine bu hususun açıkça şerh edilmesi gerektiği, banka kayıtlarından davacının gönderdiği para için "geri iade edilmek üzere borç verildi" şerhini yazdığı, banka kayıtlarının aksinin aynı nitelikte belge ve delillerle ispatının zorunlu olduğu, aksinin davacı tarafından ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinafa başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yer alan kararıyla; davacının takip tarihinden önce davalıya borcun ödenmesi konusunda ihtarda ya da bildirimde bulunmadığı, davalının, ödeme emrinin tebliği ile haberdar olduğu, bu tarihten itibaren 6 hafta sonunda borcun muaccel hale geleceği, bu durumda takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş bir borçtan söz edilemeyeceği, mahkemece, davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın hukuki yarar şartı yokluğundan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalının gönderilen havalenin borç olarak gönderilmediğini kanıtlayamadığını, davacının telefonla ve mesajlar ile borcunu istediğini, bildirimin yazılı yapılmasının gerekli olmadığını, Borçlar Kanunu 90. maddesine göre her borcun doğumu anında muaccel olduğunu, whatsapp yazışmalarının delil olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 392. maddesi düzenlemesi kapsamında davanın açılmasına yeterli ön koşulun gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.