Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3895 K.2025/2542

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3895 📋 K. 2025/2542 📅 05.05.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/3895 E.  ,  2025/2542 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1064 E., 2024/1280 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/62 E., 2024/28 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı avukatın takip ettiği dosyada dava tarafları arasında yapılan sulh protokolü gereğince, davalı avukata vekalet ücretinin teminatı olarak verilen taşınmazın iade edilmediğini, davalıya ait sözleşmesel vekalet ücretinin ve dava konusu taşınmazın güncel değerinin hesaplanılarak bakiye farkın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava dışı ... ile müvekkili Avukat ... arasında 10.11.2014 tarihinde "Faydalı imalat bedeli" davası için avukatlık iş ve ücret sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmeye göre ...'ın açılacak davayı ve yasal süreci takip edecek avukatlara 30.000,00 TL garanti avukatlık ücreti ödeyeceğini, ayrıca dava sonunda tahsil edilecek ana para + vade farkı toplamı üzerinden %10 vekalet ücreti ödeyeceğini, garanti avukatlık ücretinin 5.000,00 TL'sinin sözleşmenin imzalanması sırasında ödendiğini ve bakiye kısmın ise taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak dava ve faydalı imalat bedeli alacağının davacı ... tarafından temlik edilmesi sonrasında müvekkili avukata ödeme yapılmadığını, davanın avukatlık iş ve ücret sözleşmesi yapılmadan avukatlık ücreti belirlenmeden ve alınmadan sonuçlanana kadar takip edildiğini, davacı tarafın vekalet ücretinin teminatı olarak daire alındığı yönündeki beyan ve iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek, haksız açılan davanın dava şartı ve husumet yokluğundan reddine, talebin uygun görülmemesi halinde haksız açılan davanın esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı ... ile davalı ... arasında 10.11.2015 tarihinde avukatlık iş ve ücret sözleşmesi akdedildiği, davalı tarafından Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/533 E. sayılı dosyasının ve birleştirilen Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/54 E. sayılı dosyasında dava dışı ...'a vekaleten takip edildiği ve Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/533 E., 2020/323 K. sayılı kararının kesinleşmediği ve yargılama sırasında dava dışı ... tarafından Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/533 E. sayılı dosyasından doğan alacakların faiz ve fer'ileri ile birlikte dava dışı ...'ye temlik edildiği, davalı avukat temlik alan davacı ...'dan 09.02.2022 tarihli tüm alacakların tasfiye sürecine ilişkin "Beyan - Muvafakat ve İbraname'yle yazılı yetki alarak davalı vekilleriyle tüm alacakların tasfiye sürecine başladığı, Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2015/533 E. sayılı dosyanın taraf vekillerinin 24.02.2022 tarihinde bir protokol imzalanarak, alacakların tasfiyesi konusunda mutabakata vardıkları, anlaşma protokolünün 6. maddesinde; "Yukarıda bilgileri sunulan avukatlık ücretlerinin tamamına karşılık borçlu taraf, aşağıda bilgileri sunulan altı adet taşınmazdan alacaklı vekillerince belirlenecek bir adedini alacaklı vekili Av. ...'a veya bildireceği kişiye, beş (5) adedini ise, faydalı imalat bedelinin iadesi davasının davacısı ve alacaklısı ...'ya tapudan devrederek borçlarını kapatmış olacağı” şeklinde düzenlemeye yer verildiği ve 21.06.2022 tarihinde İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 20121/1948 E. sayılı dosyası dava dışı ... tarafından davacıya temlik edildiği ve icra dosyasındaki alacağın tasfiyesine konu beş adet dairenin tapusu davacı tarafından 24.02.2022 tarihli protokolde yer alan davalı borçlulardan devralındığı, 24.02.2022 tarihli sulh protokolü uyarınca verilmesi kararlaştırılan dava konusu taşınmazın davalı borçlular tarafından tapuda davalıya devredildiği, davacının 24.02.2022 tarihli protokolün tarafı olmadığı yalnızca İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 20121/1948 E. sayılı dosyasının dava dışı ...'dan temlik alındığı, davacının tarafı olmadığı sözleşme nedeniyle talepte bulunamayacağı belirlenerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle karar verilmiş; karar, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile dava dışı ... arasında .... Noterliği'nin 21.06.2022 tarihli ve 20486 yevmiye numaralı alacağının devri sözleşmesinde; "Ben devreden olarak İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 2021/1948 sayılı dosyasındaki asıl alacak, faiz ve tüm ferilerine ilişki 2.503.531,19 TL tutarındaki tüm alacağımın tamamını, ferileri, ile birlikt 2.503.531,19TL bedelle ... isimli kişiye devrettim." ifadesinin olduğu, alacağın temlik mahiyetindeki bu sözleşme ile davacı ...'nın 24.02.2022 tarihli protokolün tarafı haline gelmediği ve 24.02.2022 tarihli protokolde sözleşmenin devrinin yapılmadığı tespitine yer verilerek Mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenerek davacı tarafın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davacının .... Noterliğinin 20486 yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile birlikte asıl alacağa ve tüm ferilerine ilişkin hakları devraldığını ve yapılan tüm sözleşmelere de taraf olduğunu, ... ile davalı arasında yapılan whatsapp yazışmalarının da davacının 24.02.2022 tarihli protokolün tarafı olduğunu doğruladığını, tapuların alınması, harçların yatırılması ve vekalet ücretinin ödenmesi hususunda iletişime geçilmesinin fiili ikrar olduğunu, alacağın temliki sözleşmesi sonrasında protokol ve alacağa yönelik hiçbir ilgisi ve alakası bulunmayan ...'nın; 24.02.2022 tarihli protokolün tarafı olduğunun davalı ve mahkemece iddia edilmesinin dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, bu hususun resmi evraklarla da örtüşmediğini, dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından aktif husumet olmadığı iddiasıyla davanın reddine karar verilmesinin eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı avukata vekalet ücretinin teminatı olarak verilen taşınmazın iade edilmediğini, davalıya ait sözleşmesel vekalet ücretinin ve dava konusu taşınmazın güncel değerinin hesaplanılarak bakiye farkın istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve davacının 24.02.2022 tarihli protokolün tarafı olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.