Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3428 K.2025/2486
3. Hukuk Dairesi 2024/3428 E. , 2025/2486 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1304 E., 2024/1453 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/214 E., 2024/119 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili ...'ın 03.12.2014 tarihinde yaptırdığı test ve kontrol neticesinde gebe olduğunu öğrendiğini, hamilelik döneminde sorun yaşamadığını, kan tahlillerini ve rutin gebelik tahlillerini davalı hastanelerde yaptırdığını, hamilelik sürecinde gerekli olan 2'li testi yaptırdığını, 26.01.2015 tarihinden davalı doktorlardan ... tarafından yapılan muayenede 2' li test sonucunun normal olduğu bilgisinin verildiğini, sonraki süreçte de tayin nedeniyle yer değiştirdiğini, 28.03.2015 tarihinde Ankara'da davalı doktorlardan ...'ye muayene olduğunu, muayene sonrasında önceki testlerde olumsuz sonuç olmadığı, her şeyin normal olduğu, sadece ana rahminde perde olduğunun söylendiğini, 28.03.2015 tarihinde davalı doktorlardan ...'nın önceden yapılan tahliller ve testlerde sorun olmadığını beyan ettiğini, gebeliğin 32. haftasında bağırsak problemi yaşayan müvekkilinin en yakınındaki hastaneye gittiğini ve kadın doğum uzmanının muayenesi ve yaptırdığı kan tahlilleri sonucunda doktorun bebekte ya da müvekkilinde bir sağlık sorunu bulunmadığını bildirdiğini, müvekkilinin bir sorun yaşanmaması adına yapılan tüm tahlilleri ve mevcut durumunu davalı doktorlardan ...'ya bildirdiğini ve evrakları gönderdiğini, 13.06.2015 tarihinde gittiği randevusunda doktorun evrakları inceledikten sonra müvekkilini ultrasona aldığını, ultrason görüntülerinde bebeğin kafasında ve kalbinde su olduğunu belirterek radyoloji bölümünden randevu alındığını, 10.06.2015 tarihinde raporu inceleyen dava dışı doktorun bebeğin sağlığı açısından risk bulunduğunu belirtip dava dışı hastaneden randevu aldığını, müvekkilinin 16.06.2015 tarihinde dava dışı hastanedeki doktora muayene olduğunu, bebeğin kalp atışlarının yavaşladığı, tüm vücudu ve organlarının su ile kaplı olduğu, bebeğin yaşamasının mümkün olmadığı ve hayati tehlikesi olduğunun belirlendiğini, riskli gebelikler takip odasına alınan müvekkilinin normal doğum yapamayacağı, sezeryanla doğum yapması gerektiği söylenerek 17.06.2015 tarihinde sabah saatlerinde doğuma alındığını, doğum sonrası bebeğin birden fazla rahatsızlığı olduğu, hayati tehlikesinin devam ettiği belirtilerek yoğun bakıma alındığını, erken doğum nedeniyle normal doğum seviyesine gelene kadar bu hastanenin yoğun bakımında tedavi gören bebeğin tüm hastalıklarının tedavi edildiği, sadece down sendromlu bir çocuk olması nedeniyle pediatri bölümüne sevk edilmesi gerektiği bildirildiğinden sevk işlemlerine başlandığını, yapılan tüm ameliyatlar ve tedaviler sonucunda bebeğin %98 engelli olduğunun tespit edildiğini, bebeğin sadece down sendromlu olmayıp bunun yanı sıra birçok organının da sağlıklı çalışmadığını, gebelik sırasında yapılan 2'li test sonuçlarında bebeğin sağlıklı bir bebek olmadığının alanında uzman doktor tarafından rahatlıkla görülebilecekken ve bu hastalıkları nedeniyle gerekli tedaviye başlanabilecek veya gebeliğe son verilebilecekken davalı doktorların eksik ve hatalı incelemesi ile bu durumun göz ardı edildiğini, bebeğin hastalık durumunun amniyosentez ile kesin şekilde tespit edilebilecekken yapılmadığını, bebeğin oldukça yüksek riskler barındıran bir hastalık ile dünyaya gelmesine kusurları ile sebebiyet verdiklerini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davaya konu olay nedeniyle %98 engelli bir birey olarak dünyaya gelen küçük ... için kalıcı maluliyet nedeniyle 1.000,00 TL, bakıcı giderleri için 1.000,00 TL, tedavi giderleri için 1.000,00 TL ve 500.000,00 TL manevi; anne ... ve baba ... için 1.000,00'er TL maddi ve 500.000,00'er TL manevi olmak üzere toplam 1.505.000,00 TL'nin haksız fiilin gerçekleştiği 17.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, geçici ödeme olarak 100.000,00 TL'ye hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; davacı ...'ın 13 haftalık gebe iken 26.01.2015 tarihinde müvekkili hastaneye başvurduğunu, davalı doktorlardan ... tarafından alınan anamnezinde gebeliğinin 13. haftasına kadar başka bir merkezde takip edildiği ve bu tarihe kadar gebeliğinde herhangi bir problem bulunmadığının belirlendiğini, yapılan obstetrik muayenesinde CRL ölçümü 59.3 mm, ense kalınlığı 1 mm olarak ölçüldüğünü ve gebelikte uygulanan ve yapılan 2'li tarama testi sonucu down sendromu riskinin 1/1275 (düşük risk) olarak sonuçlandığını ve hastaya davalı doktor ... tarafından bilgi verildiğini, davacının müvekkili hastanede yaptırdığı tek işlem olan 2'li tarama testinin, doğru ve ehil kişiler tarafından tıbben uygun şartlarda yapıldığını, müvekkili hastane çalışanı olan davalı doktor ...'nun davacı hastayı özenli, eksiksiz ve mesleğinin gerektirdiği dikkatle takip ettiğini, dava konusu olayda, müvekkili hastanenin hukuka aykırı ve kusurlu davranışı bulunmadığını, ortaya çıkan neticenin, müvekkili hastanede yapılan tetkikin sonucu olmadığını, illiyet bağı bulunmadığını, taleplerin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; davacının müvekkili doktora sadece iki kez başvurduğunu, müvekkili doktorun bu süreçte herhangi bir tıbbi uygulama hatası veya özensizliği bulunmadığını, müvekkili doktorun uygulaması ile meydana gelen sonuç arasında illiyet bağı bulunmadığını, genetik farklılık olarak meydana gelen down sendromu tanısının sorumluluğunun davalı doktora yüklenemeyeceğini, 2'li test neticesine göre davalı doktorun uygulamasında herhangi bir hata bulunmadığını, anne karnında down sendromunun tespit edilmesi halinde fetüse müdahale imkanı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... vekili; davacının müvekkili doktora sadece üç kez başvurduğunu, bu süreçte davalı doktorun herhangi bir tıbbi uygulama hatası veya özensizliği bulunmadığını, müvekkili doktorun davacıyı gördüğü 26 gebelik haftasında tıbbi uygulaması ile bebekte var olan tüm anomali ve rahatsızlıklar arasında illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığını, genetik farklılık olarak meydana gelen down sendromu tanısının sorumluluğunu davalı doktora yüklemenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının muayenesinde özen eksikliği bulunmadığını, anne karnında down sendromunun tespit edilmesi halinde fetüse müdahale imkanı bulunmadığını, down sendromunun oluşumunda, doktor ya da sağlık personelinin kusurundan bahsedilemeyeceğini, müvekkili doktora atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
4. Davalı ...; cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Raporu, 14.11.2022 ve 11.08.2023 tarihli bilirkişi heyet raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı hastane ve doktorların ayıplı hizmet verdiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurulu raporu ve bilirkişi heyet raporlarının denetime elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacıların istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; İlk Derece Mahkemesince verilen karar ve karara dayanak teşkil eden raporların eksik ve hatalı inceleme neticesinde tesis edildiğini, dosyada yer alan 26.01.2015 tarihli raporun down sendromu riskini açıkça göstermekte iken, davalı hastane ve doktorların bu bulguları araştırmaması, davacılara haber vermemesi, bu bulgularla ilgili detaylı tetkik yapmamasının davalıların kusurlu olduklarını ispat ettiğini, dosyada bulunan tüm raporlarda sadece down sendromu açısından değerlendirme yapıldığını, bebeğin diğer hastalıkları, bu hastalıkların gebelik esnasında tespit edilebilir olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi heyetine hastalıklar konusunda uzman doktorlar da eklenerek ek rapor alınması gerekirken eksik ve hatalı inceleme neticesinde karar verildiğini, istinaf incelemesinde gerek dosyada bulunan ''down sendromu riski 1:208 doğum yapılacak tarihteki risk olarak hesaplandı. Yüksek Risk'' gerekse bebeğin diğer hastalıkları ile ilgili anne karnında bir teşhis konulup konulamayacağı yönündeki itirazlarına yönelik herhangi bir inceleme yapılmadığı gibi kararda bu istinaf nedenlerine dair bir husustan da söz edilmediğini, Derece Mahkemelerince verilen kararların eksik incelemeye dayalı oluğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıların, davalı özel hastane ve doktorların vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılıkları nedeniyle uğradıklarını iddia ettikleri zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, alınan ATK raporu ile 14.11.2022 havale tarihli bilirkişi heyet raporu ile itirazlar sonrası konusunda uzman öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 11.08.2023 tarihli heyet raporu ile yine itirazlar üzerine alınan 21.11.2023 tarihli ek rapor ile, davacının gerekli tetkik ve muayenelerinin geçerli tıbbi rehberlere uygun olarak yapıldığının, gerek ikili tarama testi gerekse tekrarlayan ultrasonografi tetkik sonuçlarında risk saptanmayan gebe davacı ...'ın uygun şekilde takip edildiğinin, davalı doktorların tıbbi gereklere uygun şekilde teşhis, tedavi ve bakımı yerine getirdikleri ve davalı doktorların anormal bir durum tespit etmediklerinin, davacı gebe ...'ı tıbbi gereklere uygun şekilde bilgilendirdiklerinin, ve özellikle ikili tarama testi sonucunda down sendromu için yüksek risk tespit edilmeyip takip eden gebelik döneminde 18-22 gebelik haftası arasında yapılan ultrasonografi incelemelerinde down sendromu açısından risk tespit edilmediğinin, davalı doktorlar ve hastanenin eksik ve hatalı işlemi olmadığının belirlenmesine göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene idesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.