Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1795 K.2025/1894

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1795 📋 K. 2025/1894 📅 25.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/1795 E.  ,  2025/1894 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/333 E., 2024/522 K.
DAVA TARİHİ : 09.11.2017
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/135 E., 2023/309 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili İdare tarafından inşa edilerek satışları T.C. Ziraat Bankası .... Şubesi aracılığı ile gerçekleştirilen ....Merkez, ... İş Yeri Projesi kapsamında 2, 3, 4, 5 ve 6 numaralı bağımsız bölüm iş yerlerinin satışı için 23.02.2010 tarihlerinde gayrimenkul satış sözleşmelerinin imzalandığını, davalı satış sözleşmesi hükümlerine uymayıp ödemesi gereken konut taksit tutarlarını ödemediğinden, kendisine müvekkili İdare adına aracılık eden Banka tarafından 29.05.2014 tarihli ihtarnameler keşide edildiğini, söz konusu ihtarnamelere rağmen konut taksit tutarlarının ödenmemesi üzerine bu kez 2. ihtarname keşide edilerek satış sözleşmesinin feshedildiğini ve konutun boşaltılarak anahtarının 15 gün içerisinde aracı Banka şubesine teslim edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, buna rağmen davalı tarafından iş yerlerinin tesliminin yapılmadığını, sözleşmelerin feshedildiğini belirterek, taşınmazın tahliyesine kadar geçecek süre için emsal kira bedeli ile taşınmaza verilen hasarın tahsilini teminen ikame edilecek dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile satış sözleşmesinin feshi nedeniyle müvekkili İdare mülkiyetinde bulunan ancak davalı tarafından işgal edilen taşınmazlara vaki el atmanın önlenmesini ve taşınmazların tahliyesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu iş yerlerine el atmadığını, bu iş yerleri ile hiçbir ilgisinin olmadığını, davacı İdarenin istediği an bu taşınmazları kullanabileceği ve girebileceğini, müvekkilinin hiçbir zaman bu iş yerlerini kullanmadığını ve bu iş yerleri üzerinde tasarruf etme yetkisinin olmadığını, bu iş yerlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kuran kursu olarak kullanıldığını ve halen de bu amaçla kullanıldığını, Başbakanlık bünyesinde bulunan iki ayrı kurum arasındaki ihtilafta müvekkilinin taraf olmadığını, iş yerlerinin anahtarlarının da hiçbir zaman müvekkilin de olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı sonrası davacı vekilinden dava dilekçesinde iddiasına dayanan ihtarnameleri Mahkemeye sunması için süre verildiği, davacı vekili tarafından sunulan ihtarnamelerin keşide tarihinin 22.06.2023 tarihi olduğunun görüldüğü ve işbu davanın açılmasından sonra keşide edildiklerinin anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ödemelerin yapılmaması sebebiyle feshedilebilmesi için davacının süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerektiği, ancak davalıya gönderilen ve dava dilekçesinin dayanağı olan ihtarnamelerin, satış sözleşmesi ile satışı yapılan 2, 3, 4, 5 ve 6 numaralı iş yerlerinin teslim alınmaması sebebiyle çekildiği, ödeme yapılmamasına ilişkin bir ibarenin olmadığının görüldüğü, davanın ise ödeme yapılmaması sebebiyle sözleşmenin feshedildiğinden bahisle el atmanın önlenmesi ve tahliye istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın ihtarlarının usulüne uygun olarak çekilmediği ve konusunun farklı olması sebebiyle ödenmeyen borçların muaccel hale gelmediği, davacının davadan sonra çektiği ihtarnamelere bu aşamada itibar edilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalıya taşınmaz satış sözleşmesine konu iş yerlerinin teslim alınmasına ilişkin ihtarnameler düzenlendiği, ancak davacının dava dilekçesinde, sözleşmenin feshi nedeni olarak, davalının taşınmazı teslim almama sebebiyle sözleşmede belirtilen yükümlülüklere uymadığı nedenini göstermediği, davacı tarafça sunulan ve dosya arasına alınan ... Noterliğinin 29.05.2014 tarih 8908, 8909, 8910, 8911 ve 8912 nolu ihtarnameleri, dava konusu taşınmazı teslim almaya yönelik olup, satış sözleşmesinden kaynaklanan bedelin ödenmesine yönelik olmadığı, Dairenin kaldırma kararı sonrasında davacı vekili tarafından ödemeye ilişkin ihtarların işbu dava açıldıktan sonra 22.06.2023 tarihinde düzenlendiği ve bu davada esas alınamayacağı, sözleşmenin feshinin taraflar arasındaki gayrimenkul satış sözleşmelerinin 9. maddesi uyarınca usulüne uygun olmadığı, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalının teslim almadığını iddia ettiği iş yerleri için 2019-2020 tarihleri içerisinde taksit ödemesi yaptığını, davalının söz konusu iş yerlerini teslim alarak kullanmaya başladığını ve taşınmazlar başında yapılan keşif tutanaklarından da anlaşılacağı üzere söz konusu işyerlerinin dava dışı ... Otomotiv isimli şirkete kiraya verildiğini, davalının iş yerlerinin teslim tutanağının temin edilememesi durumundan yararlanarak Mahkemeyi yanılttığını, taşınmazların kim tarafından kiraya verildiği hususunun itirazlarına rağmen araştırılmadığını, bir kamu kurumu olan müvekkili İdarenin, inşa ettiği taşınmazları bir başka kuruma, firmaya ya da bir şahsa kiraya vermesi veya kullandırması gibi bir durumun da bugüne kadar söz konusu olmadığını, taksit ödemelerinin yapılmaması üzerine 2023 yılında davalıya gönderilen ihtarların da dosyaya sunulduğunu ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen gayrimenkul satış sözleşmelerinden doğan alacakların ödenmediği iddiasıyla feshedilen sözleşmeler gereği el atmanın önlenmesi ve tahliye istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacı vekili tarafından ödemeye ilişkin ihtarlar dava açıldıktan sonra düzenlendiğinden işbu davada esas alınamayacağı, ödeme yapılmaması nedeniyle sözleşmelerin feshinin, taraflar arasındaki Toplu Konut Projesi Gayrimenkul Satış Sözleşmelerinin 9. maddesi uyarınca usulüne uygun olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.