Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2235 K.2025/1830
3. Hukuk Dairesi 2024/2235 E. , 2025/1830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2755 E., 2024/474 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/159 E., 2022/292 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı şirketin sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, kamu ve özel sağlık kuruluşlarına tıbbi cihaz temini sağladığını, davalı kuruma sağlanan tıbbi cihaz temini sonrasında Sağlık Bakanlığı tarafından 18 ay, üniversite hastanelerinde ise 37 ay geçmesine rağmen tahsil edilmeyen alacaklar olduğunu, bu durum karşısında müvekkili şirketin finansal olarak zor duruma düştüğünü, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile yapılan görüşmeler neticesinde firmaların alacaklardan belli oranda feragat etmesi neticesinde kalan alacakların taksitler halinde ödeneceğinin bildirildiğini, bu durum karşısında müvekkili şirketin davalıdan olan alacaklarının yüzde yirmibeşinden feragat ettiğini, feragat sonrasında taraflar arasındaki ekonomik dengenin davalı kurum lehine bozulduğunu, alacaklarından feragat etmeyen şirketlere eksiksiz bir şekilde ödeme yapılmasının alacaklarından feragat eden şirketleri zarara uğrattığını ileri sürerek; müvekkili şirketin alacaklarından yaptığı feragatin iptalini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla feragat edilen 714.944,13 TL'nin feragat edilen her bir tutar için vade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının imzalamış olduğu sözleşmedeki feragat hükümlerinin gabin sebebi ile iptalini istemesinin mümkün olmadığını, davacının memleketin siyasi hareketliliğini ve ekonomik çalkantıyı hesaplaması ileriye dönük düşünmesi planlarını buna göre yapmasının gerektiğini, feragatin tek taraflı bir irade beyanı olmasından dolayı feragate karşı müvekkili tarafından karşı edim sunulmasının mümkün olmadığını, kamuya hizmet etmek için kurulmuş olan bir kamu kurumunun özel hukuk tüzel kişisini sömürmek kastı ile hareket ettiğinden bahsetmenin büyük bir yanılgı olduğunu, tüm bu olumsuzluklara rağmen ödemelerin zamanında yapılabilmesi için büyük gayret sarf edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; gabin durumunun subjektif unsuru olan bir tarafın darda kalma,deneyimsizlik ,düşüncesizlik gibi durumda olması,diğer tarafın ise karşı taraftan yararlanmak ve karşı tarafı sömürme kastının bulunması gerektiği,davacı şirketin alanında uzman bir tacir olduğu ve tecrübeli olduğu,ilgili düzenlemenin davacıyı feragate zorlamadığı ,kaldı ki davacı tarafça vadesi gelip ödenmeyen alacakları için dava ve takip yoluyla alacağının tahsilini talep edebileceği,davacı şirketin bu işlemleri yapabilecek ve düşünebilecek düzeyde tecrübeli olduğu,gabin ve irade bozukluğu hallerinin somut olayda vuku bulmadığı ve yapılan tüm işlemlerin Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü'nün yazısı doğrultusunda yapıldığı,davacı şirketin özgür iradesiyle feragatnameyi imzaladığının kabulü gerektiği,feragatnameye ilişkin şartların açık bir şekilde belirtildiği,hilenin söz konusu olmadığı,gabin yönünden de objektif ve subjektif unsurların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş kararına karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2024 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davacı ... feragat yapmaya iten ana sebebin şirket alacaklarının kararlaştırılan ödeme süresine uyulmaması ve gecikme yaşanması sebebiyle şirketin müzayaka haline sokulmasından dolayı olduğunu, alacağın uzun süre döviz ve enflasyon karşısında erimemesi için feragati kabul etmek zorunda kaldıklarını, üniversite bünyesinde feragat etmeyen şirketler bulunup bulunmadığı yönündeki taleplerinin değerlendirilmediğini, delillerinin bu yönde toplanmadığını, mevcut delillerle karar verilmesinin doğru olmadığını, şirketin basiretli bir tacir olduğundan bahisle gabinin mevcut olmayacağına ilişkin tespitin doğru olmadığını, davalı şirketin alacağı ödenmediğinden zor durumda kaldığını, bu nedenle gabinin oluştuğunun kabulü gerekeceğini, şirketin alacaklarından %25 gibi ciddi bir oranda feragat edildikten sonra yapılan ödemelerin nimet değil külfet olduğunu, davacı şirketin 18,6 gibi bir kar oranı ile çalışırken alacaklarından %25 feragat etmesinin zarar edeceği anlamına geldiğini, iddialarının bilirkişi raporlarıyla tespit edildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan feragatnamenin irade bozukluğu ve gabin sebebiyle iptali ile feragat edilen alacak miktarının ödenmesi istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle 19.10.2020 tarihli feragatnamede davacının davaya konu ettiği 714.944,13 TL'den feragat edeceğini bildirdiği, davalının ödeme yaparak sözleşmenin şartlarını yerine getirdiği, 19.10.2020 tarihli feragatnamenin geçerli olduğu, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket etmekle yükümlü bulunduğu, gabin ve irade sakatlığı hallerinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.