Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2759 K.2025/1767
3. Hukuk Dairesi 2024/2759 E. , 2025/1767 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2319 E., 2024/1199 K.
DAVA TARİHİ : 08.01.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/38 E., 2022/161 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının davalı arsa sahipleri ile imzalanan iki adet yapı denetim sözleşmesiyle; davalıların taşınmazı üzerine yapılacak iki adet hariç 6 kat, 7966 m2 alanlı, 30.05.2007 tarihli ... numaralı ruhsata ait yapıların projelerinin ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi hizmetini üstlendiğini, davalıların hizmet sözleşmelerine dayanarak ... Belediyesi İmar Müdürlüğünden yapı ruhsatı alarak inşaata başladıklarını, davacı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, binaların denetimini yaptığını ve davalıların da apartmanları bitirdiğini, bitirilen dairelerin satılarak ve fiili olarak yapı kullanma izni alınmadan kullanıldığını, ancak sözleşme alacağının ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş 25.02.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 483.161,35 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri; davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının görev sorumluluklarını hakediş yaptığı %20'lik kısım için yerine getirdiği, buna ilişkin ödemenin yapıldığı, kalan kısım için davacı tarafın hakediş raporunu usulüne uygun düzenleyerek ilgili belediyeye teslim etmediği ve sözleşme yılı hizmet bedeli için görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği , alacağı ispat yükü üzerinde olan davacının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yasal düzenlemelere göre yapı denetim hizmet bedelinin, idare tarafından açılan emanet hesabına yatırılmaması halinde, yapının devamına izin verilmeyeceği, somut olaya bakıldığında .... Belediye Başkanlığının 26.03.2021 tarihli cevabi yazısına göre, 07.01.2013 tarihli 002 belge numaralı yapı kullanma izin belgesinin alındığı, ücretin ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davalıların yapı denetim ücretini ilgili idarenin hesabına yatırarak, yapı denetim sözleşmesinden kaynaklanan borcun ifasını gerçekleştirdiklerinin kabulü gerektiği, mahkemece, borcun ifa edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken "...davacı şirketin yapı denetim hizmetinin % 20'lik kısmını yerine getirdiği ve ödemesini aldığı, geriye kalan kısım için hakediş raporunu usulüne uygun olarak düzenleyip belediyeye teslim etmediği, bu yönüyle hizmeti yerine getirdiğini ve alacaklı olduğunu ispatlayamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, kararın sonucu itibariyle doğru olduğu, davalıların istinafı yönünden ise ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle her iki tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bilirkişi raporundaki açıklamalarla sonuç kısmının çelişkili olduğunu, yapının %100 oranında tamamlanıp yapı bedelinin ödenmediğinin belli olduğunu, davalıların bedeli Belediyeye depo etmemesi sebebiyle Belediyeye hakediş dosyası sunulamadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında dayanak yapılan hükmün mevzuat hükmünün 2008 ve sonrası mevzuata ait olduğunu, oysa 2007 tarihli sözleşme uyarınca 2001 yılı mevzuatının uygulanması gerektiğini, sırf yapı kullanım izni alınması sebebiyle bedelin ödendiğine karar verilmesinin hatalı olduğğunu, bedelin ödenmesinin iskana bağlı olmayıp Belediyenin usulsüz işleminin söz konusu olduğunu, 10.07.2023 tarihli dilekçe üzerine Belediyenin 31.07.2023 tarihli yazısı ile hakediş evraklarının sunulması aksi halde iskanın iptal edileceğine dair ihtarda bulunulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, yapı denetim hizmet sözleşmesi alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin duruşma yapmaksızın esas hakkında istinaf incelemesi yapmaları durumuna dair karar verme usulü 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun (6100 sayılı Kanun) madde 353/1-(b)-2'de düzenlenmiştir. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesi; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı veya kararın gerekçesinde hata edildiği durumlarda düzelterek yeniden esas hakkında karar verir.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince davacının, talebine konu hakediş raporunu usulüne uygun olarak düzenleyip belediyeye teslim etmediği, bu yönüyle hizmeti yerine getirdiğini ve alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği halde Bölge Adliye Mahkemesince; somut olayda yapı kullanma izin belgesi alındığından ücretin ödendiğinin anlaşıldığı, davalıların borcun ifasını gerçekleştirdiklerinin kabulünün gerektiği ve İlk Derece Mahkemesi kararının sonuç itibariyle doğru olduğu belirtilmek suretiyle, kararın gerekçesi değiştirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince; yukarıda yer verilen hükümler gözetilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni gerekçe ile yeniden davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371/1 maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA,
2. Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.