Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1001 K.2025/1699

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1001 📋 K. 2025/1699 📅 18.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/1001 E.  ,  2025/1699 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1892 E., 2023/1893 K.
DAVA TARİHİ : 01.03.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çiftlik Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/235 E., 2022/181 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile ...'in 2018 yılında evlendikleri ve Niğde 1. Aile Mahkemesinin 2019/782 E., 2021/333 K. sayılı ilamı ile boşandıklarını, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu evlilik nedeniyle takılan tüm takı ve altınların davalının zilyetliğinde kaldığını, ayrıca davalı ve anne-babasının imzasını taşıyan bir adet mehir senedi bulunmakta olup davalıların taahhütlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek; mehir senedinden kaynaklı takı seti, 5 bilezik ve 200 gr altının, davalılardan alınarak müvekkiline aynen iadesine, olmadığı takdirde bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; mehir senedine konu takıların İstanbul'daki düğünde kendisine takıldığını ve davacıda kaldığını, Kayseri'deki düğünde de takılan tüm takıların düğünden sonra tarafların aldıklarını, bu takıların bir kısmı ile borçların ödendiğini, mehir senedi incelendiğinde gelin ve damat dışında 4 şahidin imzasının olduğu, davalılar ... ve ...'in senette sadece şahit olarak imzalarının olduğunu, herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 23.08.2018 tarihli nikah akti başlıklı mihri muaccel olarak takı seti, 5 bilezik, mihri müeccel olarak 200 gr altının belirlendiği, gelin ve damatın belirlenen mihir karşılığında nikahlarının yapıldığını belirttiği, şahitler kısmında ... ve ...'in imzalarının bulunduğu, düzenlenen senette davalı olarak görünen ... ve ....'nin kocanın anne ve babası olup, iş bu senetten sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mehir senedinde davalının annesi ve babası olan davalıların tanık olarak imzalarının alındığı, davacıya karşı herhangi bir taahhüt altına girmedikleri, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğinden davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekilinin temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesince ön inceleme duruşması sırasında hem tefrik kararının hem de bu davalılar yönünden ret kararı verilmesinin açıkça ihsası rey niteliğinde olup hatalı olduğunu, tefrik edilen dosya yönünden duruşma açılmadan deliller toplanmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını, davanın asıl dosyanın davalısı olan ...'in sorumluluğu nedeniyle birlikte görülmesi gerektiğini, davanın 1.000,00 TL olarak açıldığı halde 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 23.08.2018 tarihli senette kararlaştırılan altınların aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 23.08.2018 tarihli belgeyi davalıların şahit olarak imzalamaları nedeniyle davalılara husumetin yöneltilmeyeceği, davacının talebinin altınların aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin davalılardan tahsiline ilişkin olduğundan hükmedilen vekalet ücretinin hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.