Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1984 K.2025/1708
3. Hukuk Dairesi 2024/1984 E. , 2025/1708 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1511 E., 2024/319 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 2. Asliye (Tüketici) Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/139 E., 2023/482 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacı küçük ...'ye davalı hastanede doğum sonrasında yapılan kalsiyum yüklemesinin yöntemine uygun yapılmamasından dolayı, küçüğün alnında kalsiyum yanığı oluştuğunu ve deride çökmeler olduğunu ileri sürerek; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107/1. maddesi uyarınca açılan belirsiz alacak davasından ötürü küçük ...'a maddi zararlarının saptanmasıyla, davacı ... için 75.000,00 TL, anne ve baba bakımından 25.000,00'er TL manevi tazminatın 20.03.2017 tarihinden yürütülecek yasal faizle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu olayın tedavi sonrasında oluşabilecek komplikasyonlardan olduğunu, davacı küçükte komplikasyon sonucundan uzun süreli veya kalıcı bir etki olmaması nedeniyle maddi tazminat için gerekli şartların oluşmadığını, davalı şirketin davacı küçüğün tedavi için üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 25.06.2021 tarihli, 2017/535 Esas 2021/333 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2022 tarihli, 2021/2048 Esas, 2022/462 Karar sayılı kararıyla; eldeki dosyada tedavinin yapıldığı hastaneden gönderilen evraklardan zarara yol açan tıbbi müdahale ile ilgili hastanın (yasal temsilcisinin) aydınlatılıp aydınlatılmadığının anlaşılamadığı, Mahkemece bu hususun ilgili hastaneden sorulup, aydınlatmanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi gerektiği ve Mahkemece, rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden seçilecek konularında uzmanların, özellikle yenidoğan ve çocuk hastalıkları uzmanının da bulunduğu akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, dava konusu olayda davalıya atfı kabil bir kusur olup olmadığı hususunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı sonrası davacının onam formunda yer alan imzalara itirazı olduğu için imza incelemesi yapılmak üzere rapor alındığı ve alınan rapor doğrultusunda davacının imza itirazının reddine karar verildiği, ... Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesinde görevli bilirkişilerden kök ve ek rapor alındığı, alınan raporlarda davalı kurum çalışanı olan hekimin kusursuz olduğunun net şekilde ortaya konulduğu, kurul raporuyla kaldırma kararında belirtilen hususun da tamamlandığı gözetilerek, davacı tarafından davalı kurumun personelinin kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında aldırılan tüm raporlarda zararın komplikasyondan kaynaklandığı ve komplikasyon yönetiminin usulüne uygun gerçekleştirildiği ortaya konulmuş olup, bu hususta raporların birbiri ile uyumlu olduğu, gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; hükme esas alınan raporun davalının tek yanlı düzenlemiş olduğu epikriz raporlarına dayanılarak oluşturulduğunu, ...'ye yapılan kalsiyum yüklemesinin yöntemine uygun yapılmamasına bağlı kötü uygulama (malpraktis) nedeniyle alnında kalsiyum yanığı oluşarak deride de çökme oluştuğunu ve bunun komplikasyon olarak nitelendirilemeyeceğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında aydınlatmanın usulünce yapılıp yapılmadığnı değerlendiren taraf itirazlarına açıklayıcı cevap verir nitelikte rapor alınması gerektiği belirtilmesine rağmen Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığını ve raporda da bu hususun tartışılmadığını, davaya konu uygulamanın doktorun herhangi bir yazılı yönergesi bulunmaksızın el yordamıyla hemşire tarafından yapıldığını, bu durumun ise üstünün örtüldüğünü ve düzenlenen raporda da bu duruma değinilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan maddi manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkeme kararında belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan raporun taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğunun, dava dilekçesinde davacının ''aydınlatılmış onam''la ilgili bir itirazı ya da beyanı bulunmadığının, dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bir hususun istinaf ya da temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceğinin anlaşılmasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1.maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.