Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2356 K.2025/1670
3. Hukuk Dairesi 2024/2356 E. , 2025/1670 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/570 E., 2024/581 K.
DAVA TARİHİ : 09.10.2018
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/76 E., 2022/20 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili tarafından arsa sahiplerine Ankara .... Noterliğinin 18/02/2013 tarihinde 3828 yevmiye nolu ihtarnamenin gönderilerek taşınmazın işgalci sıfatının ortadan kaldırılması maksadıyla gerekli hukuki girişimleri yapması için 3 ay mehil verildiğini, arsa sahiplerine verilen mehil içerisinde davalıya 3.000,00 TL ödeme yaparak, kalan 3.000,00 TL'nin ise davanın sonuçlandırılmasına müteakiben ödeneceğini belirterek arsa sahiplerine verilen mehilin bitiminden sonra davayı açmasını istediğini, mehilin 18.05.2013 tarihinde bittiğini, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirme maksadıyla hareket eden müvekkilinin vekilinden beklediği işin kısa sürede dava açması olduğunu, davalının müvekkilinden ilk etapta almış olduğu parayı kendi özel ihtiyaçları için kullandığını, davayı açmadığını, davanın açılmadığını fark eden müvekkilinin telefonlarına uzunca bir süre çıkmadığını, daha sonra müvekkiline büro arkadaşının bürodan ayrıldığını, müvekkilinden almış olduğu parayı başka bir iş için kullandığını, kendisine 10-15 gün daha süre verirse parasını alıp açmadığı davayı açacağını söylediğini, daha sonraki süreçte talep etmiş olduğu 10-15 günlük sürede davanın 29.11.2013 tarihinde ikame edildiğini, aralarında kurdukları vekalet ilişkisinin daha en başında davalının almış olduğu işte özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve açtığı davayı da takip etmediğini, bu durumu müvekkiline haber vermediğini, davalıyı defalarca aradığını, davalının telefonlara cevap vermediğini ve müvekkilini oyaladığını, daha sonra mahkeme kaleminden dosyanın duruşmaya girilmediğinden işlemden kaldırıldığını öğrendiğini, bu nedenle Ankara Barosuna disiplin soruşturması açılması amacıyla başvurulduğunu, Ankara Barosu Başkanlığınca davalı hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiğini ve kınama cezası verildiğini, davalının disiplin sicil özetinde Avukatlık Kanununun 136/1 maddesi gereğince tekerrüre esas 30.03.2012 kesinleşme tarihli kınama cezasının bulunduğunu, davalının Ankara Barosu disiplin kurulu nezdinde aldığı kınama cezasına itiraz ettiği dilekçe içeriğinde kendisini haklı çıkarabilmek için kusuru müvekkiline izafe ettiğini ve işin tamamlanmasından sonra ödeme konusunda anlaştıkları bakiye ücret alacağının tarafına ödenmemesini gerekçe olarak sunduğunu, müvekkilinin bu sebeple zarar gördüğünü belirterek bu sebeple yapmış olduğu sözleşmeden kaynaklı zarar gördüğünü ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminat, davalının kusurlu davranışları ile ihlalin ortaya çıktığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili tarafından Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/536 E. sayılı davasının açıldığını, bu dava dosyası ile davacı yanın yüklenicisi olduğu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’ne konu arsa üzerinde yan parselde bulunan gecekondular tarafından işgal söz konusu olduğu ve sözleşmenin tarafı olan arsa sahiplerinin bu işgali sona erdirmek için hukuki işlem yapmamaları nedeni ile davacı yanın çevre düzenlemesini yapamadığı ve dolayısı ile iskan işlemlerini yerine getiremediği binanın iskana hazır olduğunun tespiti ile iskana bırakılan bağımsız bölümün adına tescili talepli olduğunu, dosyada davacı adına yapılan işlemlerdeki korunmak istenen hukuki menfaatin binanın iskana hazır hale getirilmesine rağmen fiili işgalden dolayı iskanın alınamaması ve iskana bırakılan tapunun adına tescili olduğunu, dosyada yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde fiili işgalin tespit edildiğini, bunun akabinde davacı yanın fiili işgalin olduğu arsanın da müteahhitlik görevini üstlendiğini, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/536 E. sayılı dava dosyasının 18/02/2016 tarihli duruşmasına adliyede hazır olmalarına rağmen usulsüz olarak dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, duruşma saatinde hazır olmamıza rağmen seslenme yapılmaksızın duruşma görüldüğünü de içerir tutanak ekiyle itirazda bulunulduğunu ve ara karardan dönülmesi talep edilmişse de Mahkeme tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davada gerekli tespitlerin yapıldığını ve fakat adına tescil talep edilen daire için aradan geçen 3 sene içerisinde fiili işgalin de sona ermesine rağmen iskan için gerekli yasal prosedürlerin yerine getirilmesi gerektiği, aksi taktirde talep ettiği tapu tescilin adına mahkemece yapılamayacağı, davayı yenilemenin hukuki bir yararı olamayacağı bilgisi verildiğini, kendisinin de tanık huzurunda eksik belgelerinin olduğunu ve SGK’ya ödeme yapması gerektiğini onları yapıp iskanı aldıktan sonra adına tescil davasının devam ettirilmesini talep ettiğini, davacının kendi kusurlu davranışı sebebiyle davanın devam ettirilemediğini, fakat 2013 yılı itibariyle korunması gereken menfaati olan fiili işgalin anılan dava dosyasında yapılan keşif ile tespit ettirildiğini, bu tespit işleminden sonra fiili işgali arsanın yüklenicisi olması hasabi ile bizzat sona erdirdiğini, fakat iskan için gerekli hukuki ve mali yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle iskanı almadığını, bu sorumluluğu da müvekkilinin yerine getirmesini talep ettiğini, davacının Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile üstlenmiş olduğu edimleri yerine getirmediğini, haksız menfaat elde etmek adına iş bu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;davalı avukatın özen yükümlülüğüne aykırılık eylemi neticesi davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ile iddia edilen zararın oluşması arasında illiyet bağının bulunmadığı, zarardan sorumluluğun ortaya konulamamasına göre de açılan maddi ve manevi tazminat istekli davanın reddine karar verilmiş karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf gerekçesinde belirtilenin aksine kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahiplerinin arsayı boş ve temiz halde müteahhide teslim etme yükümlülüğü altında olduğunu, davalının talimatlara uymadığını, davayı zamanında açmadığını, davayı takip etmeyerek düşmesine neden olduğunu, bu sebeple taşkın yapının yıkımının sağlanamadığını ve iskan alınamadığını, oluşan zarar ile davalının eylemleri arasında nedensellik bağı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekaletin, kötü ve özensiz kullanımı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve özellikle davacının kendi kusuruyla inşaatı tamamlayamadığı ve iskan ruhsatı alamadığı, oluşan zarar ile davalının eylemi arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.