Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2276 K.2025/1606

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2276 📋 K. 2025/1606 📅 13.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2276 E.  ,  2025/1606 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/105 E., 2024/72 K.
DAVA TARİHİ : 01.04.2015
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ile davalı Kurum arasında her yıl yenilenen sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi bulunduğunu, davalı Kurumca Sayıştay Başkanlığı tarafından fatura ödemeleri aşamasında yapılan denetim sonucu, Sağlık Uygulama Tebliği'nin (SUT) (6.1.1.B) maddesi uyarınca yatarak tedavilerde kullanılacak ilaçların davacıya ait hastane tarafından temini zorunlu olmasına rağmen, anılan hükme aykırı olarak yatan hastaya reçete düzenlenerek dışarıdan ilaç aldırmak suretiyle Kuruma fatura edildiğinin ve Kurumun zarara uğratıldığının tespit edildiği gerekçesiyle, davacının Kurum alacaklarından 367.882,54 TL kesinti yapılmasına karar verildiğini, ancak davacının sözleşmeye ve mevzuata aykırı hareket etmediğini ve yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kesinti işleminin iptali ile faiziyle birlikte davacının alacaklarından kesilen toplam 404.670,79 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yatarak tedavilerde hasta için kullanılacak ilaçların hastane tarafından temininin zorunlu olduğu, ancak bu ilaçların Kurumla sözleşmeli resmi sağlık kuruluşlarınca temin edilememesi halinde "Eczanemizde yoktur. Yatan hasta" kaşesi basılıp başhekimlik onayı ile reçete düzenlenerek hastaya aldırılması durumunda, reçetede yer alan ilaç bedellerinin SUT hükümleri doğrultusunda beş günlük dozu aşmamak kaydıyla Kurumca karşılandığını, davacı Üniversiteye ait hastanenin ise bu hükümlere aykırı şekilde Kuruma faturalandırma yaptığını, yapılan kesintinin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.03.2016 tarihli kararıyla; davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 12.12.2019 tarihli ilamıyla; her ne kadar Mahkemece emekli Sayıştay denetçisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu rapora karşı davacı vekilinin, bilirkişi tarafından hasta bazında tek tek inceleme yapılmadığı ve tek bir bilirkişi yerine konusunda uzman kişilerden oluşan heyetten rapor aldırılması gerektiğinden bahisle itiraz ettiği, buna göre davalı Kurumun kesinti nedenlerinin sözleşmeye uygun olup olmadığı konusunda doktor, hastane yöneticisi ve Sayıştay denetçisinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan, davacı itirazlarını da karşılar mahiyette aydınlatıcı, özellikle kesinti nedenlerinin tüm hastalar bazında ayrı ayrı değerlendirildiği ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması, daha sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 12.04.2022 tarihli kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan kesinti işleminin sözleşmeye ve mevzuat hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine, Dairemizin 15.09.2022 tarihli ilamıyla; Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, gereğinin yerine getirilmediği; hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda, CD üzerinden yapılan inceleme sonucu tüm hastalara ilişkin teker teker değerlendirme yapıldığının belirtildiği, ancak kesintiye konu işlemlerin uygulandığı hastalarla ilgili yapılan değerlendirmenin ayrı ayrı açıklanmadığı gibi, kesinti sebeplerinin teker teker hasta bazında değerlendirilmediği, buna göre yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda bozmaya aykırı şekilde karar verilmiş olduğu, o halde Mahkemece oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden, davacının tüm itirazlarını karşılayacak nitelikte, davalı Kurum tarafından yapılan kesinti sebeplerinin hasta bazında teker teker değerlendirildiği ve bu değerlendirmenin bilirkişi raporunda yine hastalara göre ayrı ayrı belirtildiği denetime elverişli bir rapor alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda alınan denetime elverişli bilirkişi kurulu raporunda, davalı Kurumca yapılan kesinti sebeplerinin hasta bazında teker teker değerlendirildiği ve bu değerlendirmenin yine hastalara göre ayrı ayrı belirtildiği, davalı hastane tarafından 2011 yılı içerisinde düzenlenen faturaların incelenmesi neticesinde, 64 hasta yönünden hem ayaktan hem de günübirlik başvuru olarak açılan kayıt üzerinden yatan hasta reçetesi düzenlenmesinin, yine 257 hasta yönünden reçete günü sadece ayaktan başvuru olduğu halde yatan hasta reçetesi düzenlenmesinin, 472 adet hasta yönünden reçete tarihinde yatışı olmadığı halde yatan hasta reçetesi düzenlenmesinin ve 92 adet hasta yönünden de kimlik numarası ile açılmış başvuru olmadığı halde yatan hasta reçetesi düzenlenmesinin sözleşme şartlarına uyulmadığını gösterdiği, buna göre davalı Kurumca davacının alacaklarından yapılan 404.670,79 TL tutarındaki kesintinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bilirkişi raporunda yapılan kesintilerin yerinde olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, ancak bilirkişilerce kesinti yapılan her reçete yönünden hastaların yatan hasta olup olmadığı, yatan hasta değillerse veya taburcu edildikleri tarihte reçeteleri yazılmışsa kesintinin yerinde olup olmadığı ve kesintinin yatan hastaların hastanece karşılanmayan ilaçlarına ilişkin olup olmadığı hususlarının raporda tartışılması gerektiğini, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek verilen kararın hatalı olduğunu; olayın gerçekleştiği 2011 yılında e-reçete sistemi olmadığından reçetelerin bugünkü gibi teknik takibinin mümkün bulunmadığı gibi hastaya yazılan reçetedeki ilaçlar getirilmediğinde veya hasta yakınlarının reçeteyi kaybettiğini beyan etmesi durumunda, sadece müvekkil hastanede değil diğer tüm sağlık kurumlarında yeniden reçete yazıldığını, reçete yazılmış olmasının ilaçların verildiği anlamına da gelmediği, yazılan reçetede verilen ilaçların ve sayılarının eczaneler üzerinden ancak Kurum tarafından denetlenebileceğini, müvekkili Üniversiteye ait hastanenin reçetelerin düzenlenmesinde sözleşmeye ve mevzuata aykırı herhangi bir eylemi bulunmadığı gibi, reçetelerin karşılanması aşamasında da herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı Kurumca taraflar arasında yapılan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi ile SUT hükümlerine dayalı olarak davacının Kurum alacaklarından yapılan kesinti işleminin iptali ile kesilen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda; davalı Kurumca yapılan kesinti sebeplerinin hasta bazında teker teker değerlendirilmesi sonucu davacı hastane tarafından hem ayaktan hem de günübirlik başvuru olarak açılan kayıtlar üzerinden yatan hasta reçetesi düzenlendiği, yine reçete günü sadece ayaktan başvuru olduğu halde yatan hasta reçetesi düzenlenmiş olduğu, ayrıca reçete tarihinde yatışı olmadığı halde veya kimlik numarası ile açılmış başvuru olmadığı halde yatan hasta reçetesi düzenlendiği tespit edildiği, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye ve SUT hükümlerine aykırı davranması nedeniyle davalı Kurum tarafından hakkında uygulanan kesinti işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi