Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3712 K.2025/1579

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3712 📋 K. 2025/1579 📅 13.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/3712 E.  ,  2025/1579 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/126 E., 2023/25 K.
DAVA TARİHİ : 24.02.2005
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalılardan ...'in 19.07.1993 tarihinde Üniversitenin Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü Topoloji Ana Bilim Dalında araştırma görevlisi olarak göreve başladığını, Yüksek Öğretim Kurumunun Anayasa ve 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanun'dan (2547 sayılı Kanun) aldığı yetki çerçevesinde, davalının master ve doktora eğitimini yapmak üzere İngiltere ve Amerika'ya gönderildiğini, bu işlemlerden önce ... 5. Noterliğinden sadır davalı adına düzenlenmiş taahhütname alındığını, davalının eğitimini tamamlayamadığını ve böylece taahhütname ve kefalet senedinin ihlal ettiğini, bilahare davalının müvekkili Üniversite ile ilişiğinin 04.04.2003 tarihinden itibaren kesildiğini, diğer davalıların ilgili taahhütnamede kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğunu belirterek; 38.734,29 Sterlin, 57.546,00 USD ile toplam 10.822.586,000 TL (eski) yurt içi aylık giderinin % 50 fazla alacağın sarf tarihinden işleyecek %30 yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; müvekkilinin doktoradaki başarısızlığının ardından davacı Üniversite bünyesinde çalışma taleplerine rağmen, Maliye Bakanlığının yazısı gereği yeniden görev verilmediğini, işbu yazının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ek 34. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin borçlandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca müvekkilinin İngiltere'deki lisansüstü eğitimini başarıyla tamamladığını, davacı tarafın sarf tarihinden itibaren faiz talebinin de haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; müvekkilinin, davalı ...'in İngiltere'ye gidişine ilişkin sözleşmeye imza attığını, davacı Üniversitenin davalı ...'i sonradan Amerika'da görevlendirdiğini, buna ilişkin sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, davalı ...'in lisansüstü eğitimini İngiltere'de tamamladığını, ancak doktora kısmında başarısız olduğunu, üniversitenin ilgilinin ilişiğini kesmeden ikinci görev vermesinin doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ..., ... ve ....vekili; davalı ...'in lisansüstü eğitimini başarıyla tamamladığını, yalnızca doktorada başarısız olduğunu, davalı ...'in en azından yüksek lisans programında başarılı olmasından dolayı göreve başlatılması gerekirken Üniversitenin kendisine görev vermediğini, yurt içi aylıkların talep edilemeyeceğini, taahhütnameyi kefil olarak imzalayan müvekkillerinin senette ödemeyi taahhüt ettikleri 30.328.000.000 TL'yi ödemeye hazır olduğunu, ayrıca müvekkilleri ...ve ..., ilk imzalanan 01.12.1993 tarihli taahhütnamede kefil olmadıkları için İngiltere'deki mastır öğrenimi kapsamında yapılan masrafların talep edilemeyeceğini, diğer müvekkilleri için de taahhütnamedeki sorumluluk miktarının 2.500.000.000 TL ile sınırlı olduğunu savunarak, davanın 30.328.000.000 TL'yi aşan kısmının reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.10.2011 tarihli kararıyla; davalının İngiltere'deki master eğitimini başarıyla tamamlaması ve bu yer için ayrı taahhütnamenin olması nedeniyle İngiltere ile ilgili masrafların geri istenemeyeceği, davalı ... Amerika'daki doktora eğitimini tamamlayamadığı ve başarısız olduğu için, Amerika ile ilgili yapılan harcamalar yönünden davacının talebinin yerinde olduğu, davacının davalı ...'in yurt içi aylıkları ile ilgili talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, 70.730,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, ... ... ve ...'ün 30.328,00 TL'lik limit ve faizi ile sorumlu tutulmalarına, fazlaya ilişkin talep ve davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (kapatılan) 18. Hukuk Dairesince verilen 03.07.2012 tarihli ilamla; davalı ...'in temyiz isteminin süreden reddine, davalı ... tarafından verilen ... 1. Noterliğinin 01.12.1993 tarihli ve 29135 yevmiye numarasıyla düzenlenmiş taahhüt senedinin kendisini bağladığı, davalı ...'in master eğitimini tamamlayarak doktora eğitimine başladığı, ancak doktora eğitiminde başarısız olması ve master eğitiminden dolayı yükümlü olduğu mecburi hizmetini yapmamış olması nedeniyle taahhüdünü ihlal ettiği, Mahkemece, taahhüt ve kefalet senedi kapsamı doğrultusunda işlem yapılması ve davalılardan istenen tazminatın bu doğrultuda hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken, master eğitimi döneminde yapılan masraflar tutarı olan 38.734,29 Sterlin'den sorumlu olmayacağı yönündeki bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinin doğru olmadığı, ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın 08.07.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 5535 sayılı "Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Yasa"nın 2. maddesi, 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 53. maddesi ve 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 6111 sayılı "Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un Geçici 4. maddesinin somut olayda değerlendirilip oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 14.07.2015 tarihli kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ... ... ve ...'nin 12.835,55 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu tutulmak kaydıyla 52.781,82 TL'nin dava tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınıp davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 10.06.2021 tarihli ilamla; hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
3. Dairece verilen 26.01.2022 tarihli ilamla; davalı ...'in sair karar düzeltme taleplerinin reddine, 5535 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun'un 2. maddesi, 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 53. maddesi ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Geçici 4. maddesinde açıkça "…kendilerine döviz olarak yapılmış olan her türlü masraflar için imzaladıkları yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi hükümleri dikkate alınmaksızın…" hükmünün bulunduğu, 2547 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca, yurt dışına görevlendirilenler ile Geçici 53. maddenin birinci fıkrasında belirlenen durumda bulunanlardan aynı Kanun'un 33. maddesi uyarınca yurt dışında görevlendirilenler bakımından yurt içi maaşları ve cezai şartların dikkate alınmayacağı, yukarıdaki kanun hükümleri ve açıklamalara göre kefalet senedindeki %50 artırım şartı uygulanarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de, Türk Borçlar Kanunu'nun 121/3 maddesinde düzenlenen, uygulamada "faize faiz yürütme yasağı" olarak da bilinen, kamu düzeni ile ilgili olması sebebiyle Mahkemece resen gözetilmesi gereken, ana para alacağına işlemiş faiz eklenmek suretiyle toplam alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı, kararın bu nedenle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı gerekçesiyle, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne ve Dairenin 10.06.2021 tarihli düzeltilerek onama kararının kaldırılarak hükmün davalı ... yararına bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamındaki hususların nazara alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ... ... ve Sulhiye yönünden; 12.835,55 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu tutulmak kaydıyla, 25.671,11 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa işlemiş 14.275,16 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 39.946,27 TL'nin 25.671,11 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalı ...'den alınıp davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bozma ilamında dayanak olarak bir kısmı gösterilen 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Geçici 4. maddesinde: "...bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üç ay içerisinde borçlu oldukları idarelere başvurmaları halinde,..." şartının bulunduğunu, bozma ilamında bu hususa değinilmediğini, davalının bu maddeden yararlanmasının başvuru şartına bağlı olduğunu, Mahkemece öncelikle davalının davacı Üniversiteye yine bu kanun kapsamında yaptığı bir başvurusunun olup olmadığının araştırılması, ardından açıklanan Kanun hükmü de değerlendirilerek somut uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmesi gerekirken, bu hususa değinilmeden kararın bozulduğunu, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı araştırma görevlisinin göreviyle ilişiğinin kesilmesinden kaynaklı imzalanan yüklenme senedi ve kefalet senedi uyarınca yapılan ödemelerin istirdadı istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın; bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacak olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.