Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1678 K.2025/1307

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1678 📋 K. 2025/1307 📅 04.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/1678 E.  ,  2025/1307 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1144 E., 2024/203 K.
DAVA TARİHİ : 22.09.2015
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/651 E., 2018/359 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 02.02.2004 tarihinde Zümrüt Apartmanının çökmesi nedeniyle müvekkilinin eşi ... ve müşterek çocukları ...ile ...'nın göçük altında kaldığını, ancak eşi ve kızının göçükten canlı ve yaralı olarak çıkartıldığını, tedavi safhasında hayatlarını kaybettiklerini, Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/35 E., 2013/461 K. sayılı kararı ile müvekkilinin kızı ...'nın eşi ...'ten sonra vefat ettiğinin belirlendiğini, bu kararın kesinleştiğini, Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/696 E., 2015/657 K. sayılı kararı ile ...'nın çocuksuz ve bekar olarak vefat etmesi nedeniyle mirasının tamamının annesi olan müvekkili Feriha'ya kaldığına dair mirasçılık belgesi verildiğini, davalının ise ...'in erkek kardeşi olduğunu, davalının, kendisi ve diğer kardeşlerinin ...'in mirasçısı olduğuna dair düzenlenen mirasçılık belgesine dayanarak terekeye ait gayrimenkullerin yönetimini ele geçirdiğini ve bu surette mal varlığında haksız zenginleşme olduğunu, terekeden haksız yarar sağladığını ileri sürerek; göçük altında hayatını kaybeden ... ve ...'dan intikal eden terekedeki gayrimenkullerin 26.02.2004-21.01.2008 tarihleri arasındaki bilirkişilerce belirlenecek olan kira gelirlerinden şimdilik 100.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, olaydan sonra davacının da içinde bulunduğu aile efradının toplanarak murisin gelir ve giderlerinin yönetiminin müvekkili tarafından yapılmasına karar verildiğini, müvekkilinin istememesine rağmen aile büyüğü olarak bu görevi kabul ederek gelir ve giderleri idare ettiğini, giderlerden artan gelir olması halinde bu parayı, mahkemece ... adına açılan hesaba aktardığını, 2006 yılının 11.ayında tereke dosyasında kayyım atandığı için hiçbir gelir tahsil etmediğini, harcama yapmadığını, tereke ile ilgili hiçbir işlemi olmadığını, bu tarihten sonra tüm harcamaların terekenin kayyımı tarafından yerine getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli, kararıyla; kira bedellerinden ödenmesi gereken masrafların karşılandığı, diğer ortaklara dağıtılması gereken miktarların davalı tarafından makbuz karşılığında ödendiği, kira gelirlerinden artan tahsilatların ise makbuz karşılığında tereke hesabına yatırıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli, kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki alacak hesabında isabetsizlik görülmediği, davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun reddine ilişkin karar yerinde görülmediğinden davalının başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden davanın reddine ve davalı lehine nispi vekalet ücreti verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 08.09.2021 tarihli, ilamla; somut olayda, istinaf başvurusunun, hakkındaki ret talebi kabul edilen Hakim Muhlise Yılmaz katılmaksızın görevli olduğu dairece incelenerek karara bağlanması için, temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma nedenine göre, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesince delil takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının başvurusunun reddine, davalının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine ve davalı vekili lehine nisbi vekalet ücretine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece verilen 06.06.2022 tarihli ilamla; denetlemeye elverişli olmayan rapor üzerinden mahsuplaşma yapıldığı, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; sunulan dekont ve makbuzların asıllarının getirtilmesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 31. maddesi uyarınca hangi giderlerin hangi taşınmaza yapıldığı hususunun davalı tarafa açıklattırılması, akabinde davalı tarafından yapıldığı bildirilen giderlerin gerekli olup olmadığı hususunda gerekirse keşif de yapılmak suretiyle değerlendirilerek, içerisinde inşaat mühendisinin de olduğu bilirkişi heyetinden rapor aldırılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hüküm vermeye yeterli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının başvurusunun esastan reddine, davalının başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Bölge Adliye Mahkemesince bozma kapsamında belirtilen nitelikte bilirkişi heyeti oluşturularak ilgili konutlar üzerinde keşif icrasıyla inceleme yaptırılarak bu dairelerde proje kasamında faydalı ve yararlı lüzumlu tadilat, tamirat gibi fiziki durumlar olup olmadığı ve bunların maliyetleri belirlenmeden eksik ve yetersiz düzenlenen raporun karara esas alındığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız alınan veraset ilamına dayalı olarak murisin malvarlığından elde edilen gelirlerin sebepsiz zenginleşme kapsamında tahsili istemine ilişkindir.
1.HMK'nın 373/2 maddesine göre; Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir.
Aynı Kanun'un 373/3 maddesine göre; Bölge adliye mahkemesi, 344. madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.
Dairece verilen 06.06.2022 tarihli ilamla temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında doğrudan hüküm kurulması gerekirken, ortada bir İlk Derece Mahkemesi kararı ve istinaf başvurusu bulunmadığı halde tarafların istinaf başvurularının incelenerek hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2.Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 371.maddesi uyarınca USULDEN BOZULMASINA,
2.Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.