Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1603 K.2025/904

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1603 📋 K. 2025/904 📅 17.02.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/1603 E.  ,  2025/904 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/378 E., 2024/300 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/397 E., 2022/14 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı tarafından davalı ....Sanayi Limited Şirketi'nin üçüncü kişi olan ... isimli kişiye olan Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1340 Esas sayılı dosyasındaki borcunun, borçlunun davacıdan ricası üzerine davacı tarafından gönderilen para ile üçüncü kişi alacaklı yana havale yapılmak suretiyle ödendiğini, davalıların yapılan bu ödemeyi davacıya ödemeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, alacaklarının 55.000,00 TL'lik kısmının dayanağının bu şekilde olduğunu, davalıların ayrıca davacıdan borç aldıklarını, alacağın 100.000,00 Euro'luk kısmının da bu şekilde oluştuğunu, davalıların borçlarını ödememeleri üzerine Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2020/8297 Esas sayılı dosyası ile alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, davalının itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tam ıslah dilekçesi ile davayı alacak davasına dönüştürmüştür.
II. CEVAP
Davalılar vekili; sözleşmede bulunan imzalara itiraz ettiklerini, imzaların müvekkillerine ait imzalar olmadığını, davaya bakmakla yetkili mahkemenin ticaret mahkemeleri olması gerektiğini, itirazın iptali davasına konu olan icra takibinin dayanağı olan belgelerin Rusça dilinde yazıldığını, belgelerin Türkçe çevirisinin bulunmadığını, çevirisi bulunmayan belgeler ile icra takibi başlatılamayacağını, davacının ödünç vermiş olduğu parayı doğrudan icra takibine koyarak talep etmesinin mümkün olmadığını, öncesinde mutlaka bir ihtarnamenin keşide edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden ardından esastan reddini, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takip dayanağı yapılan belgelerde bulunan imzaların davalı ...'ın eli ürünü olmadığı yapılan imza incelemesi ile sabit olduğu, davacının alacağını, zikredilen sözleşmelere dayandırdığı, bunun dışında alacını ispata elverişli başkaca bir delil bildirmediği, sözleşmede yer alan imzalar davalıya ait olmadığına ve dava dilekçesi ekinde yer alan 55.000,00 TL'nin gönderildiğine ilişkin dekont açıklamasında paranın davalılara borç olarak verildiğine dair bir ifade yer almadığına göre davalının sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle başlatılan icra takibinde davalıların herhangi bir borcu bulunmadığı, icra takibine konu edilen alacağın davalılardan talep edilemeyeceği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, dekontun yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, alacak yabancı para üzerinden talep edildiğinden vekalet ücretinin karar tarihindeki değer üzerinden belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
1.Davacı, davalıların kendisinden borç aldıklarını, borçlarını ödemediklerini iddia ederek, alacak talebinde bulunurken davalı tarafın sözleşmede bulunan imzalara itiraz ederek, davacının iddia ettiği bir alacağının bulunmadığını savunduğu anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, adli belge inceleme uzmanı bilirkişiden alınan 22.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda; 16.07.2020 tarihli kiril alfabesi ile yazılmış, belge üzerinde davalı ... adına atılı imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasen; ... elinden çıkmadığı(...'ın hakiki imzalarının model alınması suretiyle takliden oluşturulmuş sahte imzalar oldukları) kanaatine varıldığı belirtilmiş, davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belgedeki imzaların davalı tarafından davacının gözü önünde atıldığın, bu nedenle imza incelemesi yapılması için dosyanını Adli Tıp Kurumuna sevkini talep ettiği görülmektedir.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; 16.07.2020 tarihli belgedeki davalı ... adına atılı imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasen; ... eli ürünü olup olmadığı hususnda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekirken, Adli Tıp raporu alınmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma nedenine göre; taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre; taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harçlarının temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.