Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2464 K.2025/3561
6. Hukuk Dairesi 2024/2464 E. , 2025/3561 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/60 E., 2024/292 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ihalesi yapılan ''.... İl Müdürlüğü İdare Binası Misafirhane-Lokal Binaları Deprem Güçlendirme Onarım İşinin'' davacı şirket tarafından üstlenildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında işin tamamlandığını ve kesin kabulünün yapıldığını, işin yapımı sırasında idare ve yapı denetim heyetinin bilgisi ve talimatı doğrultusunda fazla imalâtlar yapıldığını, sözleşme kapsamındaki bir kısım imalâtların yapımından ise vazgeçildiğini, davalı idarenin anahtar teslimi götürü bedelli olan sözleşme kapsamında yasal iş artışının %10'unun üzerinde olması ve keşif artışı ile bu miktarı ödeyemeyeceğini anlaması üzerine kesin hesapta davalının yapmış olduğu fazla imalâtların bir çoğunu dikkate almadığı gibi bir çoğunda da metrajlarda eksik hesaplama yapmak suretiyle eksik ödeme yaptığını, sözleşme kapsamında yapılmasından vazgeçilen iş kalemi bedelinin düşülmesinde ise yüklenici teklifindeki indirim oranını dikkate almadan fazla kesinti yaptığını, yine geçici kabul eksikliklerinin kısa bir sürede tamamlanması istenerek haksız bir şekilde gecikme cezası uygulandığını, şantiyede kullanılan elektrik ve su bedellerinin haksız olarak kesildiğini ileri sürerek sözleşme kapsamında ve sözleşme dışında yapılan fazla imalâtların bedelinin yapıldıkları yıl mahalli rayiçlere göre, yapılmasından vazgeçilen ve kesinti yapılan imalâtların bedelinin ise ihale tenzilat oranı dikkate alınarak hesap edilip fazla imalât bedeli ile fazla kesinti tutarının, yine geçici kabul heyeti tarafından yaptırılan fazla işler için süre uzatımı belirlenerek fazla kesilen gecikme cezasının ve haksız kesilen elektrik ve su bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ihale belgeleri arasında yer alan projelerde ve iş yerinde yaptığı incelemeler neticesinde kullanılacak malzemelerin miktarını hesaplayarak anahtar teslimi götürü bedel işe ilişkin teklif verdiğini ve kendisine verilen projelerin, teslim edilen iş yerinin veya malzemenin sözleşme hükümlerine aykırı, fen ve sanat kurallarına uymadığına ilişkin Genel Şartname'nin 15. maddesi kapsamında bir itirazda da bulunmadığını, Genel Şartname'nin 24. maddesinde, yüklenici tarafından proje ve şartnamelerden farklı olarak yapılmış olan işlerin fen ve sanat kurallarına ve istenen özelliklere uygun olduklarının idarece tespiti halinde bu işlerin yeni durumu ile kabul edileceğinin, ancak yüklenicinin daha büyük boyutta ve fazla miktarda malzeme kullandığını ve daha fazla emek harcadığını öne sürerek fazla bedel isteyemeyeceğinin hüküm altına alındığını, davacının sözleşme dışı yaptığı fazla imalât olmadığını yapılan kesintilerin sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli ve 2016/78 Esas, 2021/440 Karar sayılı kararı ile sözleşme imzalandıktan sonra bir kısım imalâtların iptal edildiği, sözleşme dışı bir kısım imalâtların da yapıldığı, sözleşme konusu binaların özelleştirilmesi ve özelleştirilen kurum binalarının sonradan birçok tadilat görmesi nedeniyle çoğu imalâtın yerinde tespitinin mümkün olmadığı, asbuilt projesi olmadığından yerinde keşif yapılıp kesin hesabın çıkartılamayacağı, işe ilişkin tutulan tutanaklar, tespitler, makam olurları ve yapılan işi kanıtlayan dökümanlara göre davacının yapmış olduğu imalâtların belirlendiği, Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre sözleşme konusu iş bedelinin %10'una kadar yapılacak ilave işlerin sözleşme fiyatları ile %10'u aşan kısmının ve sözleşme dışı imalâtların ise iş sahibi için yararlı ve onun tarafından benimsenmiş olmaları nedeniyle vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanması ve davacıya ödenmesi gerektiği, fazladan yapılan imalât bedelinin 174.425,72 TL olarak hesaplandığı ancak vekaletsiz iş görme hükümlerine dayalı taleplerin TBK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, sözleşme kapsamındaki işlerin 2007 yılında yapıldıkları dikkate alındığında ıslahla talep edilen alacak miktarının ıslah tarihinde zamanaşımına uğradığı, davalının geçici kabul eksiklikleri için verdiği 29 günlük ek sürenin çalışılamayan günlerin bitimi olan 15 Nisandan başlatılması gerektiği, eksikliklerin 03.05.2008 tarihinde tamamlandığı ve gecikmenin olmadığı, gecikme cezası kesintisinin haksız yapıldığı ancak işin teslim tarihi olarak kabul edilen kesin kabul tutanağının onaylandığı 15.08.2011 tarihinden itibaren eser sözleşmelerinde uygulanan 5 yıllık zaman aşımı süresinin ıslah dilekçesiyle talep edilen miktar yönünden ıslah tarihi itibarıyla dolduğu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 27. maddesi uyarınca elektrik ve su bedellerinden davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk derece mahkemesinin 29.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 18.12.2023 tarihli ve 2022/5217 E., 2023/4309 K. sayılı ilamıyla kurumlar arası yazışmalardan davacı yüklenicinin işin yapımı sırasında kullandığı elektrik ve su bedellerinden sorumlu olduğu anlaşılmakla bu talep yönünden ret kararı verilmesinin doğru olduğu ancak davacının ıslah dilekçesinin davalıya 15.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği davalı vekilince 2 haftalık yasal süre içerisinde ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunulmadığı, davacının en yakın 13.02.2021 tarihinde bilirkişi raporuna karşı zamanaşımı savunmasının dikkate alınmadığına ilişkin beyanda bulunduğu, öncesinde ve devamında alınan tüm raporlara karşı zaman aşımı savunmasında bulunduğu ancak ayrıca ve açıkça davacının ıslah dilekçesine karşı bir zamanaşımı def’inin bulunmadığı, bu hali ile yerel mahkemece ıslahla arttırılan miktar bakımından işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme imzalandıktan sonra bir kısım imalâtların iptal edildiği, sözleşme dışı bir kısım imalâtların da yapıldığı, sözleşme konusu binaların özelleştirilmesi ve özelleştirilen kurum binalarının sonradan birçok tadilat görmesi nedeniyle çoğu imalâtın yerinde tespitinin mümkün olmadığı, asbuilt projesi olmadığından yerinde keşif yapılıp kesin hesabın çıkartılamayacağı, işe ilişkin tutulan tutanaklar, tespitler, makam olurları ve yapılan işi kanıtlayan dökümanlara göre davacının yapmış olduğu imalâtların belirlendiği, Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre sözleşme konusu iş bedelinin %10'una kadar yapılacak ilave işlerin sözleşme fiyatları ile %10'u aşan kısmının ve sözleşme dışı imalâtların ise iş sahibi için yararlı ve onun tarafından benimsenmiş olmaları nedeniyle vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanması ve davacıya ödenmesi gerektiği, fazladan yapılan imalât bedelinin 174.425,72 TL olarak hesaplandığı, davalının geçici kabul eksiklikleri için verdiği 29 günlük ek sürenin çalışılamayan günlerin bitimi olan 15 Nisan tarihinden başlatılması gerektiği, eksikliklerin 03.05.2008 tarihinde tamamlandığı ve gecikmenin olmadığı, gecikme cezası kesintisinin haksız yapıldığı, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 27. maddesi uyarınca elektrik ve su bedellerinden davacının sorumlu olduğu, davacının ıslah dilekçesine karşı süresinde açıkça ve ayrıca zamanaşımı definde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı şirket vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda 19.053/2 4 cm kalınlıkta polistren köpükle çatıda ısı yalıtımı işi yönünden 6.936,29 TL ve 21017/1 ... kalıp işi yönünden 14.512,61 TL talep etmekte davacının haklı olduğu tespit edilmişken mahkemece bu alacaklar yönünden ret kararı verilmesinin doğru olmadığını, mahallinde keşif yapılmasına rağmen yapılan işlerin tespit edilememesinde ve dosyada eksiklik bulunmasında davacı tarafa yükletilecek bir kusur bulunmadığından bu alacak kalemlerinin bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda talep edilemeyeceği görüşü ile hesaplama yapılmayan alacak kalemleri yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, bilirkişinin bu alacak kalemleri yönünden yapmış olduğu tespitin doğru olmadığını, yerel mahkeme tarafından itirazlarının değerlendirilmeye alınmadığını, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, dava tarihi itibarıyla zamanaşımına uğramadığını beyan etmektedir.
2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tüm aşamalarında zamanaşımı itirazında bulunduklarını, 09.03.2021 tarihli duruşmaya katılamayacaklarınına ilişkin mazeret dilekçesinde açıkça ıslaha karşı zamanaşımı itirazının olduğunu bildirdiklerini, aksinin kabulü halinde ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken 01.01.2009 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacının ihale belgeleri arasında yer alan projelerde ve iş yerinde yaptığı incelemeler neticesinde kullanılacak malzemelerin miktarını hesaplayarak anahtar teslimi götürü bedel işe ilişkin teklif verdiğini ve kendisine verilen projelerin, teslim edilen iş yerinin veya malzemenin sözleşme hükümlerine aykırı, fen ve sanat kurallarına uymadığına ilişkin Genel Şartname'nin 15. maddesi uyarınca süresinde itirazda bulunmadığını, gecikme cezası kesintisinin haklı olduğunu, sözleşme bedelinin %10'unu geçen imalâtlar yönünden idarenin oluru alınmadan davacının kontrol mühendisi ile birlikte mevzuata aykırı olarak düzenlediği tutanaklar esas alınarak ve ihalede teklif verenlerle paylaşılmayan Yaklaşık Maliyet Tablosu esas alınarak karar verilmesinin doğru olmadığını, davacının ihale öncesinde projeler, şartnameler ve sözleşmenin diğer eki sayılan belgeleri ve işin yapılacağı yeri inceleyip teklif verdiğini, anahtar teslimi götürü bedelli sözleşmede idarenin kendisi için hazırladığı yaklaşık maliyet tablosundaki metrajlar esas alınarak fazla iş bedeli talebinde bulunulamayacağını, bu yönde görüş bildiren bilirkişi raporlarının hükme esas alınması gerektiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 24. maddesinde yüklenici tarafından proje ve şartnamelerden farklı olarak yapılmış olan işlerin fen ve sanat kurallarına ve istenen özelliklere uygun olduklarının idarece tespiti halinde bu işlerin yeni durumu ile kabul edileceğinin ancak yüklenicinin daha büyük boyutta ve fazla miktarda malzeme kullandığını ve daha fazla emek harcadığını öne sürerek fazla bedel isteyemeyeceğinin hüküm altına alındığını, lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin eksi olduğunu, hesaplamada elektrik ve su kesintisi iadesi olarak talep edilen 1.000,00 TL'nin dikkate alınmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı fazla imalât bedelinin tahsili ile hakedişten kesilen gecikme cezası ile elektrik ve su tüketim bedellerinin iadesi istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 365 ( 6098 sayılı TBK'nın 480.) maddesine göre eser sözleşmesinde bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Sözleşme kapsamı dışında kalan fazla işlerin yapılması halinde ise bedelinin 818 sayılı BK'nın 410 ve devamı (6098 sayılı TBK 526 ve devamı) maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca, imalâtın yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi ve mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanan bu tutara KDV ve yüklenici kârı dahil olduğundan, ayrıca KDV ve yüklenici kârı ilave edilmeksizin hesaplanması gerekir.
Sözleşmenin "Sözleşmenin ekleri" başlıklı 9. maddesinde sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olan ihale dökümanını oluşturan belgeler gösterilmiş olup, ilk sırada "Yapım İşleri Genel Şartnamesi" yer almaktadır. Sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi 6100 sayılı HMK'nın 193. maddesine göre delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan mahkemelerce görevi gereği kendiliğinden gözetilmesi gerekmektedir. Davada sözleşme dışı ilave işlerin bedeli istendiğinden, bu bedelin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin (YİGŞ) 22. ve 23. maddelerine göre hesaplanması gerekir. Sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22... maddelerinde varsa sözleşme dışı imalâtların bedellerinin hesaplanmasına ilişkin yöntem ve şartlar belirlenmiştir. Şartnamenin 22. maddesinde götürü bedelli işlerde sözleşme kapsamında kalması halinde %10 fazla imalâtın sözleşme fiyatlarıyla yaptırılacağı hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle sözleşme dışı imalâtlar yönünden inceleme yapılırken sözleşmenin ilgili hükümler ile şartname hükümlerinin dikkate alınması zorunludur. Yapılacak incelemede %10'u aşan imalâtın tespiti halinde ise bedelinin sözleşme ve işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 410 ve devamı maddeleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle belirlenmesi gerekir.
Taraflar arasında 16.03.2007 tarihinde imzalanan sözleşmede işin .... İl Müdürlüğü İdare Binası Misafirhane-Lokal Binaları Deprem Güçlendirme Onarım İşi olduğu, sözleşmenin 6. maddesine göre, sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedelli sözleşme olduğu işin ihale dokümanında yer alan uygulama projelerine ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayanılarak işin tamamı için yüklenici tarafından teklif edilen 848.000,00 TL üzerinden akdedildiği ve davacı idare tarafından da anahtar teslimi götürü işlerde düzenlenen işin yüzde olarak ne kadar oranda bittiğini gösteren pursantajlara göre hakedişlerin düzenlenerek ödendiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere anahtar teslimi götürü bedel üzerinden imzalanan sözleşmede, davacı yüklenici uygulama projesi, şartnameler ve sözleşmenin 9. maddesinde yazılı sözleşme eki niteliğindeki belgeleri görerek ve iş yerini incelemek suretiyle fiyat teklifinde bulunduğuna göre, davacı yükleniciye ancak plan, proje ve sözleşme kapsamında olmayan imalâtların bedeli ödenecektir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinin 8. maddesi uyarınca, idare tarafından ihale öncesinde ihale konusu işin yaklaşık maliyetinin hesaplandığı ve ihaleye ilişkin verilen fiyat teklifleri ile birlikte açıklanan, öncesinde ilan edilmesi yasak olan ve bu sebeple de Kamu İhale Sözleşmelerinde sözleşmenin eki niteliğindeki belgeler arasında sayılmayan maliyet cetvelindeki metrajları dikkate alarak ve maliyet cetvelindeki metrajların uygulama projeleri dikkate alınarak düzenlendiği, idarenin de kesin hakedişte iptal edilen imalâtları maliyet cetvelindeki (keşifteki) miktarlarla karşılaştırmak suretiyle düştüğü ve yerine yapılanları da aynı şekilde hesapladığı görüşüyle sözleşme kapsamında yapılan işler için toplam 115.406,92 TL hesaplama yapan 15.01.2021 tarihli bilirkişi kurulunun bu görüşü esas alınarak, sözleşme kapsamında yapılan işler için hesaplanan 115.406,92 TL'nin hüküm altına alınması doğru değildir.
Mahkemece hükme esas alınan 15.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda sözleşme kapsamı dışında yapılan işlerin bedeli ise yapıldıkları yıl olan 2017 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre toplam 60.518,80 TL olarak hesaplanmıştır. Bu işlerden, davacı şirketin şantiye şefi ve kontrol mühendisi tarafından tutulan tutanakla yapıldığı ispat edilen mevcut betonun yeni beton ile aderansını sağlamak için kullanılan yüzey kaplama imalâtının, tutanaktaki açıklama ve dosyadaki belgelerden sözleşme kapsamında bir iş olmadığı anlaşılmakla bedelinin hesaplanması ve hüküm altına alınması doğru olup davalı idarenin bu yöndeki itirazı yerinde değildir. Ancak mozaik silimi imalâtı, bilirkişi kurulu tarafından toplam 32.000 m² alan için 2007 yılı rayiç fiyatlarına göre 32.000,00 TL olarak hesaplanıp mahkemece hüküm altına alınmış ise de, davalı idare tarafından kesin hesapta bu imalâtın 1920 m²'lik alanı için 4.761,60 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla bu bedelin hesaplamada düşülmemesi davalı idarenin aleyhine hatalı olmuştur.
Öte yandan mahkemece, davacı yüklenicinin, davalı idareye 24.12.2018 tarihinde verdiği ve kesin hesabın yapılması istemini içeren dilekçesi, davacının talebi doğrultusunda temerrüt ihtarı kabul edilerek yine talep doğrultusunda 01.01.2019 tarihinden itibaren hüküm altına alınan alacağa faiz işletilmesine karar verilmiş ise de, 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi uyarınca gönderilecek olan ihtarname ile temerrütün oluşabilmesi için ihtarnamede alacak miktarının net olarak belirtilmesi gerekmekte olup, alacak miktarı içermeyen 24.12.2018 tarihli dilekçe esas alınarak temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmadığından davalı idarenin temyiz itirazı doğrultusunda ıslahla arttırılan miktara, ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekmektedir.
O halde mahkemece sadece sözleşme kapsamı dışında yapılan işlerin bedeli olarak hesaplanan toplam 60.518,80 TL'den idarenin mozaik silimi için ödediği ancak bilirkişilerce düşülmeyen 4.761,60 TL düşülmek suretiyle 55.757,20 TL'nin hüküm altına alınması, ıslah edilen miktara da ıslah tarihinden itibaren faiz uygulaması için kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; davacı vekilinin ıslah dilekçesinde, gecikme cezası ve iş bedeli alacağı yönünden dava değerini 206.639,38 TL'ye arttırdığı, dava dilekçesinde ayrıca elektrik ve su bedeli için de 1.000,00 TL talep ettiği, bu halde toplam dava değerinin 207.639,38 TL olduğu dikkate alınmaksızın, dava değerinin 206.639,38 TL olduğu kabul edilerek reddedilen miktarın hatalı tespiti ile davalı aleyhine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
VII. KARAR
1. Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.