Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/1149 K.2025/3343
6. Hukuk Dairesi 2025/1149 E. , 2025/3343 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1388 E., 2025/163 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/336 E., 2021/399 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kooperatif ile davalı şirket arasında 08.01.2016 tarihinde ofis tadilatı ve dekorasyon işine danışmanlık hizmeti verilmesi, 11.02.2016 tarihinde ise kooperatife ait taşınmazlara sanayi sitesi yapılabilmesi için gerekli idari işlemlerin takibi ve yapılması ile tapuya tescili ve uzun süreli kiralanması işlerinin yapılması için imzalanan iki ayrı sözleşme kapsamında davalı şirkete toplam 878.550,00 TL ödeme yapılmış ise de yapılan sözleşmelerin 1163 Kooperatifler Kanunu'nun 59/6. ve aynı yöndeki kooperatif anasözleşmesinin 48/4. maddesi uyarınca geçersiz olduklarını, ilgili maddelerde yönetim kurulu üyelerinin ortaklık işlemleri dışında kendisi ve başkası namına bizzat ve dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapmasının yasak olduğunun düzenlendiğini, ayrıca geçersiz olan bu sözleşmelere konu danışmanlık ve diğer hizmetlerin davalı şirket tarafından yerine getirilmediğini, davalının geçersiz sözleşme kapsamında almış olduğu ücretleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesi gerektiğini ileri sürerek 878.550,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; 08.01.2016 tarihli sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığını, bu sözleşme kapsamında davalı şirkete her hangi bir ödeme yapılmadığını, 11.02.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığı tarihte davalı şirket yetkilisi ...'nin kooperatifte yönetim kurulu yedek üyesi olduğunu, yönetim kurulu yedek üyeleri için kanunda herhangi bir yasak öngörülmediğini, ayrıca 11.02.2016 tarihli sözleşmenin taraflarca 10.06.2016 tarihinde feshedildiğini ve fesih protokolünde tarafların birbirlerinde herhangi bir hak ve alacaklarının olmadığının belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 59. maddesine 06.10.1988 gün ve 3476 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile eklenen fıkraya göre; yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz. Davalı şirket ortağı ve yetkilisi olan ....'nin 08.01.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığı tarihte kooperatif yönetim kurulu üyesi, 11.02.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığı tarihte ise kooperatif yönetim kurulu yedek üyesi olduğu, 1163 sayılı Kanun'un 59. maddesi uyarınca sözleşmelerin geçersiz oldukları, madde de yönetim kurulu üyelerinin kooperatifle işlem yapma yasağından bahsedilmiş olup, asil veya yedek üyeliğe dair bir ayrım yapılmadığı, sözleşmeler geçerli kabul edilse dahi yapılan işe ilişkin bir fatura sunulmadığı gibi davalı şirketin defter kayıtlarının da sunulmadığı ve davalı şirketin davacı kooperatife hizmet verdiğini ispatlayamadığı, davacı kooperatif tarafından 08.01.2016 tarihli sözleşme kapsamında danışmanlık işi için davalı şirkete 201.550,00 TL, 11.02.2016 tarihli sözleşme kapsamında ise 530.000,00 ödeme yapıldığı ve söz konusu ödemelerin kooperatifin avans hesaplarında mevcudiyetini hareketsiz olarak koruduğu anlaşılmakla davacının davalıya yaptığı toplam 878.500,00 TL ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirket yetkilisi....'nin sözleşmelerin imzalandığı tarihte kooperatif yönetim kurulu yedek üyesi olduğunu, 08.01.2016 tarihli sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığı yönünden inceleme yapılmadığını, Kooperatifler Kanunu'nun 56/6. maddesi kapsamında işlem yapma yasağında tabi olan kişilerin yönetim kurulu asil üyeleri ile kooperatif personeli olduğunu, kooperatifi temsile yetkili olmayan yedek üyeye sorumluluk yükletilemeyeceğini, 11.02.2016 tarihli sözleşmenin 10.06.2016 tarihinde feshedildiğini ve düzenlenen fesih protokolünde tarafların birbirinden herhangi bir hak ve alacak taleplerinin olmadığını, alınmayan bir hakkın ve yerine getirilmeyen bir yükümlülüğün bulunmadığını karşılıklı olarak açıkça kabul ettiklerini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hizmet sözleşmesinin geçersizliğine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre 1163 sayılı Kooperatiflar Kanunu'nun 59/6. maddesi gereğince "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle, kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz" hükmünün emredici nitelikte olduğu, ayrıca Aynı Yasa'nın Ek Madde-2, 1. bendine göre bu eylemin suç teşkil ettiği ve cezai yaptırım öngörüldüğü, anılan hükümde yönetim kurulu üyelerinin asıl veya yedek olması bakımından bir ayrım yapılmadığı, kaldı ki, Aynı Yasa'nın 56/4. fıkrasına göre yönetim kurulunun toplantı nisabını kaybetmesi halinde boşalan üyelik için yedek üyelerin çağrılacağı, dolayısıyla yedek üyenin de her an asıl üye olarak çağrılarak görev yapma ihtimalinin bulunduğu, anılan hükmün yöneticilerin kooperatifle işlem yapma ve rekabet yasağı kapsamında, kooperatifi koruma amacı taşıdığı, haksız rekabeti önleme fonksiyonu olduğu gözetildiğinde, yedek üye ile sözleşme yapılmasının geçersiz sayılması usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.