Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/1231 K.2025/3153

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1231 📋 K. 2025/3153 📅 29.09.2025

6. Hukuk Dairesi         2025/1231 E.  ,  2025/3153 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/146 E., 2025/374 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/572 E., 2021/702 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; şikayetçi vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin mahiyet itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. ŞİKAYET
Şikayetçi vekili dilekçesinde; ... . İcra Müdürlüğü’nün 2019/33 Esas sayılı dosyasında 11.12.2020 tarihinde sıra cetveli düzenlendiğini ve altıncı sırada müvekkilinin alacağının yer aldığını, ihale bedelinin müvekkili şirketin alacağını karşılamadığını, müvekkilinden önce yer alan sıra alacaklılarının borçlu adına başlattığı icra takiplerinde ödeme emri belgelerinin usulsüz tebliğ edildiğini, icra dosyası borçlusunun müvekkili şirketin alacaklarına halel getirmek maksadıyla icra dosyalarında yapılan usulsüz tebligatlara itiraz etmediğini, kesinleşme tarihinin borçlunun takipten haberdar olduğu tarih olacağını, sıra cetvelinin bu hususun dikkate alınarak tanzim edilmesi gerektiğini ileri sürerek, ... . İcra Müdürlüğü’nün 2019/33 Esas sayılı icra dosyasından düzenlenen 11.12.2020 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Şikayet olunan ... Bank A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2-Şikayet olunan ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Banka yönünden yapılmış hatalı bir işlem olmadığını, ödeme emrinin borçluya 14.01.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, takibe itiraz olmaması üzerine takibin 24.01.2019 tarihinde kesinleştiğini, şikayetçi tarafın takibinin 16.02.2019 tarihinde kesinleştiğini, müvekkili şirketin sıra cetvelinde şikayetçinin önce gelmesi gerektiğini savunarak şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3-Şikayet olunan ... Varlık Yönetim A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, şikayetçinin sırasından önceki sıralardaki yapılan takiplerde yapılan tebligatların usulüne uygun olduğunu savunarak şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
4-Şikayet olunan ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, tebligatlar incelenmek sureti ile şikayetin reddini talep etmiştir.
5-Şikayet olunan ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin alacaklı olduğu ... . İcra Müdürlüğü'nün 2019/33 Esas sayılı dosyasının ilk sırasında olduğunun tespit edildiğini, 11.12.2020 tarihinde sıra cetveli düzenlendiğini ve ilgililerine tebliğ edildiğini, takip dosyasından gönderdikleri ödeme emrinin usul ve yasaya uygun olarak 04.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun birden çok kez ödeme emrine muttali olduğunu, borçlunun usulsüz tebligat yönünde bir şikayetinin bulunmadığını savunarak şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli kararı ile sıra cetvelinde şikayetçinin üst sırasında bulunan alacaklara ilişkin icra dosyaları incelendiğinde hepsinin kesinleşme tarihlerinin şikayetçinin takibinin kesinleşme tarihinden önce olduğu, kaldı ki ihtiyati haciz kararı ile icra takiplerinin başlatıldığı görülmekle şikayetçinin iddialarının dayanaksız olduğu, ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü tarih de dikkate alındığında üst sıradaki şikayet olunanların şikayet olunan alacaklılardan daha önce olduğu, bu nedenle sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.05.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile derece kararının 1, 2, 3 ve 5. sırasında yer alan icra dosyalarında ödeme emri tebligatlarının 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine istinaden mahalle muhtarına teslim edildiği, muhatap hakkında bilgi alınan komşunun isminin denetime imkan verecek şekilde tespit edilmediği, muhatabın tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği hususu, Tüzüğün anılan maddesinde sayılan kişilerden sorulup saptanmadığı, bu durum tebligat parçasına yazılıp usulen tevsik edilmediğinden yapılan tebligatların usulüne uygun bulunmadığı, bu haliyle geçici bir hacizden bahsedilemeyeceği, derece kararının 4. sırasında yer alan ... Bank'ın ilamsız icra takibine konu alacağa itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası ile kesinleştiği, ihtiyati haczin de bu tarih itibariyle kesin hacze dönüştüğü, şikayetçinin haczinin İlk Derece Mahkemesi kararında kendisinden önce yer alan ilk beş alacaklının haczinden önce kesin hacze dönüştüğü, 1.sırada yer alması gerektiği gerekçesiyle, şikayetçi vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline, yeniden sıra cetveli yapılmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.05.2024 tarihli kararının süresi içinde şikayet olunanlar ... Bankası A.Ş. ve ... Bankası A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesinde “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur” düzenlemesine yer verildiği, şikayet konusu somut olayda takip borçlusu ...’nun usulsüz tebligattan haberinin olmadığına dair beyan ve iddiası olmadığı, şikayetçinin de borçlunun ödeme emri tebligatlarından haberdar olmadığına dair iddia ve ispatı bulunmadığına göre Tebligat Kanunu’nun 32. maddesindeki karine gereğince tebliğ tarihinde borçlunun tebligattan haberdar olduğu kabul edilerek sıra cetvelinin buna göre yapıldığı, şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesinde “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur” düzenlemesine yer verilmiştir. Şikayet konusu somut olayda takip borçlusu ...’nun usulsüz tebligattan haberinin olmadığına dair beyan ve iddiası olmadığı gibi, şikayetçinin de borçlunun ödeme emri tebligatlarından haberdar olmadığına dair iddia ve ispatı bulunmadığına göre Tebligat Kanunu’nun 32. maddesindeki karine gereğince tebliğ tarihinde borçlunun tebligattan haberdar olduğu kabul edilerek sıra cetvelinin buna göre yapıldığı anlaşıldığından şikayetin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde;
a.Borçlunun dosyada taraf olmaması sebebiyle beyanına başvurulamadığını, o sebeple borçlunun farazi varsayımlarla veya karinelerle ödeme emirlerine dair tebliğlerden haberdar olduğunun Yargıtay ilamı ile varsayılmasının, ispat yükünü terse çevireceğini ve iddiasını ispatladığını beyan ettiği müvekkilinin cezalandırılmış olacağını,
b.Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinde borçlunun muttali olması şartının arandığını, ancak somut durumda borçlunun muttali olup olmadığına dair herhangi bir inceleme yapılmadığını,
c.Müvekkiline borçlunun usulsüz tebligattan haberi olmadığını, ispat külfetini yüklemenin hem orantısız hem de olumsuz durumun (yokluğun) ispat külfetini yüklemenin hukukun temel ilkelerine aykırılık teşkil edeceğini, olmayan şeyin yokluğunun ispat edilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.