Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3192 K.2025/2789

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3192 📋 K. 2025/2789 📅 08.09.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/3192 E.  ,  2025/2789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/710 E., 2024/1231 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/335 E., 2024/52 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; yükleniciden 1 ve 4 numaralı bağımsız bölümleri satın aldığını 1 numaralı bağımsız bölümün tapuda devredildiğini ancak 4 numaralı bağımsız bölümün devredilmediğini belirterek 4 numaralı bağımsız bölümün tapu iptal ve tescilini kabul edilmezse bedelin iadesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada taraf olarak gösterilmeyen arsa sahibi ...'ya yönelik 4 numaralı bağımsız bölümün tapu iptal ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmede 4 numaralı bağımsız bölüm için kararlaştırılan bedeli ödemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kendisinin daireyi bedelini vererek satın aldığını, davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme bulunmadığından sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; bağımsız bölümün kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükleniciye düşen bağımsız bölüm olduğunu, kendisinin bu daire üzerinde tasarrufunun ve yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada tapu iptal tescil talebi yönünden davanın reddine, bedel talebinin Sema yönünden kabulüne, Yasemin açısından davanın reddine, birleşen davada ise davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak asıl davanın tüm talepler yönünden reddine, birleşen davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. ... yönünden verilen husumet kararının doğru olmadığını,
b.Tapu iptal ve tescil talebinin kabul edilmesi gerektiğini mahkeme aksi kanaatte olsa bile en azından sonradan ödenen 5.000,00 TL'nin 4 numaralı bağımsız bölüm için verildiğinin kabulü ile bu bedel yönünden kabul verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak açılan temliken tescil kabul edilmezse bedel alacağı istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı TBK'nın 101. maddesi gereğince; birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. Yine TBK'nın 102. maddesi gereğince; Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip
yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.
Somut olay incelendiğinde, taraflar arasında imzalanan 13.07.2020 tarihli harici satış sözleşmesinde sözleşmenin konusunun 1 ve 4 numaralı bağımsız bölüm olduğu, bu bağımsız bölümlerin ön ödemeleri ile satıldığı, satış bedeli ve ödeme şartları başlığında 1-4 numaralı bağımsız bölümlerin satış bedelinin KDV dahil 250.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı ve peşinatın 130.000,00 TL olduğu kararlaştırılmıştır.
Davacı tarafından davalıya 125.000,00 TL'nin 15.07.2020 tarihli makbuz ile ödendiği, 24.11.2020 tarihinde ise davacı tarafından banka yolu ile 5.000,00 TL'nin ödenmiş olduğu ve 1 numaralı bağımsız bölümün 21.06.2021 tarihinde satış yolu ile tapuda devredildiği sabittir.
Taraflar arasındaki sözleşmede bağımsız bölümler için ayrı ayrı bedel kararlaştırılmadığı, bu yüzden bağımsız bölümlerin bedelinin eşit kabul edilmesi gerektiği ve ödenen 5.000,00TL'nin 4 numaralı bağımsız bölüm için ödendiğinin kabulünün gerekeceği, dosyadaki mevcut şartlara göre temliken tescil koşullarının oluşmadığı, davacının denkleştirme talebi de yerinde değil ise de, ödenen 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı yükleniciden tahsili gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozulması uygun görülmüştür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.