Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/1725 K.2025/2610
6. Hukuk Dairesi 2025/1725 E. , 2025/2610 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/390 E., 2025/567 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/406 E., 2024/343 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı SGK vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçluya ait aracın satışının müvekkili dosyasından yapıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde yapılan satış masraflarının taraflarına ödenmediğini, ihale bedelinin sıra cetvelinde ilk iki sırada yer verilen şikayet olunan kamu alacaklarına ödendiğini, başkaca para kalmadığından diğer alacaklılara pay ayrılmadığını, borçlu şirketin Sosyal Güvenlik Kurumu’na bu kadar yüksek borcunun olmasının mümkün olmadığını, haricen alınan duyumlara göre şirketin borcunun şirket yetkilileri tarafından ödendiğini, kalan kısmın da yapılandırıldığını, aynı şekilde vergi dairesi tarafından da yapılandırılmış ve muaccel olmayan borcun muaccel gibi gösterilerek ve sıra cetvelinde yer verildiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... dairesi vekili cevap dilekçesinde; amme alacaklarına öncelik hakkı veren 6183 sayılı Kanun'un 21'inci maddesinde, üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulmuş ise satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının yasa ile belirlendiğini, sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; dava dışı borçlu şirketin 27.11.2023 tarihi itibariyle 1.111.636,17 TL prim borcu aslı ve 512.749,39 TL gecikme zammı olmak üzere 1.624.385,56 TL borcunun bulunduğunu, müvekkil kurum kayıtlarının güncel ve resmi kayıtlar olduğunu, kurumca gerçeğe aykırı beyanda bulunulmasının mümkün olmadığını, sıra cetveli hazırlamanın icra müdürlüğünün görev ve yetkisinde olduğunu, sıra cetvelinin hazırlanmasında müvekkil kurumun herhangi bir dahlinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, 03.10.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı ... Dairesi Müdürlüğü'nün alacak miktarına itirazlarının olmadığını beyan ettiği, davalı SGK Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin alacağının miktarına ilişkin itirazı bakımından ise dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 274.098,40 TL asıl alacak ve asıl alacağa 26.10.2023 satış tarihine kadar işleyecek faiz 239.439,80 TL olmak üzere toplam 513.538,20 TL alacağı bulunduğu, ancak sıra cetvelinde SGK Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik Kurumu’na ayrılan payın 230.479,96 TL olduğu, bu miktarın SGK Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik Merkezinin alacak miktarının altında kaldığı ve diğer haciz alacaklarına da paylaştırılacak para kalmadığı sıra cetvelinde davalı SGK Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik Merkezinin alacağının miktarının hatalı olduğu, ancak davalıya ayrılan payın yine de davalının alacağını karşılamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne ayrılan payın işbu dosyada davacı lehine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin ödenmesine tahsisine, kalan miktarın davalı ... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne bırakılmasına, davalı ... Dairesi Müdürlüğü'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının satış bedelinden haciz, paraya çevirme ve paylaştırma masraflarının ödenmediğine ilişkin talebin işbu dosyadan tefriki ile mahkemenin yeni bir esasına kaydına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Sosyal Güvenlik Merkezi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece aldırılan 09.10.2024 tarihli rapordaki tespitler doğrultusunda mahkemece davalı SGK'ya ayrılan payın yazılı şekilde düzenlenmesinin ve davacı dava dilekçesinde açıkça kendi sırasından daha önceki sıradaki yer alan dosyalara fazla miktarda pay ayrılması nedeniyle cetvelinin iptalini talep ettiğinden mahkemece ... Vergi Dairesi yönünden açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun, olduğu ancak davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken davalı kurumdan harç alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine davalı SGK'nın istinaf talebinin kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurmak suretiyle davalı ... Dairesi Müdürlüğü'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı tarafından davalı SGK Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne karşı açılan davanın kabulü ile sıra cetvelinde davalı SGK alacağının miktarının hatalı olduğu ancak davalıya ayrılan payın yine de davalının alacağını karşılamaya yeterli olmadığı anlaşılmakla davalı ... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne ayrılan payın işbu dosyada davacı lehine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin ödenmesine tahsisine, kalan miktarın davalı ... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne bırakılmasına, davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan davalı ... Dairesi Müdürlüğü’nün yasal zorunluluk gereği davada taraf olarak gösterildiğini, vergi dairesinin alacağına bir itirazlarının bulunmadığını, bu hususta ön inceleme duruşmasında da açıkça beyanda bulunduklarını, tüm bunlara rağmen mahkemece davalı ... Dairesi Müdürlüğü'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi ve müvekkil aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, satış masraflarına ilişkin talepleri bakımından tefrik kararı verilmesi ve tefrik kararı sonrası görevsizlik kararı verilmesinin yargılamada belirsizliğe neden olduğunu, ayrıca davalı ...’nun istinaf başvurusunun kısmen kabul edilerek müvekkil aleyhine istinaf yargılama giderlerine hükmedilmesinin de hem usul hukukuna hem de hakkaniyete aykırı olduğunu kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
2-Davalı ... Sosyal Güvenlik Merkezi vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı borçlu şirketin faaliyetleri nedeniyle 27.11.2023 tarihi itibariyle 1.111.636,17 TL prim borcu aslı ve 512.749,39 TL gecikme zammı olmak üzere 1.624.385,56 TL borcu bulunduğunu, müvekkili kurumun kayıtlarının güncel ve resmi kayıtlar olduğunu, dava dışı borçlu şirket yetkilisinin beyanlarına itimat edilerek; resmi kayıtların gerçeğe aykırı olduğunun iddia edilmesi ve bu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla verilmiş olan kararın doğru olduğu düşünülürse bile sıra cetvelinin icra müdürlüğü tarafından düzenlendiğini, yanlışlığa sebebiyet veren tarafın müvekkili kurum olmadığından aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sıra cetveline itiraza ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İİK'nın 138/2 maddesi gereğince haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masrafların satış tutarından öncelikle alınacağı ve artan paranın takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde alacakları nispetinde paylaştırılacağı, sıra cetveli yapılırken ihale bedelinin öncelikle bu masrafları yapana tahsis edilmesi gerektiği, kararda davacının satış masraflarına yönelik talebinin tefrik edilerek ayrı esasa kaydedildiği, bu talebe ilişkin davanın halen derdest olduğu, davanın birleştirilerek görülmesi ihtimalinin bu aşamada bulunmadığı ve yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin mümkün olmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı SGK vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Davalı SGK harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.