Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3465 K.2025/2460

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3465 📋 K. 2025/2460 📅 19.06.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/3465 E.  ,  2025/2460 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/567 E., 2023/727 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/333 E., 2022/356 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalılar ... ile ... vekillerince duruşmalı, birleşen davada davalı ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşma için tayin olunan günde tebligata rağmen taraflardan gelen olmadığından, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya evrak üzerinde incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; birleşen dava davalısının yüklenici olarak davalı ... ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, davalı ...'in ortaklık sözleşmesi uyarınca hak ve alacaklarının %50’sini davacıya devrettiğini, ancak yükleniciye düşen 11 nolu dükkanın davalı arsa sahibi tarafından damadı olan diğer davalı ...'a sırf davacıyı zarara uğratmak maksadı ile satıldığını ileri sürerek, asıl davada 11 nolu dükkanın %50 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini, birleşen davada ise hisse karşılığı bedelin birleşen dosya davalısından tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ortaklık ilişkisini bilmediklerini, tapuya güven ilkesi gereğince iyiniyetli olarak bağımsız bölümü devraldığını, bedelini ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ortaklık ilişkisini bilmediklerini, yüklenicinin edimini yerine getirmediğini, sözleşme uyarınca yüklenicinin gösterdiği 3. kişiye taşınmazı devrettiğini savunarak davanın reddini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa sahibi ile yüklenici arasında imzalanan arsa payı karşılığı sözleşmesindeki yüklenicinin haklarının yarısına sahip olduğu, davacı ile yüklenici arasında imzalanan 10.01.2010 tarihli sözleşmenin hukuken alacağın temliki niteliğinde olduğu, sözleşmenin yazılı olarak yapılmasından dolayı alacağın temlikinin geçerli olduğu, bu sözleşme ile yüklenicinin, davacıya arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının yarısını temlik ettiği, açıklanan bu durum karşısında, yüklenici ve yüklenicinin yerine geçen davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeleri halinde, dava konusu dükkanda yarı yarıya hak sahibi olacaklarının anlaşıldığı, aldırılan bilirkişi raporu ve ek raporlara göre de, binanın bitirilip teslim edildiği, yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirdiği, davacı, temlik ve yüklenici ortağı olsa da yapı kullanım izin belgesini almaya yetkisinin olmadığını belirttiği, yüklenici ...'ın ise yapı kullanım izim belgesini almadığı, bu eksikliğin davalı tarafça giderildiği, yapı kullanım izin belgesi hususunda bir eksiklik kalmadığı, yüklenicinin edimlerinin yerine getirildiği, davacı ile birleşen dosya davalısı ...'ın ortaklığı ve davacının dava konusu dükkanda yarı hisse sahibi olacağı hususunun; davalı ...'ya çekilen ihtar ile ...'nın ve damadı ...'ın bilgisinde olduğunun kabulü gerektiği, nitekim ...'nın .... Noterliğinin 30.122014 tarihli ihtarının söz konusu olduğu, ...'nın bunu bildiği halde dava konusu taşınmazı 03.03.2016 tarihinde diğer davalı damadı ...'a devrettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki dükkanın satış tarihindeki rayiç değeri ile akit tablosundaki değeri arasındaki fark ile davalılar arasındaki akrabalık ilişkisi nedeniyle davalı ...'ın iyiniyet savunmasının kabul edilmediği, nitekim Kayseri 5. İcra Dairesinde 2017/4985 Esas sayılı icra takip dosyasında ...'a verilen senedin tarihinin 03.02.2016 olup, tapu devir tarihinden bir ay önce olduğu, bu nedenlerle birleşen dosya davalısının ve asıl dosyada her iki davalının da dükkanın yarı hissesinin davacıya ait olduğunu bilen ya da bilmesi gereken kişilerden oldukları belirtilerek tapu iptal tescil talebinin kabulüne; Davacı tarafın asıl ve birleşen dosya da gecikme tazminatı talep etmiş ise de, taşınmaza ilişkin dava tarihinde yapı kullanım izin belgesinin alınmamış olması; davacının dava konusu dükkana malik olmadığı, mahkemenin verdiği tescil kararının kesinleşmesi halinde malik olacağı dikkate alınarak gecikme tazminatı talebinin reddine; birleşen davada tescil talebinin davalı ... malik olmadığından pasif husumet yokluğundan reddine, tazminat konusunun ise esas davada tapu iptal ve tescil kararı nedeniyle konusuz kaldığı, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... vekili, ... vekili ve birleşen davada ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacı ile birleşen dosya arasındaki sözleşmenin alacağın temliki sözleşmesi değil bir adi ortaklık sözleşmesi olduğunu ve alacağın devrine ilişkin hüküm bulunmadığını,
b. Adi ortaklıkta davacının alacağının olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini,
c.Davacı tarafından öncelikle ...’e başvurulması ve aciz vesikası aldıktan sonra diğer davalılara başvurması gerektiğini,
d. Davalı tarafından tüm edimlerin yerine getirlmediğini,
e. Devirin muvazaalı olmadığını, ödenmeyen bedel nedeni ile davalı ... tarafından davalı ... aleyhine takip başlatıldığını beyan etmektedir.
Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Sözleşmenin diğer davalı ... ile yapıldığını, davacı tarafından hiçbir hak ileri sürülemeyeceğini,
b. Davacı ile birleşen dosya arasındaki sözleşmenin alacağın temliki sözleşmesi değil bir adi ortaklık sözleşmesi olduğunu ve alacağın devrine ilişkin hüküm bulunmadığını,
c. Sözleşme uyarınca dükkanın yüklenicinin gösterdiği 3. kişiye satıldığını beyan etmektedir.
Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dava konusu taşınmaz satışında muvazaa bulunmadığını, gerçek bir satış işlemi bulunduğunu, taşınmazın rayiç bedelle yakın bir miktarla satıldığını,
b. Alıcı ...'ın davacı ile aralarındaki ortaklık sözleşmesini bilen veya bilmesi gereken bir kişi olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl davada davalı arsa sahibi ... ile birleşen davada davalı yüklenici ... arasında 11.06.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedilmiş, asıl davada davacı ... ile yüklenici ... arasında ise 10.01.2010 tarihli ortaklık sözleşmesi başlıklı sözleşme ile adi ortaklık tesis edilmiş olup, asıl ve birleşen davada davacı ... asıl davada ortaklık sözleşmesine dayalı olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre yükleniciye düşen 11 nolu dükkanın %50 payının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile tescilini, birleşen davada ise taşınmazın rayiç değerinin %50 sinin bedeli ile inşaatın fiilen bitim tarihinden itibaren hesap edilecek rayiç kira bedelinin %50’lik kısmının muhtemel kira bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Asıl davada davacı olan ...’nun, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığı dikkate alındığında sözleşmeye göre yükleniciye düşecek bağımsız bölümün tapu iptal ve tescilini talep etmesi mümkün olmadığından asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Birleşen davada ise davacı ... ile davalı ... arasında tesis edilen 10.01.2010 tarihli adi ortaklık sözleşmesi tasfiye edilmeden sözleşmeye göre davacının taşınmazın bedelini ve kira bedelini talep etmesi mümkün olmadığı dikkate alınarak birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.