Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2895 K.2025/2092

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2895 📋 K. 2025/2092 📅 20.05.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/2895 E.  ,  2025/2092 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2044 E., 2024/1087 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/220 E., 2023/104 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekilince duruşmasız, asıl ve birleşen davada davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalı vekilleri Avukat ..., Avukat ..., asıl ve birleşen davada davacı . ... Tic. Ltd. Şti. vekilleri Avukat ..., Avukat ... asıl ve birleşen davada davacı ... Corportatıon vekilleri Avukat ..., Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 21.03.2012 tarihinde “Ankara Etlik Entegre Sağlık Kampusü Yapım İşleri İle Ürün ve Hizmetlerin Temin Edilmesi İşine İlişkin İzleme ve Değerlendirme Danışmanlık Hizmet Alımı Sözleşmesi” ve 11.03.2013 tarihinde “İstanbul İkitelli Entegre Sağlık Kampusü Yapım İşleri İle Ürün ve Hizmetlerin Temin Edilmesi İşi'ne İlişkin İzleme ve Değerlendirme Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi” akdedildiğini, akabinde yapılan iş artışları sebebiyle gerçekleşen alan artışlarından ötürü, işlerin süresinin uzatılması söz konusu olacağından bahisle ve fiyat farkı düzenlemesi yapılması maksadıyla davacılar ile 04.04.2017 tarihinde Ek Sözleşmeler imzalandığını, ancak işin ifasına rağmen imza tarihinden itibaren bu ek sözleşmelere dayalı şekilde hak ediş ödemesi yapılmadığını ileri sürerek, 04.04.2017 tarihli ek sözleşmelere uygun fiyat farkı uygulanarak faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; Bakan Onayı alınmaksızın sözlemede değişiklik yapılması mümkün olmadığını, 6428 sayılı Yasa gereği ek sözleşme ile bedelin artırılamayacağını, sözleşmelerin Bakan Olur'u ile geri alınmış olduğunu ve hukuken mevcut olmadıklarını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ek sözleşmeler sonrasında davacı iş ortaklığı tarafından sözleşme ve ek sözleşme ile üstelenilen işlerin yerine getirilmiş olduğu, sözleşme ve ihale mevzuatı gereği yüklenicinin yapmış olduğu işi her an denetlemekle yükümlü olan iş sahibi idarenin yüklenici edimlerini yerine getirirken sözleşmenin geçerli olmadığı yönünde bir itirazda bulunmadığı, ayrıca idare yetkililerince imzalanmış ek sözleşmeye ilişkin Bakan Onayı bulunmadığına ilişkin bir delil sunulmadığı, ek sözleşme gereği işlerin tamamlanmasından sonra sözleşmenin geçerli olmadığının ileri sürülmesinin 4721 sayılı TMK'nın m. 2 gereği dürüstlük kuralına aykırı olacağı gerekçesiyle, asıl davada 4.424.747,54 TL'nin asıl dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, birleşen davada 49.970.827,07 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; alacaklara ilgili hakediş tarihlerinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekir iken dava tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
2. Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli İle Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca sözleşme ve eklerinde ancak sözleşme bedelini artırmamak kaydıyla ve bakan onayıyla değişiklik yapılabileceğini, somut olayda ise hem emreci yasa hükmüne aykırı şekilde bedel artırımı içeren, bakan oluru alınmaksızın alt kademelerce tanzim edilen ek sözleşmelerin hukuken geçersiz olduklarını, kaldı ki bizzat bakan tarafından geri alındıklarını, olaya uygulanması gereken Kamu İhale Mevzuatı'nda iş eksilişi düzenlenmiş olmasına karşın iş artışına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığını, davacının sözleşme ifa edilirken yasal haklarını kullanmadığını, hakedişlere itiraz etmediğini, sözleşmenin 13 ve 23, İdari şartnamenin 34 ve 35. maddeleri uyarınca fiyat farkı talep edilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesi niteliğindeki, danışmanlık sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, ek sözleşmenin idare adına ... ve bağlı Kuruluşlar imza Yönergesi uyarınca yapılması, söz konusu metinde taslak olduğuna dair ibareye yer verilmemesi, ek sözleşmenin bu haliyle idarenin evrak kaydında barkod numarası verilmek suretiyle yer alması dikkate alındığında hukuka uygun ve geçerli olduğunun kabulünün gerekmesine ayrıca davacı tarafından ibraz edilen belgelerin içerik itibariyle hakedişe itiraz metni niteliğinde olmalarına ve usulüne uygun temerrüt ihtarını içermemelerine göre, usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, tarafların her birinden ayrı ayrı tahsili ile karşı tarafa ödenmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz asıl ve birleşen davada davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.