Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2237 K.2025/1927

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2237 📋 K. 2025/1927 📅 08.05.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/2237 E.  ,  2025/1927 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/992 E., 2024/531 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/518 E., 2023/456 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ve şirket yetkilisi ... ile davacı asil ... ve vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak, Ankara-Sivas demiryolu projesi alt yapı ikmal inşaatının belirli bir bölümündeki hafriyat ve nakliye işlerinin müvekkili firma tarafından yapıldığını, tüm işler eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen davalının iş bedelinin bir kısmını ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 1.747.560,73 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeye aykırı olarak işin bir kısmını yapmadığını, eksik işlerin müvekkili tarafından yaptırılarak davacının hakedişinden kesildiğini, davacının bakiye alacağı kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa hakedişe bağlanarak ödenmeyen 513.988,4 m³ kazı miktarının bedelinin sözleşme eki birim fiyat listesine göre 1.747.560,73 TL olduğu, YİGŞ'in 40. maddesi uyarınca, ara hakedişlerde yer alan geçici nitelikte metrajlara itiraz edilmemesinin karşı taraf için kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, davacı taşeronun kesin hakedişte bunları talep edebileceği, davalı taraf, işin bir kısmının eksik bırakıldığını ve bu eksik işlerin üçüncü kişilere yaptırıldığını savunmuş ise de, davacıya nama ifa için herhangi bir ihbar yapılmadığı gibi eksik işlerin üçüncü kişilere yaptırıldığına dair dosyaya bilgi ve belgede sunulmadığı, dolayısıyla tüm işin davacı tarafından tamamlandığının kabulü gerektiği, davalının diğer savunmalarına ilişkin de dosyaya belge ve bilgi sunmadığı, SGK’dan celp edilen belgelere göre davacının, söz konusu işten dolayı asıl işverene de borcu bulunmadığı ve işin asıl işverene teslim edilerek kesin kabulünün yapıldığı, bu durumda davacının ödenmeyen iş bedelini talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1.747.560,73 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davacı dava dilekçesinde ticari faiz istemiş olmasına rağmen avans faizine hükmedildiğini,
b. Harç ve yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını,
c. Dosya kapsamındaki rapor sunan tüm bilirkişilerin farklı metrajlar hesapladığını, çelişkilerin giderilmediğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, sadece inşaat bilirkişisinin yaptığı tespite dayalı olarak hüküm kurulduğunu, mevcut makina ekipman ve işçi ile tespit edilen miktarda işin yapılmasının imkansız olduğunu, öte yandan sözleşme imzalanmadan önce müvekkilince yapılan kazının da davacı hesabına dahil edildiğini,
d. Proje müdürünün, işin teslim alındığına dair belge imzalama yetkisi bulunmadığını, mahkemece bu hususta inceleme yapılmadığını,
e. Tanık olarak dinlenmesini istedikleri TCDD mühendisi ...'ın dinlenmediğini, özellikle sözleşme imzalanmadan önceki dönemde müvekkilince yapılan kazı miktarının bu kişiye sorulması gerektiğini,
f. Ara hakedişlere itiraz edilmediğini, yapılan işin tamamının bedeli ödendiğinden davacının kazı ve dolgu bedeli alacağı kalmadığını,
g. İstinaf dairesi kararında gerekçe bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hafriyat ve nakliye işlerini konu alan taşeronluk sözleşmelerinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu bakiye iş bedeli alacağının 18.06.2015 tarihli “2015 Yılı Taşeronluk Sözleşmesi”, tarihsiz “2016 Yılı Taşeronluk Sözleşmesi” ve 10.01.2017 tarihli “2017 Yılı Taşeronluk Sözleşmesine” dayandığı ihtilafsız olup, sözleşmelerin “İşin Tarifi, Kapsamı” başlıklı 6. maddesinin 1.7. bendinde “ÖLÇÜ : “Sahada işe başlamadan taşeron ekipleri ve alt yüklenicinin beraberce tespit ettiği siyah kotlar ile işin sonucunda projesine göre imalatı tamamlanmış kesitlerin ölçülerek tespit edilmesiyle oluşacak hacimlerin m³ cinsinden TCDD birim fiyat analizlerindeki tariflerine göre tespit edilmesi ile çıkacak kübajlara göre hesap edecektir” düzenlemesine yer verildiği, hükme esas alınan 03.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda dava dışı iş sahibi TCDD’den getirtilen kayıtlar esas alınarak sözleşmenin ilgili maddelerinde belirtilen yöntem ve birim fiyatlar üzerinden bakiye iş bedeli alacağı hesabı yapıldığı anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar bu yönden doğru ise de davalı tarafça, ilk sözleşmenin yapıldığı tarihten önce kendisi tarafından da bir takım kazı çalışmaları yapıldığı, TCDD’den getirtilen kayıtların bu çalışmaları da kapsadığı savunulmuş olup, dosyada rapor sunan ikinci bilirkişi heyetinden alınan 14.10.2022 tarihli ek raporda; davalının kazı çalışmalarına Mart 2015 tarihinde başladığı, davalı 4 ay çalıştıktan sonra, davacının Haziran 2015 tarihinde çalışmalara başladığı, davalı ile TCDD arasındaki 16 – 18 nolu hakedişler incelendiğinde, 332+300-332+700 arasında davalı tarafından 270.552.00 m³’ lük kazı yapıldığı, ancak bu tarihlerde davacı taşeron henüz bu bölümde işe başlatılmadığından böyle bir kazının davacı tarafından yapılmasının mümkün olamayacağı açıklanmıştır.
Mahkemece, ilk iki bilirkişi heyeti raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla üçüncü bilirkişi heyetinden 03.03.2023 tarihli rapor alınarak sonuca gidilmiş ise de hükme esas alınan bu son heyet raporunda, yukarıda bahsi geçen, 14.10.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda belirtilen ve davalının savunmasında ileri sürdüğü 270.552.00 m³’lük kazının davacı tarafından yapılmadığına ilişkin itiraz hakkında, Yargıtay denetimine elverişli ve çelişkileri giderecek şekilde değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, bilirkişi kurulundan bu hususta ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, bilirkişi ücretinin 1.600,00 TL’sinin (10.06.2022 tarih ve MSR2022 nolu tahsilat makbuzu) davalı tarafından yatırıldığı anlaşılmış olup, hükmün yargılama giderlerine ilişkin kısmında bu tutarın mahsup edilmemesi de hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 28.000,00’er TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.