Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1474 K.2025/1668

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1474 📋 K. 2025/1668 📅 24.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/1474 E.  ,  2025/1668 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/282 E., 2024/127 K.
BİRLEŞEN DAVA ANKARA 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2020/177 ESAS
1. Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/568 Esas sayılı dosyasında; taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak yüklenici tarafından tapu iptal ve tescil ile tazminat bedelinin tahsili, birleşen Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/177 Esas sayılı dosyasında ise; yüklenici tarafından munzam zarar ve alacak isteminde bulunulmuştur.
2. Dosyaların birleştirilmesinden önce; Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/568 Esas, 2013/508 Karar ve 05.09.2013 tarihli kararı ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/9692 Esas, 2015/5968 Karar ve 18.09.2015 tarihli ilamı ile bozulmuştur.
3. Bozma ilamının ardından yargılamaya Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/282 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiş ve yukarıda bahsi geçen Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/177 Esas sayılı dosyasından verilen birleştirme kararı neticesinde, davaların birleştirilerek görülmesi yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
4. Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/282 Esas, 2024/127 Karar ve 29.02.2024 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
5. Bu karara karşı, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
6. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar" hükmüne yer verilmiştir.
7. Dosyalardan biri Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosya ile birleşmesi halinde, daha önce herhangi bir kanun yolundan geçmemiş dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur, ayrı dosya olma özelliğini devam ettirirler.
8. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında; bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise Bölge Adliye Mahkemeleri'nin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu durumda; 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ilâ 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, bahse konu dosyaların temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir.
Buna karşılık; 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilmiş olup, daha önce temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bu dosyaların bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur.
9. Somut olayda, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl dava dosyasının “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır.
10. Ne var ki, birleşen birleşen Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/177 Esas sayılı dava dosyasının karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyada verilen kararla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Birleşen Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/177 Esas sayılı davasında verilen karara karşı bahsi geçen davada davacı vekili tarafından sunulan temyiz başvuru dilekçesinin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir.
11. Bu durumda mahkemece, anılan davanın bağımsız dava olma özelliğini kaybetmediği gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle, istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesinin sağlanması, Bölge Adliye Mahkemesi'nce yapılacak istinaf incelemesi neticesinde verilecek kararın temyiz yolunun açık olması halinde, karara karşı yasal temyiz ve temyize cevap süreleri beklenerek, temyiz edilmesi halinde buna ilişkin evrakların da eklenmesi suretiyle asıl dava ve mevcut olur ise birleşen dava hakkındaki temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın kül halinde Dairemize gönderilmek üzere mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Birleşen Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/177 Esas sayılı dava dosyasından verilen kararın; kanun yolu incelemesi bakımından istinafa tabi olduğu anlaşıldığından, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesi ve birleşen dava dosyasının istinaf incelemesi yapıldıktan sonra asıl ve (temyiz edilmesi halinde) birleşen dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE İADESİNE,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.