Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/847 K.2025/1455

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/847 📋 K. 2025/1455 📅 14.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2025/847 E.  ,  2025/1455 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1833 E., 2025/90 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/430 E., 2024/913 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. TALEP
Talep eden şirket tasfiye memuru talep dilekçesinde; talep eden şirketin her biri eşit pay sahibi dört ortağı bulunduğunu, ortaklarının 14.09.2020 tarihli kararı ile şirketin tasfiyesine ve oy çokluğu ile kendisinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, bu arada tasfiye kararından önce şirket müdürü olan şirket ortağının şirketten alacağının icra marifetiyle tahsili için başlattığı icra takibine diğer üç ortağın kararı ile itiraz edildiğini ve alacaklı şirket ortağı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, aynı ortak tarafından açılan genel kurulun iptali davasının reddine karar verildiğini, her iki dava da istinaf aşamasında olup kesinleşmediğini, şirket ortakları ile yapılan 13.02.2023 tarihli toplantıda, şirketin geriye kalan mallarının toplu bir şekilde 240.000,00 TL'ye satılmasına, davası devam eden ortakla da görüşülmesine, kendi alacakları ile ilgili ortaklar arasında bir anlaşma olmaz ise iflas yoluna gidilmesinin düşünülmesine ve bu arada yapılacak masraflara ve ödenecek ücretlere istinaden tasfiye memuruna 239.650,00 TL ödeme yapılmasına karar verildiğini, bu ödemenin 14.02.2023 tarihinde yapıldığını, bu kararın itirazın iptali ve genel kurul kararının iptali davası açan ortağa gönderildiğini, tasfiye sürecinde şirketin mallarının peyderpey satılarak paraya çevrildiğini, tüm mallar satılarak paraya çevrildikten sonra ortakların alacaklarının ödenmesine karar verildiğini, bu karar doğrultusunda alacaklarına istinaden ortaklara bir kısım ödemeler yapıldığını, tüm ortaklara kendi alacakları hakkında ve yapılacak ödemeye dair aralarında uzlaşma sağlanması, değilse tüm mallar satılıp paraya çevrildikten sonra oluşan duruma göre iflas yoluna başvurunun zorunlu olduğunun bildirildiğini, davası bulunmayan diğer üç ortağın da son aşamada alacaklarının tahsili için icra takibi başlattıklarını, şirketin banka hesabına haciz koymak suretiyle tahsilatlar yaptıklarını, artık uzlaşma imkânı olamayacağı ve şirketin varlığının borçları ödemeye yetmeyeceği anlaşıldığından iflas yoluna müracaat etmek zorunluluğu doğduğunu, şirketin ticaret sicil memurluğunda kayıtlı olan adresle herhangi bir ilgisi veya irtibatı kalmadığını, zira tasfiye kararından önce ticaret sicilinde kayıtlı adresten ayrıldığını, faaliyet gösterdiği bir adresi bulunmadığı gibi tasfiye amacıyla tüm malları satıldığı için faaliyet alanı ile ilgili malvarlığı da bulunmadığını, şirkette çalışan kalmadığını, şirketin halihazırdaki şirket varlığının borçları karşılamaya yetmediğini, borca batık olduğunu ileri sürerek şirketin doğrudan iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Müdahil vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin alacaklısı, talep eden şirketin borçlusu olduğu Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2021/560 E. sayılı icra takibinin derdest olduğunu, talep eden şirket için yapılan hukuka aykırı ve mesnetsiz iflas başvurusuna itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre; varlıklarının rayiç değerleri toplamının 282.444,05 TL, borçlarının rayiç değerlerin toplamının 1.490.926,69 TL olmak üzere özvarlığının -91.208.482,64 TL olduğu, bu kapsamda 15.04.2023 tarihi itibariyle davacı şirketin sermayesini tamamen kaybettiği ve borca batık hale geldiği, dolayısıyla iflas koşullarının oluştuğunun tespit edildiği, davacı şirketin kayıtlı sermayesini tamamen kaybetmiş olduğu ve borca batık olduğu, bu turumda İİK'nın 178 vd. maddeleri gereğince iflasa karar vermek gerektiği gerekçesiyle talebin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Müdahil vekili temyiz dilekçesinde; talep eden şirketin iflasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporlarına itirazlarının hiç araştırılmadığını, şirketin borca batıklığının gerçek olmadığını, şirketin marka değerinin hesaplamalara dahil edilmediğini, iflas süreci öncesinde tasfiye memuru ve ortakların danışıklı olarak mevcudu eksiltme ve mal kaçırma amacıyla hareket ettiklerini, bu hususta İcra Ceza Mahkemelerinde davalar açıldığını, icra takipleri yapılarak icra dosyalarına paralar ödendikten sonra iflasa ilişkin işlemler yapıldığını, normal şartlarda iflas durumu söz konusu ise ödemeler yapılmadan garameten paylaştırma yapılması gerekirken huzurdaki başvuru sürecinde bu şekilde olmadığını, icra takibine konu edilen ve itiraz dahi edilmeyen tüm tutarlar ödendikten sonra iflas başvurusu yapıldığını, ihtiyari olarak tasfiye memurunun isteğiyle bu bedellerin ödendiğini, müvekkil haricindeki tüm ortaklar da alacaklarını aldıktan sonra kalan tutarın 282.444,05 TL olarak belirtildiğini, bu tutarın daha önceki hesap ile özdeş olmakla birlikte şirket hesaplarında yaklaşık 39.000,00 TL’lik tutarın ortada olmadığını teyit ettiğini, Ankara 12. İcra Ceza Mahkemesi'nde açılmış olan mevcudu eksiltme davasının beklenmesinin önem teşkil ettiğini, tasfiye memuru ...' in, müvekkilin alacaklarına yönelik dava açma masrafı olarak, müvekkilin de 4’te 1 eşit pay sahibi olduğu şirket nakdinin 75.000,00 TL’sını dava açmak üzere kendi uhdesindeki hesaba aldığını, zamanında iflas mahkemesine başvurmayarak ortaklara alacakları nispetinde adil ödeme yapılmasını engelleyen tasfiye memuru ...’in mevcut başvurusunun sayılan hukuk dışı işlemleri örtbas etmek ve müvekkil Murat As’ın kanuni alacaklarını alamamasını sağlama amacı taşıdığını beyan etmektedir.
Değerlendirme ve Gerekçe
Talep, İİK' nın 179. maddesine dayalı borca batıklık sebebiyle doğrudan iflas istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 179. maddesi uyarınca iflas kararı verilebilmesi için talep eden şirketin borca batık olması gerekir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, müdahil vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcın mahsubu ile fazla yatırılan miktarın talep halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.