Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/589 K.2025/1387

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/589 📋 K. 2025/1387 📅 08.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2025/589 E.  ,  2025/1387 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/965 E., 2024/1759 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/350 E., 2021/490 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015 yılında davalı kooperatife üye olduğunu, 07.07.2019 tarihli genel kurulda alınan karar ile kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına karar verildiğini, üyelikten çıkarma kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, karardan müvekkilinin 22.06.2020 tarihli yazı ile haberdar olduğunu, davaya konu genel kurul toplantısının nisaba aykırı olarak yapıldığını, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerin ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin gündem maddesinin çağrıda yer almadığını, dolayısıyla gündemde olmayan konu hakkında karar alındığını, parasal yükümlüklerin yerine getirilmesi için müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadığını, yapılmış olsa bile bildirimlerin usule uygun olmadığını, üyelerin çoğunluğunun mali yükümlülükleri gerine getirmediğini, sadece müvekkili hakkında ihraç kararı alınmasının eşit davranma yükümlülüğüne aykırı olduğunu ileri sürerek, 07.07.2019 tarihli Genel Kurul kararlarının tamamının yokluğunun aksi takdirde butlanla sakat olduğunun tespitini, aksi takdirde müvekkili hakkında verilen ihraç kararının iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, çıkarma kararının davacının kooperatife bildirdiği adrese noter aracılığı ile gönderildiğini kararın tebliğ edildiğini ve davanın yasal 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, çağrı kararı ve toplantı gün ve saatinin davacı ile birlikte kayıtlı 336 ortağa iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini ve davacıya ...332 barkot numarası ile 18.05.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, parasal yükümlülüklere ilişkin davacıya gönderilen 1. ihtarnamenin 15.01.2019 tarihinde davacının kayıtlı adresinde tebliğ edildiğini, yine ikinci ihtarnamenin 21.05.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının toplantı ve karar nisabına ilişkin itirazlarının yerinde olmadığını, ihraç kararının oy birliği ile alındığını, kooperatif ortağı olmayan davacının mali yükümlülükler hakkında alınmış kararın iptalini isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihracına ilişkin 07.07.2019 tarihli genel kurul kararının, davacının kooperatifte kayıtlı bulunan adresine noter aracılığı ile 12.07.2019 tarihinde usulünce tebliğ edildiğini, her ne kadar davacı vekili 13.01.2021 tarihli duruşmada ihraç bildirimini müvekkili adına tebellüğ eden ...’nin müvekkili şirket çalışanı olmadığını ve bu kişinin kim olduğunu bilmediklerini belirtmişse de ... Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 20.01.2021 tarihli tutanakta; ...’nin bir dönem tebligat yapılan adreste çalıştığı, keza bu kişinin daha önce bir konu ile ilgili olarak Polis Merkezine verdiği 17.04.2019 tarihli ifadede iş adresini “... Sok. No:28/3” olarak belirttiği bu adresin davacı şirketin kayıtlı adresi olduğu, davacı şirkete yönelik ihraç bildiriminin davalının kayıtlı adresinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ihraç bildirimini tebliğ alan ...'nin davalı şirkette sigorta kaydı olmamakla birlikte SGK kaydının geçerlilik unsuru olmadığı, şirket çalışanına yapılan tebligatın geçerli olup yargısal uygulamaların bu yönde olduğu, tebliğ tarihinden itibaren hak düşürücü sürede dava açılmadığı, öte yandan alınan ihraç kararının toplantı ve karar nisapları oluşmadan alındığı iddiası bakımından yapılan incelemede; ihraç kararının toplantıya katılanların oy birliği ile alındığı, karar nisabının yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun olduğu, öte yandan 30.06.2019 tarihinde çoğunluğun sağlanamaması üzerine genel kurulun 07.07.2019 tarihinde kayıtlı 336 ortaktan (51 ortağın asleten + 40 ortağın vekaleten)= 91 ortağın katılımı ile toplandığı, bu sayının Kanun ve Anasözleşmede öngörülen ¼ nisaba uygun olduğu anlaşılmakla ihraç kararının yokluğu veya butlanından da bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili firmanın ticaret sicil gazetesinden alınan bilgiye göre yetkili temsilcisinin ... olduğunu ve ... isminde bir çalışanının bulunmadığını, tüzel kişilere yapılmış tebligatın geçerli olması için tüzel kişinin yetkilisinin tespit edilmiş olması ve tebligatın bu kişiye/kişilere yapılmış olması gerektiğini, yetkilinin adreste bulunmaması halinde tüzel kişinin çalışanlarına tebligatın yapılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1- Uyuşmazlık, 07.07.2019 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul aksi taktirde mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti olmadığı taktirde üyelikten çıkarılma kararının iptali istemine ilişkindir.
2- Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre hükmi şahıslara tebliğ, selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir. Aynı Kanun'un 13. maddesine göre de tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
3- Somut olayda, davacı açısından gerek ihraç kararına esas ihtarnameler gerekse ihraç kararının, davacının işyerinde daimi çalışan ...'ye tebliğ edildiği, tebligat mazbatasında muhatabın tevzi saatlerinde iş yerinde bulunmadığı hususunun şerh düşüldüğü ancak davacı taraf kendi adına tebligat yapılan ...'nin daimi çalışanı olmadığını, aynı işyeri adresini kullanan birden fazla şirket olduğunu, anılan şahsın davacı şirket çalışanı olmadığını beyan etmekle, tebligatın geçerli olabilmesi açısından muhatap namına tebligat yapılan ...'nin davacı şirketin sürekli çalışanı olduğu hususunun herhangi bir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde belirlenmesi bakımından mahkemece yapılan araştırma yeterli olmayıp, ...'nin SGK hizmet dökümü celp edilerek davacı şirketin daimi çalışanı olup olmadığı ayrıca Ticaret Sicil Gazetesindeki adresler ve kolluk araştırması yapılarak davacı ile aynı adreste başkaca şirketlerin faaliyet gösterip göstermediği ve tebliğ evrakını alan ...'nin bu şirketlerden birinin çalışanı olup olmadığı, diğer şirketlerin de kapı numaralarının aynı olup olmadığı yöntemince araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.