Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3847 K.2025/1152
6. Hukuk Dairesi 2023/3847 E. , 2025/1152 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/335 E., 2023/188 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 18.07.2011 tarihli sözleşme ile müvekkili firmanın İlçe Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası ve lojman binasının yapımını üstlendiğini, davalı idare tarafından yapım işi ile birlikte 150 KV jenaratörün alınması ve montajının istediğini, ancak mahal listesinde 150 KV jenaratörün bulunmadığını, yine teknik şartnamede 150 KV jenaratörün teknik özelliklerinin belirtilmediğini, ihalenin pursantaj cetvelinde 150 KV jenaratör için öngörülen bir ödemenin de bulunmadığını, müvekkili firma tarafından jenaratörün bedelinin ödenmesi halinde yapılacağının davalı kuruma bildirdiğini, yapılması istenen işin mahiyetinin ek iş niteliğinde olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı kurumdan alacakları olan 8.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/672 E. sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ihale sözleşmesinin eki olan idari şartnamesinin 49. maddesinde işin süresinin açıkça belirtildiğini, bu sürenin ise 400 gün olduğunu, davalı tarafın edimlerini yerine getirmemesi sebebi ile işin süresinde tamamlanamadığını, müvekkili firmaya ek süre verildiğini, davalı taraf kendisine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemesine rağmen müvekkilinin 8 ve 9 no'lu hakedişlerinden ceza kesintisi yapıldığını, bu kesintileri usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafça müvekkil firmanın 8 ve 9 no'lu hakedişlerinden cezai şart adı altında yapılmış olan kesintilerden şimdilik 10.000,00 TL’nin kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ve toplam rakama işletilecek %18 KDV ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.
3.Birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/673 E. sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında %10 iş artışı yapıldığını, davalı tarafın bu işlerin bedellerini 12/12/2013 tarihli hakediş raporu ile ödediğini, ancak davalı tarafın yapılan ek işlerin bedelini yanlış hesapladığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafça eksik ödenen ve tenzilat yapılan tüm ek işlere ilişkin olarak şimdilik 7.000,00 TL'nin hakediş raporunun düzenlendiği tarihten itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bu ek iş bedellerinin toplamı üzerinden %18 KDV'nin davalıdan alınmasına, yine davalı tarafça müvekkili şirkete ödenen fiyat farkının gerçeği yansıtmadığını şimdilik 3.000,00 TL fiyat farkının da dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ili birlikte davalıdan tahsilini, fiyat farkına ilişkin bedelin toplamı üzerinden %18 KDV'nin davalıdan alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında uygulama projesinde yer alan 150 KVA Jenaratörün yapılması gerektiğini, davacı (yüklenici) tarafça 150 KVA jenaratörün yaklaşık maliyet, pursantaj ve teknik şartnamelerde yer almadığı gerekçesiyle yapılmadığını, davacıya uyarı yazısı yazıldığını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu'nun almış olduğu emsal kararlar neticesinde davacı yüklenicinin söz konusu jenaratörü bir bedel almaksızın yapmasına karar verildiğini, davacının talebinin hukuka aykırı olduğunu bu nedenle haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/672 E. sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 26. maddesinde sözleşmede belirtilen süre uzatım halleri hariç yüklenici sözleşmeye uygun olarak işi bitirmediği takdirde 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanacağını, davacı yüklenici firmanın işe başlarken işin hangi tarihte biteceğini bildiğini, davacı firmanın işi zamanında teslim edemediğini bu nedenle de gerekli cezaların kesildiğini, davacının talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/673 E. sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; bütün kamu kurum ve kuruluşlarında ihalelerde kullanılan ödeme kalemi pozunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim pozu olduğunu, fiyat analizinde de görüleceği üzere hesabın m2 olarak yapıldığını, davacının hukuka aykırı olacak şekilde kendi çıkarları doğrultusunda fiyatları kıyaslayarak hangisi kendisine yarayacak ise ona göre özel fiyatların veya Çevre ve Şehircilik fiyatlarının kullanılmasını istediğini, devleti zarara uğratacağı endişesiyle davacının bu talebine itibar edilmediğini, davacı talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece verilen 03.02.2015 tarihli ilk kararda, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 25.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/673 E. sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile 135.065,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazalaya ilişkin talebin reddine, Birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/672 E. sayılı dosyası bakımından ise davanın kabulü ile 54.887,70 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar veriimiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve 2013/642 E., 2015/110 K. sayılı kararının süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin( Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 03.04.2017 tarihli ve 216/6501 E., 2017/1481 K. sayılı ilamı ile asıl dava bakımından uyuşmazlığa konu sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin eklerinin sayıldığı, uygulama projesinin sözleşmenin eki niteliğinde olduğu, uygulama projesinde 150 KW jeneratörün de yapılması öngörüldüğünden yapılan bu imalâtın fazla imalât olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/672 Esas sayılı dosyası bakımından; Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olduğundan dava konusu edilen 8 ve 9 numaralı hakedişlerden yapılan kesintilere karşı yüklenici tarafından yapılan itiraz ve sonrasında verilen itiraz dilekçesinin Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nde öngörülen şekilde ve süresinde olmadığından 8 ve 9 numaralı hakedişe giren ve dava konusu edilen gecikme cezası istemli alacak kaleminin yüklenici aleyhine kesinleşmiş olduğu gözetilerek, gecikme cezası istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/673 Esas sayılı dosyası bakımından ise davada sözleşme dışı ilave işlerin bedeli istendiğinden, bu bedelin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin (YİGŞ) 22. ve 23. maddelerine göre hesaplanması gerektiği, bu hükümlere göre sözleşme dışı iş yapılması halinde öncelikle bu işlerin ne miktar iş artışına yol açtığının belirlenmesi ve %10 kapsamında kalan işlerin bedelinin sözleşme fiyatlarıyla (artış oranı götürü bedele oranlanarak), %10’u aşan işlerin bedelinin de işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçleriyle hesaplanması gerektiği, mahkemece eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
2.Mahkemenin 21.05.2019 tarihli ve 2018/566 Esas, 2019/287 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak asıl davanın ve birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/672 Esas sayılı davanın reddine, Birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/673 Esas sayılı dosyası bakımından ise idare tarafından tanzim edilen son hakedişe göre yapılan fazla imalatların sözleşmeye göre yapılması gereken toplam iş oranına göre % 4,57 olduğu, yapım işleri genel şartnamesinin 22. ve 23 maddesi hükümlerine göre % 10 iş artışı kapsamında kaldığı, bu nedenle bilirkişi heyetince 2011 yılı sözleşme fiyatları dikkate alınarak yapılan hesaplamada 123.527,17 TL alacak bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10000 TL alacağın birleşen davanın açılma tarihi olan 16.12.2013 tarihinden itibaren, 113.527,17 TL alacağın ise ıslah tarihi olan 22.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Mahkemenin 21/05/2019 tarihli ve 2018/566 Esas, 2019/287 Karar sayılı kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 19.04.2021 tarihli ve 2021/236 Esas, 2021/1782 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş davalı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/673 Esas sayılı dava dosyasında taraflar arasında imzalanan 11.12.2013 tarihli tutanaklar da dikkate alınarak fazla imalatın nelerden ibaret olduğu tespit edilip, iş artış oranı belirlenerek sözleşme eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi 22. ve 23. maddeler gereğince %10 iş artışı kapsamında kalan işlerin sözleşme birim fiyatlarıyla, sözleşmede fiyatı bulunmayan işlerin ise şartnamenin 22. maddesindeki tespit yöntemi kullanılarak, %10’u aşan işlerin bedelinin de yapıldığı tarihteki serbest piyasa fiyatları ile hesaplanması gerekirken bozma ilamına uyulmasına karşın eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
3.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu ihaledeki işin yapımı ile ilgili fazladan imalatın olduğu (iş artışı) 11.12.2013 tarihinde idare tarafından onaylanmış ve her iki tarafça imzalanmış iş artışı/iş eksilişi olur listesinden anlaşıldığı, %10 iş artışı kapsamında kalan iş artış oranının %6,51 olarak hesaplandığı, yapım işleri genel şartnamesinin 22 ve 23. maddeleri gereğince %10 iş artışı kapsamında kalan işlerin sözleşme birim fiyatları ile sözleşmede fiyatı bulunmayan işleri ise şartnamenin 22. maddesindeki tespit yöntemi kullanılarak %10'u aşan işlerin bedelinin de yapıldığı tarihteki serbest piyasa fiyatları ile hesaplanacağı, sözleşmede bulunmayan ilave işler bakımından 2011 yılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı resmi fiyatları ve 2011 yılı TEDAŞ Genel Müdürlüğü 3. Buz yükü bölgesi resmi fiyatları kapsamında resmi pozlardan hesaplandığı buna göre fazladan yapılan işlerin bedelinin 163.232,77 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/672 E. sayılı dosyasında davanın reddine, birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/673 E. sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL alacağın birleşen davanın dava tarihi olan 16.12.2013 tarihinden itibaren, 153.232,77 TL alacağın ise ıslah tarihi olan 22.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde; asıl dava olan jeneratör bedeline ilişkin taleplerinin reddedildiğini, mahal listesinde 150 KV jenaratör bulunmadığını, teknik şartnamede jenaratörün teknik özelliklerinin belirtilmediğini, pursantaj cetvelinde jenaratör için öngörülen bir ödemenin bulunmadığını, müvekkili şirketin istenilen jenaratörün bedelinin kendilerine ödenmesi halinde yapılacağını yazılı olarak davalı tarafa bildirdiğini, jeneratör imalatı ek iş olduğundan dolayı bedelinin ödenmesi gerektiğini, birleşen davada haksız kesilen cezaların müvekkile iadesi gerektiğini, müvekkilinin işin geç tesliminde kusuru bulunmadığını, davanın reddine dair kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yine birleşen dava ile talep edilen ilave işler bedeli ve fiyat farkının davalı idareden tahsiline ilişkin talebin de kısmen kabulüne kararı verildiğini, ilave işlere ihale tenzilatı uygulandığını, götürü bedel yapım ihalelerinde ilave işlere ihale tenzilatı uygulamaması gerektiğini, sözleşme kapmasında olmayan müvekkilce yapılan işlerin bedelinin eksik hesaplandığını, karara esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi heyetinin, sözleşme kapsamında yapılan işler ile sözleşme kapsamında olmayan işleri karıştırdığını ve sözleşme kapsamında iş artışı olarak yapılan işlerin %10 kısmının sözleşme birim fiyatları üzerinden ödenmesini gerektiğini bilirkişi heyetinin Yargıtay bozma ilamında belirtilen sözleşme kapsamında 22. maddeye göre fazla yaptırılan işlerle ilgili hesaplamaları %10 sözleşme birim fiyatından %10 üzeri kalan kısmın piyasa rayiç fiyatlarından hesaplanacağına ilişkin değerlendirmesini yanlış değerlendirerek sözleşme bulunmayan işlerin birim fiyatlarının tespitine uygulandığını, sözleşme kapsamında olmayan ek işlerin hesaplamasının eksik yapıldığını, kararının bozularak yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
2.Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz dilekçesinde, red edilen asıl ve birleşen davalar bakımından vekalet ücreti hariç bir itirazlarının bulunmadığını, davacının birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/673 E. sayılı dosyasında davasının kısmen kabulüne karar verildiğini kabul yönünde verilen kararı kabul etmediklerini, kararın bozulmasını talep ettiklerini, bilirkişi raporunun Yargıtay bozma ilamında belirtilen eksiklikleri karşılar nitelikte olmadığını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın B.09.YİG.0.13.02.00/ sayılı 4735 sayılı Kanun Uygulamaları Genelgesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu 11.10.2012 tarihli ve 2012/56 karar no'lu yazısı ve 09.01.2013 tarihli ve 2013/3 Karar no'lu yazısı temel alınarak yükleniciye uyarı yazısı yazıldığını, yapıma ilişkin her hususa projede yer verilmesinin bazı hallerde proje tekniği açısından mümkün olmadığını, projeyi tamamlayıcı olarak mahal listesi ve teknik şartnameler hazırlandığını, bu şekilde sözleşmeye bağlanan yapım işlerinde yükleniciye işi ihaleye esas projelerine göre tamamlamak üzere teklif verildiğini, bu nedenle işin sözleşmesi ve eklerinde yer alan ancak sehven pursantaj tablosunda karşılığı bulunmayan veya yüzde olarak eksik gösterilen imalatların yüklenici tarafından yapılması gerektiğini, bunun için yükleniciye ayrıca bedel ödenmeyeceğini, bu sebeplerle davalı idarenin davacı yükleniciye ödemesi gereken herhangi bir bedel bulunmadığını, davacı şirket hakediş raporuna süresi içinde itiraz etmediğinden hakediş raporlarının içeriğini olduğu gibi kabul etmiş sayıldığını, kabul kararının yasa ve usule aykırı olduğunu, yine müvekkili lehine reddedilen kararlarda müvekkil idare lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin de eksik hesaplandığını, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.