Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/854 K.2025/1073
6. Hukuk Dairesi 2024/854 E. , 2025/1073 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3073 E., 2023/3523 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/223 E., 2021/637 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından yapılan kontrolde araçta bir problem bulunmadığı belirtilerek aracın kendisine teslim edildiğini, ancak araç ile seyahate çıkıldıktan kısa bir süre sonra motor arıza ışığının yandığını ve araçtaki titremenin devam etmekte olduğunun anlaşıldığı, aracın bu defa...yetkili servine götürüldüğünü, motora 3,5 litre yağ konduğunu ve km’sinin 47.808 km olarak belirlendiğini, davalı ile konuşulduğunda, kendisine araçta fazla bir sıkıntının olmadığının, sadece bujilerin ve birkaç parçanın değişmesi gerektiğinin söylendiğini, bunun üzerine...servisinde sadece 4 bujinin değiştirilerek aracın 24.11.2019 tarihinde tekrar davalının servisine getirildiğini, 1 ay süreyle parça beklendiğini, 7.830,00 TL ödediğini (...Ürünleri Oto Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti. 17.12.2019 tarihli faturası), aracın 1 ay kadar sonra 18.12.2019 tarihide kendisine teslim edildiğini, ancak km’nin 47.000 olarak görüldüğünü, aracın tekrar arıza gösterdiğini, 23.12.2019 tarihinde ... Yetkili Servisine götürüldüğünü, bu sırada km’nin 47.870 km olarak okunduğunu, motorda tekrar 4 adet buji ve oksijen sensörünün değişmesi gerektiğinin anlaşıldığını, birkaç gün sonra arıza ışığının tekrar yandığını, buji ve oksijen sensörü değişiminin gerektiğini, ancak bu parçalar davalıda bulunmadığı için aracın 09.01.2020 tarihinde ...’ya götürüldüğünü, Nissan servisi ...’da yapılan incelemede kendisine, davalı şirket tarafından yapılan supap ayarlarının yanlış olduğunun, motora hasarlı piston takıldığı için ise silindirlerin bozulduğunun, 3. silindirde yanma ve pistonda erime izleri görüldüğünün söylendiğini, arızının ise 13.296,50 TL karşılığında onarıldığını, aracın bundan sonra sorunsuz bir şekilde kullanılmakta olduğunu, aracın km’sinin 47.000 km’ye düşürülmesinin davalı tarafın durumu gizlemeye çalıştığını gösterdiğini belirterek öncelikle müvekkiline ait 34 NA 9685 plakalı 2016 model Nissan marka aracın bakım ve onarımı için davalı tarafından ayıplı hizmetine rağmen müvekkilinden tahsil edilen 7.430,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, ayıplı hizmet ve motorun açılması nedeniyle araçta oluşan değer kaybı için şimdilik 50,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, araç mahrumiyet bedeli olarak şimdilik 50,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, ayıplı hizmet nedeniyle Mar Otomotiv'e fazladan ödenen bedel için şimdilik 50,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın motor teklemesi şikayeti ile kendilerine getirildiğini, yapılan kontrolde 3. silindirde kompresyon olmadığının tespit edildiğini, davacı tarafa bunun pistonun delinmiş olduğu anlamına gelebileceğinin söylendiğini, piston hasarının arızalı enjektör nedeniyle meydana gelebileceğini, davacı yanın rızası ile silindir kafası söküldüğünde egzoz ve emme supaplarının erimiş ve yanmış olduklarının görüldüğünü, tedbir amaçlı olarak 3. silindir pistonun sökülerek temizlendiğini ve segmanının değiştirildiğini, silindir kafasının taşlanmak üzere rektifiyeye gönderildiğini, pistonda ve silindirde her hangi bir aşınma çizik vb. görülmediğini, motor monte edildikten sonra çalıştırılınca uyarı ışkılarının yandığını, kontrol edilince arızanın enjektör ve oksijen sensörü (lamda sensörü de tabir edilmekte) arızası olduğunun anlaşıldığını bu arızalar giderilmeden aracın bu şekilde kullanılmaması gerektiğinin davacı tarafa söylendiğini, bunun da kayıt altına alındığını, ayrıca aracın km’sine de müdahalede bulunulmadığını, bunun için bir neden de olmadığını, davacının 1 hafta sonra tekrar kendilerine geldiğini, enjektörleri ve lamda sensörünü değiştirmesine rağmen sorunun geçmediğini bildirdiğini, yapılan kontrollerde ise enjektör ve sensörün değiştirilmemiş sadece yenilenmiş olduğunun anlaşıldığını değişimin enjektörleri ve sensörü yenileyen yerde yapılması gerektiği söylenerek davacının oraya yönlendirildiğini, daha sonraki onarımları ise kendilerinin garanti kapsamında yapacaklarının belirtildiğini, ancak davacının bütün onarımı başka bir yerde yaptırdığını, böylece aracın garanti kapsamından çıktığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aracın enjektör ve lamda sensörü anzalarının onarılmadan kullanılmaması gerektiği ya da davalının aracın bu hali ile onarılmadan problemsiz kullanılabileceği yönünde bir beyanda bulunmadığı, piston hasarının beklendiği gibi zengin karışım sonucu ortaya çıkan yüksek sıcaklardan kaynaklandığı, piston erimesi ve segman sıkışması supap ayarlarının yanlış olmasından değil püskürtülen yakıtın yüksek miktarda olmasından (yani enjektör ve lamda sensörü arızalarından) kaynaklandığı, aracın km’sinin 800 km kadar düşük yazılmasının arıza ile ilişkisi bulunmadığı, davacı aracının motor arızasının davalı tarafça yapılan ayıplı hizmet nedeniyle meydana gelmediği, davacının ihmalinden kaynaklandığı, enjektör ve oksijen sensörü arızasının son kontrol formunda davacıya bildirildiği, davacının kusuru ile aracın arızalandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bilirkişi raporunda davalının aracın bu haliyle kullanılmaması gerektiğinin kayıt altığında olduğunun belirtildiği ancak belge olmadığının belirtildiğini ve yine bu arızanın orta vadede dava konusu arızaya sebebiyet vereceğinin belirtilmesine rağmen davalıya kusur atfedilmemesinin hatalı olduğunu,
b. Arızanın kaynağı ve çözümü konusunda yeterli şekilde aydınlatılmadığını,
c. Masraftan kaçınmak istese birden çok kez davalıya aracını getir götür yapmayacağını,
d. Sadece tanıkların sözlü beyanlarına itibar edildiğini,
e. Çizik silindirin neden araca yeniden takıldığının bunda davalının nasıl kusuru olmadığının aydınlatılmadığını,
f. Özgüven firması tarafından hazırlanan raporda davalının kusurlu edimi nedeniyle arızanın yaşandığının açıkça belirtildiğini,
g. Arızanın enjektör ve oksijen sensöründen değil hasarlı piston takılmasından ve subap ayarlarının yanlış yapılmasından kaynaklandığını, bilirkişi raporunun soyut ve tarafsız olmadığını,
h. Bilirkişinin davalının yerine geçip km.nin sehven faklı yazılmış olduğuna kanaat etmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında ayıplı ifa nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
6502 sayılı Yasa gereğince davacı tüketiciden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.