Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1747 K.2025/853

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1747 📋 K. 2025/853 📅 04.03.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/1747 E.  ,  2025/853 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/171 E., 2024/545 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/288 E., 2023/513 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici kooperatif arasında 05.05.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacının yüklenici kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif tarafından yapılan 16.04.2007 tarihli kur'a çekimi neticesinde davacıya tahsis edilen 2. Blok, 2. kat, 8 no.lu bağımsız bölümün 2012 yılında teslim edilmesinin ardından bu yana davacı tarafından kullanıldığını, yüklenici kooperatifin inşaatı tamamlayıp arsa sahiplerine ait bağımsız bölümleri teslim etmiş olmasına rağmen davacının tapusunu alamadığını ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri ile davacı arasında hukuki ilişki bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kur'a çekimi neticesinde yapılan tahsis işleminin davacıya ayni hak kazandırmayacağı, kesinleşen mahkeme kararı ile dava dışı yüklenici kooperatifin arsa sahiplerine karşı edimlerini yerine getirmediğinin anlaşıldığı, davacı kooperatif ortağının aralarında akdi ilişki bulunmayan davalı arsa sahiplerinden tapu talep edemeyeceği, arsa sahibi ile kooperatif arasında bunun aksine bir uygulama olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; delilleri toplanmadan eksik inceleme neticesinde karar verildiği, yüklenici kooperatifin edimini yerine getirip getirmediği hususunun mahkemece araştırılmadığı, dava dışı kooperatifin davaya katılma talebinin reddinin hatalı olduğu, inşaatlar tamamlanarak 1. bloktaki dairelerin arsa sahiplerine, 2. bloktaki dairelerin kooperatif ortaklarına teslim edildiği, kur'a tutanağının alacağın temliki hükmünde olduğu ve davalıların kabulüne bağlı olmadığı, inşaatı yapan şirkete edimi karşılığı vaadedilen dairelerin tapu devirlerinin davalılarca yapıldığı, bu durumun kooperatif ile arsa sahipleri arasındaki uygulamanın kanıtı olduğu, kooperatifin 2022 yılı genel kurulunda dava takip yetkisinin ortaklara verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri süren kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, arsa sahipleri ile dava dışı kooperatif arasında aksine bir uygulama bulunduğu ispat edilemediğinden, sözleşme dışı davacı ortağın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak arsa sahipleri aleyhine doğrudan dava açmasının mümkün olmamasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalılar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.