Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4411 K.2025/789

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4411 📋 K. 2025/789 📅 27.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2023/4411 E.  ,  2025/789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/292 E., 2023/482 K.
BİRLEŞEN DAVA BÜYÜKÇEMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2009/488 ESAS
DAVALILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ...
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmasız, asıl dosyada davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ...ile asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkiline vekâleten ...ile davalı yüklenici ... arasında İstanbul 26. Noterliği'nin 13.11.1998 günlü ve 023894 yevmiye no.lu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin başvurularına rağmen yüklenicinin sözleşme ve yasal mevzuata uygun şekilde inşaatı yapmadığını ileri sürerek taraflar arasındaki sözleşmenin feshine, davalıya inşaatı yapabilmesi için tapuda devredilen taşınmazın satış işleminin iptali ile müvekkili adına tapuda tesciline, fazlaya dair ve sair tüm hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 30.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ve diğer arsa sahibinin amacının mevcut arsa üzerine işyeri inşaatı yaptırmak olduğunu, plana göre davacıya bodrum katta bir işyeri ile 3. katta bir işyeri inşa edilip verileceğini, diğer paylaşımların sözleşmeye göre yapıldığını, müvekkilinin inşaatı belirlenen süre içinde bitirdiğini ve davacı ile dava dışı ...'a teslim ettiğini, davacının 2001 yılında sözleşmeye göre kendisine ait olan iki adet iş yerini fiilen ve hukuken teslim aldığını, müvekkilinin bu aşamada iskan alma hak ve yükümlülüğü olmadığını, mevcut arsanın artık imar uygulamasında işyeri kapsamında olup konut inşaatı yapılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen dosyada davalı ... cevap dilekçesinde, sözleşmede konut yapımının karalaştırıldığını, ancak sonradan iş yeri yapılmasına karar verdiklerini, tapu devirlerinin yapıldığını, iskânın her zaman alınabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Birleşen dosyada diğer davalılar cevap dilekçesinde, iyi niyetli malik olduklarını, diğer arsa malikinden tapu devri yolu ile dükkanları devraldıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2010 tarihli kararı ile sözleşme ekinde yer alan projede yapılması öngörülen daireler yerine, iş yeri ve dükkan yapıldığı, davacının, arsa sahibi olarak sözleşmenin akdedildiği tarihten yaklaşık altı yıl sonra 2005 yılında tapu devrini gerçekleştirdiği, davacı tarafça bu yapıda bazı bağımsız bölümlerin iş yeri olarak kiraya verilerek kira geliri elde edildiği, tarafların, söz konusu parselde iş hanı olarak inşaa edilen yapı hususunda mutabık kaldıklarının anlaşıldığı, ibranamenin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2010 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nce, davacıya tazminat talebinin neleri kapsadığının açıklattırılması, bundan sonra davalı yükleniciye inşaatın sözleşme ve projesine uygun hale getirilmesi, sözleşmedeki paylaşıma uygun olarak kat irtifakı tesisi için süre verilmesi, binanın yasal hale gelmesi halinde fesih ve tapu iptâl tescil talebi yönünden şimdiki gibi davanın reddine, yasal hale gelmiyorsa davanın kabulüne, tazminat talebi yönünden talebin niteliğine ve fesih, tapu iptâl talebi yönünden varılacak sonuca göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yetkisiz vekil tarafından düzenlenen ibranamenin geçerli olmadığı, dava konusu taşınmazın ise mevcut haliyle kaçak yapı niteliğinde olduğu, imar durumuna, projeye ve sözleşmeye aykırılıklar içerir şekilde inşa edildiği, davalı yükleniciye verilen süre ve yetkilere rağmen bilirkişi raporlarında belirtilen aykırılıkların giderilmediği ve binanın yasal hale getirilemediği, davacının talep ettiği tazminatların tamamının müspet zarar kapsamında kaldığı, TMK’nın 1023. maddesi gereği tapuya güvenerek hisse satın alan davalıların kazanımlarının korunması gerektiği gerekçesiyle, davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine, maddi tazminat istemlerinin reddine, davalı ... adına kayıtlı 73987/147977 hissenin 20778/147977 kısmının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşme tüm taraflar bakımından feshedildiğinden davalı yükleniciye ait tapu kaydının tümünün iptal edilmesi gerektiğini, iptal edilen hissenin ise sözleşme tarihindeki hissedarlar adına tescili gerektiğini, verilen sürelere rağmen binanın yasal hale getirilmediğini, menfi zararın tahsiline karar verilmesi gerekirken reddinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, ibranamenin geçerli olduğunu, davacının mevcut duruma onay verdiğini, yapı kayıt belgesinin alındığını ve kat mülkiyeti kurulması için son aşamaya gelindiğini, davacının kendisine düşen dükkanı aldığını ve kiraya verdiğini, müvekkiline tapu devrini 02.06.2005 yılında yaptığını, diğer arsa malikinin davaya muvafakat etmediğini, müvekkile mevcut yapının yasal duruma uygun hale getirilmesi için süre ve yetki verilmesi gerekirken verilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan fesih, tapu iptali ve tescil ile tazminat istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin ve asıl davada davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...’tan alınarak davacıya verilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı ... yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’a verilmesine,
Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl davada davalıya yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.