Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4113 K.2025/431
6. Hukuk Dairesi 2023/4113 E. , 2025/431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/712 E., 2023/916 K.
TEMLİK ALAN : ... vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/992 E., 2021/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici ile dava dışı TOKİ idaresi arasında 21.10.2011 tarihli arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı işinde belirtilen “Mutfak ve Ortak Mahal Islak Hacimler Akrilik Tezgâh İşleri" yapım işi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin konusunu oluşturan işler kapsamında davacı şirket ile davalı yüklenici arasında alt yüklenici (taşeron) sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket tarafından sözleşme gereğince tüm yükümlülükleri eksiksiz olarak süresinde tamamlanarak 25.09.2017 tarihli ve 301.360,97 TL bedelli fatura, 29.09.2017 tarihli ve 239.003,35 TL bedelli fatura, 24.10.2017 tarihli 50.789,32 TL bedelli fatura düzenlenerek davalı tarafa tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, takibe itirazına rağmen taraflar arasında 15.11.2017 tarihli "Ödeme Sulh ve İbra Protokolü" başlıklı belgenin imzaladığını ve davalı tarafça icra takibine konu borçların açıkça kabul edildiğini ve protokol kapsamında ilk taksit bedeli olan 286.651,50 TL'nin ödendiğini, protokol tarihinden sonra davalı tarafından gönderilen ihtarnameleri ile davacıya sözleşmede kararlaştırılan gecikme cezası ve cezai şart uygulanacağının bildirildiğini, ihtarnamelerde belirtilen hususların fiilen gerçekleşmediğini, cezai şart iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 461.257,60 TL''ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile diğer davalı arasında, TOKİ tarafından ihale edilen 21.10.2011 tarihli arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı işinde belirtilen “Mutfak ve Ortak Mahal Islak Hacimler Akrilik Tezgâh İşleri" yapım işi için, sözlü ve yazılı uyarılara rağmen sözleşmenin başından itibaren davacı tarafından edimini tam olarak yerine getirmediğini, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnamelere davacı şirket tarafından itiraz edilmediğini ve aksini ispata yönelik hiçbir belge sunulmadığını, taraflar arasındaki 15.11.2017 tarihli protokolün salt icra takibi için yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yüklenici ile dava dışı TOKİ idaresi arasında 21.10.2011 tarihli arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı işinde belirtilen “Mutfak ve Ortak Mahal Islak Hacimler Akrilik Tezgâh İşleri" yapım işi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin konusunu oluşturan işler kapsamında davacı şirket ile davalı yüklenici arasında alt yüklenici (taşeron) sözleşmesi imzalandığı,15.11.2017 onay tarihli geçici kabul tutanağı esas alındığında davacı şirketin 03.04.2017 tarihi itibariyle dava konusu işi tamamladığı, her iki yana ait ticari defter ve kayıtlarda 07.11.2017 tarihli icra takibi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 560.434,53 TL alacağının bulunduğu hususunda mutabakata varıldığı, yine 286.000,00 TL'nın 24.11.2017 tarihinde, bakiye tutarın 15.12.2017 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 24.11.2017 tarihinde ilk taksit tutarının davacıya ödendiği, kalan 274.434,63 TL'nın teminat şartı ve gecikme cezasına mahsup edildiği, ancak gecikme cezası ve cezai şart indirimi yapılması için gerekli koşulların oluşmadığı gerekçesi ile kalan 307.584,09 TL'nın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi heyetinin kendi içinde iki farklı rapor düzenlediğini ve mahkemece bilirkişi kurulu üyelerinin bu farklı görüşlerindeki çelişkiyi gidermeden eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, 15.11.2017 tarihli Ödeme ve Sulh Protokolünün 3. maddesinde; "Borçlu Şirket, alacaklı/taşeron şirketin ödemesinden ana sözleşme gereğince mahsup edilmesi gereken tutarlara ilişkin haklarını saklı tutar" denildiğini, sözleşmeye bağlı olarak sözleşmenin ihlali ve gecikmelerden dolayı haklarını kullanarak davacının alacağından kesintisinde bulunulduğunu, sözleşme konusu işleri en geç 31.07.2016 tarihine kadar, zeyilname 1 konusu işleri 21.12.2016 tarihine kadar, zeyilname 2 konusu işleri 31.03.2017 tarihine kadar tamamlaması gerektiği, müvekkili şirket tarafından süre uzatım yazısı verilmesine rağmen davacının, iş programının çok gerisinde kaldığını, alt yüklenici sözleşmesinin 10. maddesi uyarınca gecikme cezası uygulandığını, alt yüklenici sözleşmesinin genel sorumlulukları başlıklı maddesinde davacı şirket tarafından günlük ve haftalık raporların teslimi ve ceza bedeli hususunun düzenlendiğini, davacının bu raporların şantiye yönetimine sunulduğunu ispat edemediğini, davacı şirketin iş sağlığı ve güvenliği toplantısına katılmadığını, sözleşme gereği bulundurması gereken 5 yıllık tecrübeye sahip mimar ve iç mimar şantiye şefini bulundurmadığını ve sözleşmede bu eksiklik nedeniyle ceza kesileceğinin düzenlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işin tesliminde gecikmenin yaşanmadığı tespitinin davalı ile dava dışı TOKİ arasındaki sözleşmeye bağlandığını, ancak dava tarihi itibariyle davalı ile dava dışı TOKİ arasında kesin kabul yapılmadığını, kesin kabul tamamlanmadan, TOKİ'ye eksiksiz ve kusursuz şekilde iş teslim edilmeden davacı ile yapılan alt yüklenici sözleşmesinin geçici kabul ile birlikte sona erdiği ve alt yüklenicinin tüm işlerini tamamladığı kabulünün hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2-Temlik alan davacı vekili katılma yollu temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki taleplerinin sadece 15.11.2017 tarihli "Ödeme Sulh ve İbra Protokolü" başlıklı belgedeki alacaklar olmadığını, taraflar arasındaki eser sözleşmesine göre müvekkili şirkete ödemesi gereken tüm bedellerin talep edildiğini ancak mahkemece sadece 15.11.2017 tarihli "Ödeme Sulh ve İbra Protokolü" belgesindeki alacaklarına dair değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporunda açıkça tespit edilen davalının haksız kesinti miktarı olan 220.173,51 TL bedele dair hiçbir hüküm kurulmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlar arasında gecikme cezası ve cezai şart alacağı bakımından çelişki olduğu gibi, üç kişilik bilirkişi heyetinde yer alan Aydın Yakup Çetin ve Ferhat Cıvır tarafından sunulan bilirkişi raporunun;" Davalının cezai şart ve gecikme cezası iddialarının doğru olup olmadığının irdelenmesi, varsa miktarının hesaplanması" başlıklı kısmının içeriğinde dosya kapsamında Zeyilname-1 ve Zeyilname-2 belgelerinin bulunmadığının belirtildiği, dosya içeriğinde her iki zeyilnamenin de yer aldığı, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu denetime açık olmayıp, kendi içinde de çelişkili olduğu dikkate alınmadan, yeterli inceleme taşımayan ve çelişkili raporlara dayanılarak hüküm kurulmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş; yeniden konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak, tarafların tüm delilleri toplanarak ve itirazları dikkate alınarak davacı tarafın alacağı olup olmadığı, alacağın olduğunun kabulü halinde alacak miktarının hesap edilmesi için gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca uygun karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulması uygun görülmüştür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde taraflara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.