Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4353 K.2025/211
6. Hukuk Dairesi 2023/4353 E. , 2025/211 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/562 E., 2021/728 K.
DAVA TARİHİ : 30.04.2012
KARAR : Davanın Kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, ... Genel Müdürlüğü ile ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında imzalanan sözleşmenin alt yüklenicisi olduğunu, davalının ise işin kaba inşaatının yüklenicisi olduğunu, işin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan sorunlar nedeniyle davalının işi bıraktığını, şirkete ait kaşenin ...'de bulunduğunu, ...'nin beyanına göre davacı şirkete ait kaşe ve çek kullanılmak suretiyle davalı yararına çek düzenlendiğini belirterek ... ... Şubesine ait, ... çek numaralı, 30/04/2012 keşide tarihli, 102.000,00 Türk Lirası bedelli çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi tarafından keşide edilerek davalıya verilen çek nedeniyle davacının çeki imzalamaya yetkisi olmayan kişiye çeki teslim etmek suretiyle basiretli bir tacir gibi davranmayarak sorumluluğunun bulunduğunu, çekin ... tarafından imzalanarak verildiğinden davacının haberinin olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. BOZMA KARARI ÖNCESİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11/03/2014 tarih, 2012/340 esas, 2014/67 karar sayılı kararı ile; çekin ödeme aracı olduğu, mevcut bir borcun ödenmesi ve tasfiyesi için verildiği, illetten mücerret olduğu, davacı defterlerinde kayıtlı olup olmamasının sonucu değiştirmeyeceği, çekin sözleşme protokol başlıklı belge ile davalıya verildiği, belgede davacı şirketin kaşesinin bulunduğu, dava dışı çeki imzalayan ...'nin çeki davacı şirket yetkilisinin huzurunda imzalayıp verdiğini ceza yargılamasında kabul ettiği, çek bedelinden davacı şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma ve Karar Düzeltme Talebinin Reddi Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2014 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 15. Hukuk Dairesince, davacının yetkilisi ve temsilcisi olmayan kişinin yaptığı işleme icazet verdiği yasal delillerle kanıtlanamadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, karar düzeltme talebi ise 30/09/2020 tarih, 2020/125 esas, 2020/2630 karar sayılı kararı ile reddedilmiştir.
B. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyulmasına ve dava dışı ...'nin ceza yargılaması sırasında davacı şirkete ait çeki imzalayarak davalıya verdiğini beyan ettiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 40 ve devamı maddeleri uyarınca dava dışı ...'nin davacının icazeti ile dava konusu çeki imzalayarak verdiği hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ceza yargılamasında yapılan tespit ve sonuçları dikkate alınmak suretiyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında kambiyo senedi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
iş bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.