Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1441 K.2025/5042
7. Hukuk Dairesi 2025/1441 E. , 2025/5042 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/9 E., 2025/164 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/199 E., 2024/209 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2 78... parsel sayılı taşınmaza yönelik davalılar tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu, bu taşınmaz üzerinde yer alan evin müvekkili tarafından inşa edildiğini, bu nedenle taşınmazın müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek taşınmaz üzerindeki evin müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının muhdesat iddiasına yönelik olarak herhangi bir olumsuz beyanda bulunmadıklarını, bu nedenle eldeki davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2024 tarihli ve 2023/199 Esas, 2024/209 Karar sayılı kararındaki "...dava konusu 2 78... parsel sayılı taşınmazın müşterek mülkiyet hükümlerince ..., ... ile ... adına kayıtlı olduğu, davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki evin kendisi tarafından meydana getirildiğini beyan ederek eldeki muhdesatın tespiti istemli davayı ikame ettiği ve davalı ... ile ...'ın muhdesatın davacıya ait olduğunu kabul ettikleri..." gerekçesiyle davanın kabulü ile "dava konusu Mersin ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, 2 78... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 28.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda kırmızı renkle ve A harfi ile gösterilen evin davacıya ait olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2025 tarihli ve 2025/9 Esas, 2025/164 Karar sayılı kararındaki "...davalılar vekilinin, 08.05.2024 tarihli ön inceleme duruşmasından önce 27.12.2023 tarihinde davayı kabul ettiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesinin 'Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.' hükmünü içerdiği, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinin ise 'Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.' hükmünü içerdiği, davalıların davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermediği, bu nedenle davalıların yargılama giderinden sorumlu tutulmamasının, vekâlet ücretinden de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısından sorumlu tutulmasının gerektiği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulü ile "Mersin ili, .... ilçesi, .... Mahallesi'nde tapuya kain 2 78... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 28.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda kırmızı renkle ve A harfi ile gösterilen evin davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine; 492 sayılı Kanun'un 22. maddesi gereğince ilk celse öncesi yapılan kabul beyanı nedeniyle dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 30.965,53 TL nispi harcın davalılardan alınarak hazineye gelir olarak kaydı gerekse de, davacı tarafından daha önceden ödenen toplam 33.621,32 TL harçtan bu miktar düşüldüğünde fazla yatırıldığı anlaşılan bakiye 2.655,79 TL harcın karar kesinleştiğinde talep hâlinde davacıya iadesine, yeniden harç tahsiline ilişkin hüküm kurulmasına da yer olmadığına; davacı tarafından yatırılan 30.965,53 TL nispi harcın davalılardan tapu kayıtlarındaki hisseleri oranında tahsil edilerek davacıya verilmesine; davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'ün 6. maddesi uyarınca 1/2 oranında hesaplanan 101.194,85 TL vekâlet ücretinin davalılardan tapu kayıtlarındaki hisseleri oranında tahsil edilerek davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Ortaklığın giderilmesi davasında müvekkillerine muhdesat iddiasının kabulü veya reddine yönelik herhangi bir sorunun yöneltilmediğini,
2. Eldeki davanın açılmasından sonra ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddiasını kabul ettiklerini,
3. Davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını,
4. Zira ortada muhdesat iddiasının inkarının bulunmadığını,
5. Bu nedenle lehlerine vekâlet ücretinin verilmesinin gerektiğini,
6. Ayrıca yargılama giderlerinin de davacı üzerine bırakılmasının gerektiğini,
7. Müvekkillerinin davanın açılmasına sebep olmadıklarını,
8. Davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilse bile bunun maktu olması gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti talebine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.