Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4577 K.2025/4597

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4577 📋 K. 2025/4597 📅 03.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/4577 E.  ,  2025/4597 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/23 Esas, 2025/189 Karar
BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalı-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
1. Davacı birleştirilen davada davalı dava dilekçesinde; 1 06... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının da 1 06... parsel maliki olduğunu, davalıya ait taşınmazda yer alan binanın kendisine ait taşınmaza tecavüzlü olduğunu, el atmanın önlenmesi ile tecavüzlü kısmın yıkımına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı-birleştirilen davada davacı birleştirilen dava dilekçesinde; dava konusu tecavüzlü binayı iyiniyetli olarak yaptığı ve tecavüzlü kısmın değeri arsa değerinden fazla olduğundan tecavüzlü kısmın temliken tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-birleştirilen davada davacı cevap dilekçesinde; 1 06... parsel malikinin babası ... olduğunu, kendisinin de mirasçılardan biri olup aynı zamanda taşınmazın zilyedi olduğunu, davalıya ait 1 06... parsel sayılı taşınmaza iyiniyetli olarak bina inşaa ettiğini ileri sürerek asıl davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 15.03.2016 tarihli ve 2013/77 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararıyla; 1 06... parsel sayılı taşınmazda yer alan binanın davacıya ait 1 06... parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğu anlaşıldığından asıl davanın kabulüne elatmanın önlenmesine ve tecavüzlü kısmın kâl'ine, davalı-birleştirilen dosya davacısının iyiniyetli olduğu ispatlanamadığından birleştirilen davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 15.03.2016 tarihli ve 2013/77 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarih ve 2016/1882 Esas, 2020/7133 Karar sayılı ilâmında; asıl davada el atmanın önlenmesi ve kâl kararı verilen dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmazın maliki ...'in davalı ... dışında başka mirasçılarının da bulunduğu, dava dilekçesi tebliğ edilmeyen mirasçıları tespit edilerek, dava dilekçesinin tebliği ile davada taraf olmaları sağlanması gerektiği, birleştirilen dava yönünden dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına göre, temliken tescil talep eden davacı ...'in ölü malik ... mirasçısı olduğu ve bu sebeple taşınmazda elbirliği halinde malik olduğu, diğer elbirliği maliklerinin ise davada taraf olarak yer almadıkları, Mahkemece, elbirliği ortaklarının tamamının muvafakatlarının alınması ya da davaya dahil edilmeleri, mümkün olmaması hâlinde terekeye temsilci atanması hususlarında davacıya süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında yapılan yargılamada el atmanın önlenmesine ilişkin davanın reddini gerektirir haklı bir nedenin bulunmadığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere yıkımın kısmen yapılmasının statik anlamda mümkün olmayacağı, davalının çaplı yere yapı yapan malzeme sahibi iyiniyetini ispat etmediğinden iyiniyetli kabul edilemeyeceği, tecavüzün davalı tarafından gerçekleştiğinin sabit olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 1 06... parsel sayılı taşınmazdaki el atmanın önlenmesine, dava konusu 42 parsele inşa edilen tek katlı yığma yapının balkon dahil tüm eklentileriyle birlikte tamamının yıkımına, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yapının tamamının yıkılmasına karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, zarar gören malikin 15 gün içerisinde itiraz etmediğini, yıkımın aşırı zarara yol açacağını, davacı tarafın sadece taşan kısmın yıkımını istediği halde Mahkemece taleple bağlılık ilkesinin aşılması suretiyle yapının tamamının yıkılmasına karar verildiğini, taşınmaz üzerindeki dava konusu yapı yapılırken kadastro çalışmalarının tamamlanmadığını, taşkın yapının varlığı kadastro çalışmaları yapıldıktan sonra ortaya çıktığını, müvekkilinin kötü niyetinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek Mahkeme kararının müvekkilleri lehine bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi ve yıkım, birleştirilen davada temliken tescil istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalı-birleştirilen davada davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi "Taleple bağlılık ilkesi"ni düzenlemiş olup söz konusu hükmün 1. fıkrası, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir" şeklindedir. Davacının dava dilekçesinde kendi taşınmazına taşan kısım yönünden yıkım talep ettiği halde Mahkemece, taleple bağlılık aşmak suretiyle 42 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan tek katlı yığma yapının balkon dahil tüm eklentileriyle birlikte tamamının yıkılmasına karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin birinci paragrafında yer alan "Dava konusu taşınmaza komşu taşınmaz olan 1 06... parsele inşa edilen Tek Katlı Yığma Yapının Balkon Dahil Tüm Eklentileriyle birlikte tamamının yıkımına" ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “Dava konusu ... ili, .... ilçesi, ... köyü, 1 06... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan, 24.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun ekli krokisinde " A" harfi ile gösterilen 48, 35... 'lik taşan yapının kaline” ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.